Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

ANADOLU HALKI BİZİM KARDEŞİMİZ DEDİKLERİ İÇİN KURŞUNA DİZİLEN 200 YUNAN ASKERİNİN ÖYKÜSÜ

Şartlar ne olursa olsun, barış ve kardeşliğin asla vazgeçmememiz gereken olgular olduğunu gözler önüne seren çarpıcı bir öykü... Bu bir avuç onurlu insan, kan dökmeye ve topraklarımızı işgal etmeye karşı çıktıkları için idam edildiler. İçinden geçtiğimiz bu zorlu günlerde, onların mücadelesini, direnişini belki de defalarca okumalıyız.

1919 yılının başlarında Britanya İmparatorluğu, Anadolu ve Ortadoğu’da kendine yeni sömürge devletler oluşturmak için harekete geçer. Planın Anadolu ayağında kullanılacak piyon da, Yunanistan Venizelos’un ta kendisidir. Zira bu çıkar ilişkisinden onun beklentileri de gayet büyüktür. Böylece 14 Mayıs 1919’da, İngiltere ve Fransa destekli Yunan donanması İzmir’i işgal etmek için Pire limanında hareket eder. Ancak Anadolu topraklarına doğru yol alan gemilerle, sonradan tarihe geçecek onurlu bir direniş öyküsünün yazıldığından kimsenin haberi yoktur.

Zira bir grup Yunan askeri, gemilerde gizli gizli bir bildiriye imza atmaktadır.

Bildire özetle şunlar yazmaktadır:

“Anadolu’nun işgali, Britanya emperyalizminin bir oyunudur. Britanya, mazlumların kanıyla yeni sınırlar çizmektedir. Biz bu oyuna alet olmayacağız. Anadolu halkı bizimn kardeşimiz... Biz onları öldürmeyeceğiz.”

Sonuçta, yaklaşık 200 Yunan askeri Anadolu’nun işgaline karşı çıkar ve manifestoyu imzalar. Üstelik, manifesto, yahnızca donanma içinde değil, Atina’da da imzalanır. Grubun lideri olan Yomaganis adlı asker de tıpkı Mustafa Kemal Atatürk gibi Selanik kökenlidir. Sonuçta, Yunan askerleri 15 Mayıs 1919’da İzmir’e ayak basarlar. Ve hemen akabinde bir katliam başlatılarlar.

Bu arada “Anadolu halkı bizim kardeşimiz, biz savaşmayacağız” diye silah bırakan 200 Yunan askeri tutuklanmıştır. Tutuklanan askerler aylarca hapis tutulur ve işkenceye maruz kalır. Ancak içlerinden bir tanesi bile imzasını geri çekmez. Aylar süren mahkeme süreci sonununda idam edilmelerine karar verilir. 1921 yılının ilk günü İzmir’in Balçova semtinin İnciraltı sahilindeki İşgal Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı’nda kurşuna dizilirler. İnfaz mangası nişan aldığında gözleri bağlı olan isyancı Yunan askerleri, şu son sözleri söylerler:

Manolis, “Yaşasın Yunan ve Türk Halklarının Kardeşliği” diye bağırır.

Stelios, “Kahrolsun Britanya Emperyalizmi” diye haykırır.

“Bizler fakiriz, buradayız” der Hritos. Sonra ekler, “zenginlerin ve güçlülerin asker olmamak gibi yolları var, bizim yok”

Haris, alçak bir sesle ve tane tane konuşur, “Artık bize özgürlükten söz etmeyin. Çünkü köleliğimizi dayanılmaz şekilde hissetmekteyiz. Artık bize vatanlardan ve eski düzeni yeniden kurmaktan söz etmeyin.”

Ve Yunanlı komutan, ateş emrini verdiğinde 200 isyancı Yunan askeri hep bir ağızdan bağırır.

“ZİTOİ EPANASTASİS” (Yaşasın isyan) Sonra birer birer Ege’nin berrak sularını gömülürler. Aynı günlerde Anadolu’nun işgaline karşı çıkan 117 Yunanlı da Atina’da kurşuna dizilir fakat mücadeleleri boşa gitmez. Ve bu onurlu insanların başlattığı isyan ateşi nedeniyle binlerce Yunanlı, sokaklara dökülürken, Yunan Ordusundan firar edenlerin sayısı 90 bine ulaşır. Zaten Anadolu’da çok uzun süre kalmayacak olan Yunan Ordusu, yakın bir gelecekte Ege Denizi’ne dökülecektir.