Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

Kuva-yi Milliye’nin Öyküsünü Dünya’ya Tanıtan Gazeteci, Madam Gaulis

Sizlerle Mustafa Kemal’in pek de bilinmeyen bir öyküsünü paylaşacağım. Belki de yalnızca bilgi almak amaçlı olarak İstanbul’a gelen, hakkında casus olduğu iddiaları olan bir gazeteci kadını saflarına çekerek, haklı davamızı dünya kamuoyuna duyuran Mustafa Kemal’in olaylara yaklaşımını, özellikle de o tarihlerde Mustafa Kemal’in içinde bulunduğu durumu iyi anlamak gerekiyor.

Boynunda idam fermanı vardı ama bu onu durdurmaya yetmiyordu. Onun gerçekleri başkalarının hayallerini bile süsleyemezdi. Araç yoktu. Araç bulsalar mazot yoktu. Askerî üniformasını çıkarttığında giyecek sivil giysisi yoktu. Misafir gelse ikram edecek kahveleri yoktu. Çay bulsalar, şeker yoktu. Dört bir yanda işgal orduları, kendinden başka kimseyi düşünmeyen Padişah’ın, yurtseverlerin üzerine yürüttüğü hain kuvvetleri vardı. İşte Mustafa Kemal Paşa bütün bu sıkıntılar içinde bir yandan halkı ve çeteleri örgütlemeye çalışırken, öte yandan düzenli bir ordu kurmanın uğraşları içindeydi. Ordu kuracak kadar gönüllü yoktu. Gönüllü bulsalar kıyafet yoktu, cephane yoktu. Bütün bu yokları var eden Atatürk, Milli Mücadeleyi halkı bir zemine oturtmak için önce kongreler yaptı, sonra Meclis’ kurdu. Her adımın altında kimsenin öngörmediği birden fazla plan vardı. Kimse zaferi hayal edemezken o zaferden sonra yapacaklarını düşünüyordu. Düzenli ordu ve Meclis kurulduktan sonra sıra haklı davamızı dünya kamuoyuna anlatmaya gelmişti. Yabancı ülkelerin devlet adamları, askerleri, gazetecileri başta olmak üzere mümkün olan her yere ulaşmaya çalışan Mustafa Kemal Paşa’nın görüştüğü ve yakınlık gösterdiği gazeteci ve yazarlardan birisi de Madam Georges Gaulis’tir. Gaulis, Milli Mücadele dönemindeki Türkiye’ye yaptığı seyahatlerin ikisinde Ankara’ya gelerek Mustafa Kemal Paşa ile pek çok görüşme yapmak olanağı bulmuştur. Türk davasına yakınlık gösteren Gaulis’in cephe ve cephe gerisi ziyaretleri ile Ankara gözlemleri, Milli Mücadele hareketinin haklılığını tam anlamı ile kavramasına neden olmuştur. Gaulis, Fransa’da yazarı olduğu gazetelerdeki makalelerinde ve yayımladığı kitaplarında, Türk davasını ve bu davanın lideri Mustafa Kemal Paşa’yı anlatmıştır. Avrupa kamuoyunun bakış açısının Türkiye çıkarına çevrilmesinde ve Türk – Fransız ilişkinlerinin gelişmesinde Gaulis’in etkilerinin önemli katkıları olmuştur. Berte Georges Gaulis, Milli Mücadele döneminde gazeteci olarak 21 Eylül 1919 tarihinde Anadolu’ya gitmek amacıyla İstanbul’a gelmiştir. Bu amacını gerçekleştirmek için İstanbul’da çeşitli görüşmeler yapan Gaulis, Tevfik Rüştü (Aras) ile görüşmüş, Milli Mücadele hareketini haklı bulduğunu, Türk davasını dünyaya duyurmak istediğini, ancak daha geniş bilgi için, Anadolu’da milliyetçi liderlerle görüşmek istediğini dile getirmişti.Tevfik Rüştü, Ankara’dan aldığı talimatla Madam Gaulis’i trenle Eskişehir’e götürmüş ve Eskişehir yakınlarındaki bir köyde kendisini Ali Fuat (Cebesoy) Paşa ile görüştürmüştür. Ali Fuat Paşa, Gaulis’i Anadolu’ya Yunan zulmünü göstermek üzere savaş bölgesinde dolaştırmıştır. Gaulis, “Çankaya Akşamları” adlı kitabında tüm İngiliz ve Yunan engellemelerine karşın gelebildiği Anadolu’daki izlenimlerine şöyle yer veriyor:

“İsmet Paşa’nın komuta ettiği hatları boydan boya geçtim. Söğüt’ü, Köprü’yü, Bilecik’i, Pazarcık’ı, İnegöl’ü, Bozüyük’ü baştan başa dolaştım. Felaketleri gördüm. Harabelere dokundum. Kurbanların sayısını saptadım. Sağ kalanları izledim. Taşlar altında hâlâ ceset parçaları vardı. Artık Ankara bana ne anlatabilirdi? Geri dönmeye karar vermiştim ki İsmet Paşa “Hayır, siz Mustafa Kemal Paşa’yı dinlemeden hiçbir şey anlayamazsınız, Ankara’ya gidin ve onu dinleyin, o zaman her şeyi anlayacaksınız” dedi. Birkaç gün sonra Ankara Gar’ındaki müdüriyet binasındaydım Paşa’nın özel Giresunlu korumaları arasından birinci kata çıkarıldım. Şef bakışlı bir subaya yaklaştım, elimi uzattım. Bu kişinin Mustafa Kemal olduğunu anlamıştım. Paşa’nın yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi. Az sonra görüşmeye başladık.