Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

ANADOLU KÜLTÜRÜNDE ÇEYİZLERİN BAŞ TACI AYNALI SÜPÜRGE

Anadolu’nun pek çok yerinde hala çeyizlerin olmazsa olmazlarından biri sayılan aynalı süpürge Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir.

Genç kızlarımızın geçmiş zamanlarda çeyizlerini süslemiş, el emeği göz nuruyla sandıklara konulmuş, zamanı gelene dek özenle saklanmış her bir eşyanın halk kültürümüzde derin bir anlamı, içimize işleyen bizden bir öyküsü vardır. Söylenemeyen sözler motiflerde, oyalarda, tahta kaşıkların desenlerinde; üç eteklerin, şalvarların, alınlıkların pullarında sırlarından çözülüverir. Peki ya aynalı süpürge?

KIZ ANNELERİNİN GÖZDESİ

Teknoloji ilerledikçe elektrikli süpürgelere yenilip boyutları giderek küçülüp kapı arkalarında, buzdolaplarının üzerinde süs olma kaderini yaşasa da aynalı süpürgeler kimi evlerde hala kız annelerinin gözdesidir.

Tohumlu bitkiden yapılmış olması nedeniyle bereketi simgelediği kabul edildiği için bazı yörelerde kız çocuğunun dünyaya gelmesi onuruna aynalı süpürge alınır, evde bir yere konulur. Bereket getirmesinin yanında tüm kötülüğü süpürüp yok ettiğine inanılır. Bu nedenle Anadolu insanı evde bir yerlerde süpürgenin varlığını hissetmekten hiç vazgeçmemiştir.

Aynalı süpürgeyle ilgili söylentiler çeşitlidir. Kayınvalideler ve gelinlerin birlikte oturdukları dönemlerde gelinin pek konuşmadığı bilinir. Kayınvalidesinin nasıl bir ruh hali içinde olduğunu aynadan görerek çözmeye çalışması evdeki huzur adınadır. Evi süpürürken süpürgenin üzerindeki aynadan kayınvalidesinin yüzünü izleyen gelinin, hal ve hareketlerine yön vermeye çalışması da aynı sebeptendir. Burada en iyi yardımcısıdır. O küçücük ayna.

Başka bir söylenti ise şöyle der;

Süsüne pek düşkün gelinin, aynalarda yüzünü izlemekten iş yapmadığını gören kayınvalidesinin biraz da kızgınlıkla süpürgeye ayna yerleştirip ‘’ Hem bak, hem de iş gör biraz’’ demesinin sonucudur aynalı süpürgelerin kapı ardında beklemesi.

Bir evin kapısında aynalı süpürgenin asılı durması da evlenecek gençler adına güzel bir göstergedir. Çünkü bu tavır o evde evlilik çağına gelmiş bir kızın varlığını gösterir. Bazen de sırf bekar kızların kullanması için yapılan, tepesine iri çivi çakılmış süpürgeler göze çarpar. Gittiğiniz evde böyle bir süpürge kimin elindeyse bilin ki bekardır. Besbelli ki söz ağızdan çıkmadan da karşı tarafa çok şey söylenebiliyor. Bu kültürümüzün ne denli derin ve köklü olduğunun göstergesidir. Başka kültürlerde de kötülüğü kovduğuna olan inanç yüksektir. Öyle ki kapı yanına asılan aynalar bu amaca hizmet eder. Eve yaklaşan şeytanın/cadının aynada kendini görünce korktuğuna ve oradan koşarak uzaklaşmaya çalıştığına inanılır. Zamanla aynaya nasıl bakılırsa yansıyan görüntünün de öyle olacağı düşünülür, en güzel hallerde ona yönelir çehreler. Güzelliğe, güzelleşmeye gidilen yolda en büyük destek duvardaki o parlak dünya olur.

KÖK BOYALAR, PÜSKÜLLER, BONCUKLAR

Aynalı süpürgenin Anadolu insanının hayatındaki yerini anlatırken işin ustalarından söz etmemek olmaz. Tarladan ustanın eline gelen süpürge telleri önce uzunluklarına göre düzenlenir. Sonra da yapraklarından ve tohumlarından ayrılır. Kolayca şekil verilebilmesi için su ile ıslatılır. Bu işlemin adı ‘’Tavlama’dır’’ Islatılan ve yumuşak kıvama gelen teller kükürt fırınına konulur. İki – üç saat fırınlanmış teller cılız, kalın, ince , uzun gibi kıstaslara göre yeniden ayrılır. Sonra tellerin sarılmasına geçilir ve süpürge ilk şekline usta ellerde kavuşur. Bu aşamaya gelinceye dek süpürge üç elden geçmiş olur: Seçici, sarıcı ve bağlayıcı. Süpürge sonra daha ince ustalıklarla tepeliğinin sivriltme ve traşlanma işlemine tabi tutulur. Sıra dikicinin hünerli ellerindedir artık. Mengeneyle sıkıştırılan süpürge kolon atma işlemiyle süslenmeye hazır hale gelir. Yapımı zahmetli olan ve belli bir zaman dilimine sıkışan süpürgeler, ilk aşamanın ardından birbirinin aynısıyken kök boyalarla buluştuktan ve hünerli ellerin hayal gücüne teslim olup süslendikten sonra kendi karakterine bürünmüş olarak gelir dizilir önümüze. Türlü renkte püsküller, boncuklar, pullar, iplikler ve sonucunda tam ortasına oturtulan yuvarlak bir aynayla dile gelirler. Ustasının yüzünü güldürmeyi ederiyle değil de aldığı son halinin güzelliğiyle başarır. Diğer zanaatlarda olduğu gibi verilen emeğin karşılığı karın tokluğu, gönül bolluğudur.

Gerçek ebatlarında bulunduğu yeri narin ellerin hüneriyle tertemiz eden süpürge, söz ettiğimiz gibi artık genellikle bir süs eşyası olarak evlerimizde kendini gösteriyor. Kadınlarımızın hayal gücüyle buluşup , çeşitli objelerle donatılıp aynası da eklendikten sonra pazarlarda, stantlarda alıcılarla buluşmayı bekliyor. Olur da karşınıza çıkarsa, hem kültürümüzün önemli bir unsurunun yaşaması hem de insanımızın emeğine destek adına bir süpürge de siz alabilirsiniz.