Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

ÇİFT BAŞLI SELÇUKLU KARTALI

Tarihimizde erkek ile kadının eşit oldukları dönemler de oldu. Galiba Anadolu Selçukluları’nda böyleydi, hakan ve hatun tahta birlikte oturur, valilere giden belgeleri ikisi birlikte imzalardı. Selçuklu mimarisinde sık rastlanan çift başlı kartal motifi, bir varsayım, bu ikili otoriteyi sembolize ediyordu. (Çift başlı kartalın ne anlama geldiği konusunda başka açıklamalar da yapılabilir ancak bu motif bana, tahtta birlikte oturan, yekvücut olmuş bir karıkocayı hatırlatmaktadır.)

Moğolların Gizli Tarihi’nden yararlanılarak hazırlanan ‘Cengiz Han’ adlı dizide görüldüğü üzere, tüm resmi toplantılarda Cengiz Han’ın yanında karısı otururdu. (Cengiz Han’ın annesi, toplantılara katılmazdı, arada bir ortaya çıkardı, onda da genelde Cengiz Han’ı azarlamak için. Annesi kendisini azarlamaya başladığında, koskoca han diz çöker, sonuçta da özür dilermiş.) Filmde böyle gösterilmektedir ve bu bilgi muhtemelen gerçektir.

“HANIM” NE DEMEKMİŞ ?

Söylentiye göre Cengiz Han halkına, “Ben sizin hanınızım, karım da benim için han, yani benim hanımdır.” dermiş. ‘Hanım’ kelimesinin, basitçe ‘eş’ anlamına geldiğini de düşünebiliriz, erkeğin han’ı olduğunu, en azından erkeğin kadına eşit olduğunu da düşünebiliriz.

EV DIŞINDA DA ÇALIŞAN KADINLAR

Ev dışında da çalışan kadınlar (genelde bu gruba ‘çalışan kadın’ denir. Ancak bu adlandırma, ev kadınlarının çalışmasını ciddiye almayan bir tavırdır. Bu yüzden ‘ev dışında da çalışan kadınlar’ demeyi tercih ediyoruz.) Ev dışında da çalışan kadınlar, iş yerlerinde çalışmanın yanı sıra, bir de evlerinde ev işi yapar, erkeklere oranla iki kat çalışır, ezilir. Pazar, genelde erkeklerin tatil günüdür. Ancak ev dışında da çalışan kadınlar için pazar, yine bir iş günüdür. Ev işlerinin çoğunlukla kadınlara kalmasının nedeni, ev işlerinin genelde ‘kadınlara özgü’ diye algılanmasıdır. Bu algı o kadar içimize işlenmiştir ki, bazı erkekler, “Ben eşime ‘yardım’ ediyorum,” der. Bu anlatımda, ‘ev işi aslında eşimin görevidir, ben bir erkek olarak ona destek oluyorum’ anlamı vardır. Kadının ve erkeğin gerçekten eşit olduklarını düşünüyorsak, “Ev işlerini paylaşıyoruz,” dememiz gerekir.

Ev işlerinin kadınların sorumluluğu olarak algılanmasıyla ilgili, bir kitapta okuduğum bir olayı aktarmak istiyorum.

KARIKOCA TEMİZLİK GÖREVLİSİ

Bir kurumda, bir temizlik görevlisi karıkoca varmış ve o kuruma ait iki farklı binada çalışıyorlarmış. İkisi de çalışkan olarak tanınırmış. Sonra karıkocayı aynı katta görevlendirmişler. Bunun üzerine erkek, bütün gün iş yapmadan oturmaya başlamış. Yöneticiler, elemanlarındaki başarı düşüklüğünün nedenini soruşturduklarında şu sonuçta karşılaşmışlar: Meğer erkek temizlik görevlisi, tek başına olduğunda temizlik işini bir ‘iş’ olarak, aynı işi karısı yanındayken ‘kadın işi’ olarak algılıyor, o yüzden yapmıyormuş. Yorumsuz.