Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

VELİAHTLA ALMANYA GEZİSİ ANILARINDAN

Veliaht Mehmed Vahideddin Efendi’nin, rahatsızlığı nedeniyle gelemeyen padişaha vekâleten yaptığı Almanya gezisi ilginç olaylara sahne olur. Bunlardan birini Mustafa Kemal Paşa’nın anılarından okuyalım:

“Büyük Alman karargâhının bulunduğu Kreuznach kasabasına gelmiştik. Veliahtla birlikte bizi getiren otomobilimizden inerken Almanya İmparatoru Kayser İkinci Wilhem’in sağında Alman Orduları Başkomutanı Mareşal von Hindenburg, solunda Alman 7. Ordu Kurmay Başkanı General Erich von Ludendorff’la bizi beklediğini gördük. Veliaht, beni imparatora takdim etti. Bir eli göğsü üstündeki düğmelerin arasına sokulmuş olan imparator, öteki eliyle elimi tuttu ve çok yüksek sesle Almanca olarak “16. Kolordu!.. Anafartalar!” deyince hazır bulunanlar imparatorun ihtarı üzerine tekrar bana baktılar.

Ben Kayserin ne demek istediğini anladığım için biraz sıkıldım, önüme baktım. İmparator, benim mahcup ve mütevazı halimi fark edince yanlış bir şeyler söylemiş olabileceğini düşünmüş olmalı ki, bana “siz” dedi. “Anafartalar’daki kumandan Mustafa Kemal değil misiniz?” Almanca sorulan soruya Fransızca cevap verdim: “Evet Ekselans!” Aslında ekselans değil kayser demeliydim.

(Mustafa Kemal Paşa’nın “Bir eli göğsü üzerindeki düğmelerin arasına sokulmuştu…” Sözleriyle tarif ettiği Alman İmparatoru – tam adıyla – Friedrich Wilhelm Viktor Albert (1859 – 1941) İngiltere Kraliçesi Victoria’nın büyük kızı Prenses Victoria’dan torunuydu ve bir kolu doğuştan sakat olduğu için sol elini pek kullanamıyordu. 1888 – 1918 yıllarını kapsayan 30 yıllık imparatorluk süresince Almanya’yı tek ama “demirden” bir elle yönetti. Ünlü Şansölye Otto von Bismark’ı istifaya zorladı. Birinci Dünya Savaşı’nın başlıca körükleyicilerinden biri oldu ama temsil ettiği monarşi düzeni de onunla son buldu. Bir bakıma Adolf Hitler’in İkinci Dünya Savaşı’nı başlatmasının önünü açtı ve sürgünde yaşadığı Hollanda’da öldü.)

MUSTAFA KEMAL’İN ÖNERİSİ: “ÜLKEYİ BİRLİKTE KURTARALIM!”

Padişah Mehmet Reşad’ın kısa bir süre sonraki ölümüyle 57 yaşında ve 6. Mehmet Vahideddin unvanıyla tahta çıkacak olan veliaht bu Almanya gezisi boyunca kendisinden beklenenden farklı ve yeterince düzgün bir görüntü verir. Başta imparator olmak üzere konuğu olduğu ülkenin önde gelen devlet adamları ve yüksek kumadanlarıyla ciddi görüşmeler yapar; Kayser Wilhelm’e savaşın geleceği ve Türkiye’nin konumuyla ilgili düşündürücü sorular sorar. Türk heyetindekilerle Alman ev sahiplerinin onun bu tavrını yanında Mustafa Kemal gibi birinin bulunmasına bağladıkları söylenir. Paşa’nın kendisinin ise Alman Batı cephesini gezdikten sonra Almanya’nın bu savaştan yenik çıkacağı düşüncesi pekişir. Görüşmek fırsatını bulduğu en üst düzey ve en ünlü kumandanları bile işi kadere bırakmış gibidirler.

Aralarındaki yakınlaşmanın da itişiyle veliahda İstanbul’a döner dönmez Limon von Sanders’e bağlı V. Ordu’nun kumandanlığını istemesini ve kendisini de bu ordunun kurmay başkanlığına getirmesini önerir. Böylelikle bir şeyler yapılabileceğini ve ülkeyi birlikte bu kötü gidişten kurtarabileceklerini söyler. Aklında kesin bir yenilgiye uğramadan önce İttifak Devletleri’yle Almanya’ya ayrı bir barış anlaşması yapma fikri vardır.

Böyle yapılırsa ülkeyi en az zararla savaşın dışına taşımak, belki de mümkün olacaktır. Ne var ki veliaht, “O dediğiniz V. Ordu’nun kumandasını bana vermezler!” diyerek bu çok düşündürücü öneriye sıcak bakmaz ve üç hafta süren Almanya seyahati de herhangi bir sonuca ulaşmadan, başladığı gibi Sirkeci Garı’nda sona erer.

Mustafa Kemal’in önce yarbay sonra da albay rütbesiyle 1915 yılının başlarından aynı yılın sonlarına kadar Çanakkale’de yaşadığı zor, heyecanlı ve tehlikeli koşullar O’nu hayli yıpratmıştı. Böbreklerinden rahatsız oluğunun ve zaman zaman ağır sancılar içinde kıvrandığının çevresindeki subaylar hatta erler bile arkındaydı. Aralık ayında hava değişimi izin belgesini alıp İstanbul’a geldikten sonra da yeterli bir tedavi ve dinlenmeye fırsat bulamadan önce Edirne, sonra Bitlis, Muş ve Diyarbakır’da önemli kuvvetlerin başına getirilir.