Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

19. YY’DA AVRUPA’DA DEĞİŞEN DENGELER

19. yüzyılın en güçlü ülkesi İngiltere’dir. Dünyanın 1/3’ünü kontrolünde bulundurmaktadır. Osmanlı’nın istikrarsızlığından yararlanarak Kıbrıs ve Mısır’ın yönetimini ele geçirmiştir. Kendine bağlı ülkeleri birbirine bağlayan yolların zayıflatılmış Osmanlı’da kalması menfaati gereğidir. Güçlü Rusya ile menfaat alanlarında doğrudan komşu olmak istememektedir. Politikası: Osmanlı’yı ne öldürmek, ne umdurmaktır. Ancak, Avrupa’da dengeler değişmektedir. Güçlenen Almanya paylaşılan Dünya’dan pay istemekte ve amacına ulaşmak için Osmanlı’ya yaklaşmaktadır. Osmanlı mülkü Irak petrollerinin ve menfaatlerinin tehlikeye girdiğini gören İngiltere, yanına Fransa’yı da alarak, o zamana kadar istemediği Rusya’yla Osmanlı’yı bölüşmek üzere anlaşmıştır.

Sırasıyla:

-1829’da önce Yunanistan, sırasıyla Sırplar, Romenler, Bulgarlar ve Karadağlılar destek ve baskı ile bağımsızlaştırılmıştır.

- 1911 yılında, sebepsiz olarak Trablus (Libya) ve Ege’deki 12 ada İtalyanlar tarafından işgal edilmiştir.

- 1912 yılında, kışkırtılan ve desteklenen Sırplar, Bulgarlar, Yunanlılar ve Karadağlılar tarafından Doğu Trakya ele geçirilmiştir.

- Balkan Savaşları sonunda, 1913 yılında, Avrupa ve Ege’deki Türk varlığı fiilen son bulmuştur. Anadolu Türkünün ikmal, silah ve teknolojiden yoksun olarak cephelerdeki kahramanlığı kayıpları önleyememiştir. Türkiye 1. Dünya Savaşına bu ortamda geldi. Emperyalist vampirler Osmanlı’nın kanıyla doymamıştır. Asli gövdenin de ortadan kalkması gereklidir! İşte kalanın bölüşülme planları:

-Rumlar, Doğu, Trakya, Marmara Bölgesi, İstanbul ve Boğazlar, Çanakkale Boğazı’nın bekçileri İmroz ve Bozcaada, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun önemli bir bölümünü alacaktır.

- İngilizler, Mezopotamya’yı yani bugünkü Irak, Ürdün ve Arabistan’ın büyük bir kısmını alacaktır.

- Fransızlar, Mersin’in doğusundan itibaren bütün Çukurova’yı Toroslar’ın kuzeyinden itibaren Sivas’a kadar olan İç Anadolu kesimini, Elazığ, Diyarbakır ve Mardin’i içine alan Güneydoğu Anadolu kesimini, İskenderun ve Lübnan’ı içine alan Akdeniz sahili ile Suriye’nin tamamını ve Kuzey Irak’ı alacaktır;

- İtalyanlar tüm Ege Bölgesini, Silifke, Kayseri ve Konya’ya kadar ki Akdeniz bölgesini, Bursa’ya kadar Kuzey Ege’yi alacaktır;- Doğu Anadolu’da Ermeni devleti kurulacaktır.

- Van Gölü’nün güneyinde özerk bir kürt devleti kurulacaktır.

- Filistin uluslararası denetime alınarak, İsrail’e hazırlık yapılacaktır.

OSMANLI’NIN BÖLÜŞÜLMESİ ÜZERİNE İNŞA EDİLEN 1. DÜNYA SAVAŞI

Bu plan yapıldığında henüz 1. Dünya Savaşı yoktur ve Osmanlı’da olası savaşta taraf değildir. Görüldüğü gibi 1. Dünya Savaşı, Almanya bahane edilerek, Osmanlı’nın bölüşülmesi üzerine inşa edilmiştir. Zamanın İngiltere Başbakanı Lioyd Georg’a göre, “Osmanlı Devleti ne pahasına olursa olsun parçalanarak bölüşülmeli, bir kısmı üzerine menfaatlerini kollayacak uydu devletler kurulmalıdır.

”Bu hain planın, günümüzde cereyan eden Ermenistan saldırıları, bölücü terör eylem ve emelleri, Kuzey Irak’taki istikrarsız ve güvensiz ortam, Türk insanını kimlik şüphesine iten mozaik lafları ve federasyon söylentileriyle karşılaştırılması okuyucunun takdirinedir.

Çaresiz Anadolu Türk’ünün, bütün Osmanlı cephelerindeki düşmanın üstün teknolojisine, ikmalsizliğe, altınla satın alınan hainlik ve entrikalara karşın kahramanca direnişi, Çanakkale’deki destanlaşan zaferi Almanya’nın yanında mağlubiyetini engelleyememiştir. 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkesini imzalamak zorunda kalmıştır. Şartları daha önceki bölüşme planına uygundur. Ayrıca,

-Ordu terhis edilecektir,- Anadolu dışındaki Türk birlikleri kendilerine teslim olacaktır

- Bütün savaş gemilerine, toplar, silahlar, mühimmata el konulacaktır;

- Haberleşme ve demiryolları kendi denetimlerinde olacaktır;

- Kömür ve petrol yatakları kendilerine bedava tahsis olunacaktır;

- Canlarının istediği yeri sudan bahanelerle işgal edebileceklerdir. Artık, mağlup da olsa, bir devlet yoktur. Millete, hayatını idame ettireceği vatan da bırakılmamıştır. Bölüşme planına uygun işgal başlamıştır. Ancak plandaki isimlerde zorunlu değişiklikler olmuş, 1917 ihtilali ile kendi derdine düşen Rusya’nın yerini İngiliz ve Ermeni doldurmuş, İtalya’nın yerini Yunan almıştır.