Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

BİR ÜLKEYİ TANIMANIN EN İYİ YOLU, BAKMALI NEDİR YAZDIĞI OKUDUĞU

Dün 19 Eylül Atatürk’e Meclis tarafından Sakarya zaferi sonrasında verilen Gazi ve Mareşal rütbeleri anısına GAZİLER GÜNܒnü kutladık .

Aydın vali’mizin kutlamaların her aşamasında bulunduğu ziyaret ve törenlerde gazilerimizin kahramanlıkları bir kez daha yad edildi.

Dün vekillerden sadece Rıza Posacı’nın hazır bulunduğu törenlerde , Büyükşehir belediyesini de Vekil Evrim Karakoz temsil etti.

7 Eylül ve 30 Ağusto törenlerine katılmayan Efe Ayşe Nine , bu kez törenlerde hazırdı.

Daha önce yazımda, herhalde rahatsız olduğundan gelmemiştir dediğim doğru çıktı .

Kalp rahatsızlığı bulunan Efe Ayşe Nine , Vali den ricada bulundu.

Vali ,Büyükşehir Başkan vekiline dönerek , köylülerin kaldırılmasından şikayetçi olan Ayşe ninenin bu talebini , yani, köyleri Dağeymir den ve Ambarcık ile Zeytin köyden geçen SARI CİVCİV minibüslerinin yeniden sefere konulmasını Evrim Karakoz’a hatırlattı.

EVET BÜYÜKŞEHİR , KÖYLÜLER ELLERİNDE AYKART ulaşım kartları ile ortada kaldıklarından ve köylerinden kaldırılan SARICİVCİV ulaşımının iptal edilmesinden şikayetçiler.

Kendisi de bir ana ve inşallah Nine olacak Özlem hanım’ın bu haklı talebe duyarsız kalmayacağından eminim.

Nerdeyse Sonbahar’ın ilk ayı Eylülün de sonlarına geldik

Günler ne çabuk geçiyor.

İki ay Ekim ve Kasım dan sonra Aralık’ artık resmen ta Kış mevsimi kapımızda.

Okullar ve Üniversiteler açıldılar.

Ama ders kitaplarımızı , oda zorunluluk nedeniyle ,dışında Okumayı seven bir millet olmadığımız ortada..!

Okulların kapanmasıyla , eski okul kitapları koliler halinde çöplüklerde.

Bereket bir köşeye kenara konuyor da ihtiyacı olan yararlanıyor.

Kendi özdeyişimdir.

Bir milletin refah seviyesini öğrenmek gerekirse , önce çöp konteynerlerine bakınız.

Gerçekten sokağa çıktığınızda, en yakın köşe başınızdaki çöp konteynerlerine bir göz atın.

Kullanılmayan eşyalar giysiler, çöpün içinde.

Muhtemelen küçülmüş , giysiler, bir üst sınıfa geçen çocukların kitapları ,ihtiyaç fazlası eşyalar,kanepeler,çekyatlar..!

Oysa diğer tarafta ,bunlara ihtiyacı olan ancak arayıp da bulamayan ihtiyaç sahipleri.

Eskiden söküğünü diken , hatta kendi iç çamaşırını ,uzun çizgili pijamalarını evlerindeki dikiş makinelerinde üreten bir nesilden , kullan at tüketici toplumuna geçtik.

Eskiden sanayide araba tamir edenler bozuk bir parçayı ,temizler onarır, parçayı çalışır hale getirir ,yerine takardı.

Şimdilerde öyle uğraş yok..! at gitsin tak , yenisini gitsin.

Bizler atan değil , geri dönüşümle yeniden kazanan bir neslin ahvadıyız..!

Okumak için fırsat arayan ve yaratan gençlerdik.

Okumak deyince söyleyecek yazacak çok şey var .

Okumak bir kültür işidir.

Beyni çalıştırmak , zihinsel antrenmandır okumak.

Onun için bize yorucu işler uzak dursun.

Ya TV seyrederiz, ya da müzik..!

En az dikkat isteyen ve düşünmeği gerektirmeyen onlarda.

Okumak ise bir kafa yormak işidir..!

Doktorlar dahi alzheimer’ın unutkanlığın, çaresini zihin jimnastiğinde buluyorlar.

Şimdi neden balık hafızalı olduğumuzu anladınız mı..?

Çünkü yeterince kullanamadığımız ve geliştiremediğimiz beynimiz,

Artık bizi idare etmeğe başladı.

Biz onu kullanacağımız yerde,

Beynimiz bizi kullanır oldu.

Biz sadece bildiğimizi okuruz..! başkalarının yazdığını değil..!

aşağıdaki anekdotta çocuk , temizliği ve saflığı,

Okumayan yetişkinlerde Zeka özrüne neden olur..!

Bir ailenin evinde televizyon arıza yapmış

Tamirci gelip televizyonun arka kapağını açmış ki bir sürü ekmek parçası.

Tabi kimin yaptığını hemen anlamışlar.

Evin 4 yaşındaki kızı.

Bu hangi ailede gerçekleşirse gerçekleşsin ilk gösterilecek tepki genellikle öfkeli bir davranıştır.

Fakat anne öyle yapmamış, çocuğuyla konuşmayı denemiş ve öğrendiklerinden sonra hüngür hüngür ağlamaya başlamış.

Çocuk ekrandaki aç çocukları gördükçe mutfaktan ekmek alıp televizyonun açık bulduğu tek yerinden, arkasındaki ızgaralardan içeri atıyormuş.

Okumak öğrenmek ve bilgelik işte böyle her zaman çocuk kalmak değildir.

Yetişkinlerin kitapları, eğer süslü kütüphanelerde kalırsa,

Okumak sadece cehaleti alır ,

eğer ilimin feyzini almamışsanız ,

semeri baki kalır..!

sosyal medayadaki hesabımda profilimin en üzerinde çok sevdiğim bir söz yazılıdır. KENDİ ACINI DUYUYORSAN CANLISINDIR., BAŞKASININ ACISINI DA HİSSEDİYORSAN İNSAN..!

SÖZÜN ÖZÜ:

BİR ÜLKEDE EKONOMİK GELİŞMEYE PARALEL ,

SOSYAL VE KÜLTÜREL GELİŞME OLMAZSA,

O ÜLKEDE CÜZDANLAR ŞİŞER, VİCDANLAR BOŞALIR.

MEHMET ÖZÇAKIR mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN GSM : 0.532.3722627