Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

87. YILINDA TÜRK DİL BAYRAMI DİL VE KÜLTÜR ZENGİNLİĞİMİZ

Konfüçyüs’e sorarlar:

Bir ülkeyi yönetmeye çalışsaydınız yapacağınız

İlk iş ne olurdu?

Düşünür, şöyle cevap verir:

Hiç şüphesiz, dili gözden geçirmekle işe başlardım.

Dil kusurlu olursa, sözcükler düşünceleri iyi anlatamaz;

Düşünceler iyi anlatılamazsa,

Yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz.

Ödevler gereği gibi yapılmazsa kültür bozulur.

Kültür bozulursa, adalet yanlış yöne sapar.

Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk,

Ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez.

İşte bunun içindir ki,

“Hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”

26 Eylül 1932

Mustafa Kemal Atatürk, yaşamı boyunca Çin Seddi’nden Orta Avrupa’ya uzanan coğrafyada Türk diliyle iletişim kurulduğunun bilinciyle anadilimize özenle hep sahip çıkmıştı. Bu amaçla devlet erkinin dışında kalmaları istemiyle giderlerini kendisi karşılayarak, hatta bunu vasiyet haline de getirerek Türk Dil ve Türk Tarih kurumlarını kurmuştu. Kuruluş gününü Dil Bayramı olarak takvimlere yazdırmıştı.

Asırlarca Türk devletleri kurulup yıkılsalar da toplumsal ve ekonomik üstünlükleri nedenleriyle kendilerine komşu olan toplumlar gereksinimleri gereği yaşamlarının ön koşulu olarak dilimizi öğrenmek zorunluluğunu duymalılardır. Bu nedenle XI. Asırda Kaşgarlı Mahmut, Arapların Türkçeyi öğrenebilmeleri için Divan – ı Lügat – i Türk adını taşıyan sözlüğünü yazmıştı. Asırlarca Arapların dışındaki Müslümanlar, kutsal kitap Kur’an – ı Kerim’in dili Arapça olduğundan buna çok özenmişlerdi. Osmanlı da bu eğilimle Esparanta (Arapça, Farsça, Türkçe karışımı) niteliğinde yazı dilini oluşturmuştu. Türk boylarındaki gibi Anadolu’da anadilimiz, lehçelere ayrılsa da doğallığıyla konuşma dili olarak ve halk ozanlarımızın sazlarının tellerinde yaşayagelmiştir.

Türk Dil Kurumuna yaşadığı sürece kazandırdığı zenginliklerle bezenen anadilimize öğrenimimiz süresince öğretmenlerimizin de katkılarıyla dört elle sarılmışızdır. Kurumun büyük emeklerle çıkardığı, anadilimizi zenginleştiren binlerce sayfalık sözlüğü, kitaplığımızın başköşesinde yer almıştır. Ailece ondan çok yararlandık. Okul ve sınıf kitaplığımızda da öğrencilerimle birlikte en çok başvurduğumuz kaynak idi. Öğrencilerimin çoğu muvaffak sözcüğünü doğru yazamazken, bu sözcüğün yerini alan başarıyı rahatlıkla kullandılar.

Ulu Önderimizin aramızdan ayrılışından sonra dilimizi tüm direnmelere karşın yozlaştırdılar. Beyoğlu’nda yüz yıllardır İstanbul’un çağdaşlığını yansıtan İstiklal Caddesi’nde ya da Kuşadası, Didim gibi turistik yerlerde yaşadığım şehir Aydın’da, ülkemizin kent, kasaba, köy demeden birçok yerleşim yerinde iş yerlerine yabancı sözcüklerle verilen isimlerinin önlerinden geçerken acaba yabancı bir ülkeye mi geldim diye üzüntüyle yürüyor ve utanç duyuyorum.

Bir de gençlerimizin hoşça kalın yerine, bay bay; evet yerine okey demelerini içim sızlayarak izliyorum. Hele ailelerin, bebelerinin arabalarını sürerlerken dostlarıyla karşılaştıklarında ayrılırken, yeni konuşmaya başlayan yavruların üstte belirttiğim sözcükleri kullanmaya zorlamaları yok mu? Onlara yaptığınız doğru değil diyesim geliyor. Nasılsınız diye sorduğumuzda iyiyim, siz? Demelerine ne dersiniz? Bir de ekranlarda sunucu hanımların, programlarına katılanlara, hoş geldiniz demek istiyorum deyişleri yok mu? İnsan bunlara gülsün mü ağlasın mı? Bu yabancı boyunduruğu altında olduğumuzu yansıtan örneklerin çoğaldığını üzülerek izliyoruz. Bunlara karşı anadilimize sahip çıkma savaşımını verenlerin yanında olmayı baş görev bilmeliyiz. Unutmayalım!

DEVRİMLER GÜCÜNÜ DİLDEN ALIR!

Gücünüz varsa sizin

Sözcüğü tutuklayın.

Öğrenci, kitap, Türkçe

En güzel kavramı dilimin

Özgürlüğünü tutuklayın.

Şükran Kurdakul

Anadilimiz güzel Türkçemize sahip çıkmayı tüm Atatürk cumhuriyetçileri görev saymalı. Sınıf öğretmenliği yaptığım meslek yaşamımda öğrencilerimi hep öz dilimizi kullanmaya özendirerek, okuma sevgisi kazandırmak amacıyla kitaplarla ödüllendirerek bu görevi içtenlikle yerine getirmeye çalıştım. Bu nedenle de geriye dönüp baktığımda huzur duyuyorum. Her şeye karşın gene de 87. Dil Bayramımız kutlu olsun…