Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

ULUSAL İRADE “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ULUSUNDUR”

Bütün dünyanın silahlı, işgalli ve yıllarca süren düşmanlıklarının yarattığı tecavüzlere karşı koyan, binlerce şehit veren, kan döken Türk Ulusu kendi iradesinin hakim olduğu ve olacağı yeni bir Türk Devleti kuruyordu. Ama bu yönetimin bürokrasisi Osmanlı İmparatorluğu’ndan devralınmıştı. Kısaca değişen bir şey vardı, Saltanat idaresinin yerine geçen ulusal irade. Bütün güç ve kuvvet bu iradede toplanmıştı. Bu şuur ve irade, devleti yönetecek, kanı pahasına sağlanan istiklal ve bağımsızlık devam edecekti.

1924 Teşkilatı Esasiye Kanun’un 2. Maddesinde yer aldığı üzere, bu irade ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti; Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçı bir karakter aldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, varlığı, fikir ve hareket kaynağı bu düşünce ile daha sağlam temellere oturtuldu. Bu düşüncede, Cumhuriyet; halkın halk tarafından yönetimidir. Ve bu yönetimde “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur.”

Ulus egemenliğini, vatanına göz diken, onu parçalamaya, işgalleri ve zorla ele geçirme hareketleriyle bu emellerini gerçekleştirmeye çalışan düşmana ve düşmanla işbirliği içerisinde bulunan yöneticilere ve çevrelerine karşı girişmiş olduğu kanlı mücadele sonunda elde etti.

Bu arada Atatürk; Tercüman-ı Hakikat gazetesi başmuharrrine; “Kurulan Cumhuriyet idaresinin öyle zannedildiği gibi zayıf bir yönetim şekli olmadığını, bunu elde etmek için pek çok kan döküldüğünü, her tarafta Türk kanı akıtıldığını, gerekirse kanının son damlasına kadar Cumhuriyeti koruyacağını” söyler.