Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

EN HÜZÜNLÜ ANMA TÖRENİYDİ DÜN ATAMIZ KALBİMİZDE HERGÜN

Bu yılın en son resmi anma günlerin sonuncusunda hafta sonu dün törenlerle andık.

Atamız için yine meydanlardaydık.

30 Ağustostan itibaren başlayan kutlamalar,

7 Eylül , 29 Ekim, derken dün 10 Kasım.,Atamızın vefatının 81. anma günü Aydın ve ilçelerinde

Valilik önünde Aydınıların sabah erken olmasına rağmen çok Büyük katılımıyla ve duygu yüklü sahnelerle anıldı.

Ölüm her canlı için kaçınılmaz bir gerçek olsa da,

Modern Türkiye’nin lideri Atatürk’ün çok erken bir yaşta,

57 yaşında hayata vedası sonraları bazı çevrelerce ölümü şüpheli bulunarak , acabalar içinde değerlendirildi.

Bugün biz fanilerin yaşadıkları her günün son günleriymiş gibi,

Değerini bilmeleri , hayatı daha farklı kılacaktır.

Bugün törenlerde atamızı rahmet ve minnetle anarken ,

Bir Fatiha okuyup,mekanının cennet olmasını da diledim.

Çünkü ölenin ardından bazılarının yaptığı gibi,

Eleştirmek,hakaret ve küfretmek ,

hem geleneğimizde hem yüce dinimizde,asla yeri yoktur.

Ölüm nerede ve ne zaman geleceği belli değil ama ,

bazılarımız için epey erken ..!

organ naklinin tartışıldığı günümüzde ,

Acaba Atatürk’e de konulan Siroz teşhisi nedeniyle karaciğer organ nakli yapılsaydı ,

Ömrünün uzatılması mümkün olabilir miydi acaba..?

Diye düşünüyorum

Tıp olarak bu mümkün olabilecek operasyonun,

1938 yıllarında yapılamaması,

İnsanların doğduğu tarihlerde gelişmeler ve teknolojiye,

Yenik düştüğünün bir ispatı.

Hani deriz ya erken gelmişim dünyaya..!

Bazı çok varlıklı kişilerin bugün için tedavi edilemeyen

Hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmemeleri için,

Gelecekte çare bulunması ihtimali ümidiyle,

Bir çeşit mumyalanıp, daha sonra uyandırılmak üzere ,

Geçici olarak uyutulduğu haberlerini okumuştum.

Aynısı Atatürk’e yapılmış olsaydı ,uyutulsaydı ve bugün uygun bir karaciğer bulunsaydı,

Ve dün uyandırılıp , organ nakliyle ayağa kalksaydı..?

Törenlere gelip “durun ben buradayım” dese..?

Neler olurdu dersiniz..?

Hepimiz şaşırıp , bayılırdık,

ama en azından , bazıları maraton koşusunda epey yol alırdı

sahi düşünün bakalım , neler olurdu ,

Onu da Hayal dünyanızda siz canlandırın ..!

Çok ilginç hayaller çıkacaktır umarım.

***

Dün valilik önündeki törenlerde en erken gelen Büyükşehir ve Efeler belediye başkanları meydanda yerlerini diğer protokolden önce almışlardı.

İkili en ön sırada yanyana diğer üst düzey A protokolünü gelmesini beklerken adeta , bu gün bizim anma günümüz mesajı gözlerden kaçmadı doğrusu.

Vali KÖŞGER ve tüm A protokol’ün hazır olduğu meydanda kalabalık gerçekten çok ilgi çekiyordu.

Klasik tören ve çelenk koyma faslından sonra siren sesleri eşliğinde saygı duruşu ile birlikte söylenen İstiklal marşı sonrası programın sunucusu Atatürk diyor ki şiirini okuduğunda tüyler diken diken oldu.Adeta günah çıkardığımız , yapamadıklarımızın bir itirafı idi..!

Halim Yağcıoğlu’nun dün Valilik önünde günümüze sert eleştiri yapan şiiri aslında bir özeleştiridir de..!

Siz beni halâ anlayamadınız.

Ve anlamayacaksınız çağlarca da...

Hep tutturmuş 'Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u' diyorsunuz.

Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.

Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil,

Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,

Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.

Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.

Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?

Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil.

Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Bana, muştular getirin bir daha,

Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..

Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı?

Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı?

Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil,

Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,

Halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.

Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!

Uluslar, keşife çıkıyor, uzak dünyaların..

Mustafa Kemâl'i anlamak göz boyamak değil,

Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil..

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız;

Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.

Bilim ağartsın saçlarınızı ve Kitaplar,

Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar...

Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil,

Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü,

Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,

Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.

Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?

Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,

Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.

Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.

Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,

Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter!

Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil,

Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil...

Hidayet Sayın sahnesinde devam eden kapalı salon toplantısını bu yıl Adnan Menderes Anadolu Lisesi oldukça profesyonel bir şekilde hazırlamış.

Atatürk neden büyük lider ? sorusuna üç önemli yanıt aşağıda..!

Çanakkale savaşları sonrası Avrupa ülkelerinden ve yeniz Zelanda dan gelerek bu topraklarda ölen askerlerin annelerine hitaben “Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız.

Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yanyana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır.

Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır.” Sözü ne kadar içten ve duygulu..?

Keza yine Atatürk vatan savunması için Türk askerlerine “ size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum “ derken , “Ulusun yaşamı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir” diyen “ yurtta sulh cihanda sulh “ diyen bir liderdir.

Yine benim ülkü ve ideallerimin takipçisi olun derken , “ eğer bir gün benim dediklerim , bilimle çatışırsa, siz benim dediklerimin değil, bilimin dediklerine itibar edin “ diyebilecek kadar da “ en hakiki mürşit ilimdir “ diyebilecek ender devlet adamı ve liderdir.

Bugün minnet ve şükranla andığımız,

Atatürk’ü en büyük devlet adamı ve lider yapan özeliği,

İtalyayı Mussolini, Almanyayı Hitler, İspanyayı Franko,

Rusya da Lenin gibi liderlerin ülkelerini cumhuriyet rejimi dışında yönetmesine karşın ,

kendisinin de asker olmasına rağmen, Atatürk ‘e padişah olarak kalın teklifini ,geri çevirip , dilediğinde kral , olmasında bir engel olmasa da, ısrarla Cumhuriyeti kurmak istemesi ,onu diğer devlet adamlarından ayıran en erdemli özelliğidir.

Atatürk’ün ruhu şad olsun ,

Mekanı cennet olsun

SÖZÜN ÖZÜ :

PİRİNCİN İÇİNDEKİ SİYAH TAŞLARDAN DEĞİL, BEYAZ TAŞLARDAN KORKACAKSIN.

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.5050.8077828