Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

DAYLAKLAR HAVUT GİYDİLER

Geçtiğimiz hafta sonu Deve güreşlerinin ilk hazırlığı yapıldı ve Işıklı köyünde Devenin küçüğü Daylaklar’a havut giydirildi.

Işıklı köyünde geçtiğimiz Pazar günü İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya ve usta deveci Bülent Koç ‘un da katılımıyla düzenlenen Havut giydirme töreni davul zurna eşliğinde ta vuklu pilav hayrı ile deve güreşi sezonu açıldı.

Deve sahiplerinin damlarından davul zurna ile çıkarılan ve Savranları eşliğinde Köy meydanına getirilen deve sahipleri ve ailesi birlikte fotoğraf çektirerek, harmandalı ve zeybek oynadılar.

Davul zurna eşliğinde yapılan törenlerin sonrasında Kuyulu köyünde ilk daylak güreşleri de aynı gün yapıldı.

Aydın’ın geleneği Deve güreşleri , İspanya’nın ölümle sonuçlanan Boğa savaşlarına göre daha masum ve Ege bölgesinin bir markası olarak daha geniş çevrelere tanıtılmalıdır.

Çanakkale den , Muğla ‘ya Afyon’a kadar uzanan bu gelenek aslında bir yörük yaşamının içinden çıkmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra Yörük yaşam biçiminde önemli bir değişiklik meydana gelmiş ve bu değişime bağlı olarak develerin kullanımında önemli bir azalma olmuştur. Yaylak ve kışlak arasında yolların yapılarak motorlu nakil araçlarının kullanılmaya başlanması ile birlikte Yörüklerin bir kısmı deve yetiştirmeyi bırakmışlardır

Tarihte develer ulaşım, yük taşıma, binek, savaşma, beslenme ve gıda amaçlı olarak kullanılmışlardır. 20. yüzyıldaki gelişme ve modernleşmeden sonra develer önemini kaybetmiş ve Aydın’da İncir sevkiyatında kullanılan develerin etkinliği ve kullanımı , ilk trenin Aydın da işletmeye alınmasıyla , yıllar içinde kaybolmuştur.

Deve popülasyonun tamamına yakını Batı Anadolu'da deve güreşleri amacı ile kullanılmaktadır. Deve güreşi organizasyonları her kış kasım ve Mart başına dek yılda 60-70 yerde gerçekleştirilmektedir. Güreşler Pazar günleri yapılır ve sadece erkekler tarafından değil, ayrıca meraklısı kadın ve çocuklar tarafından da takip edilir.

Güreş develeri çoğunlukla orta ve yüksek gelire sahip insanlar tarafından yetiştirilmektedir.

Genel de belediye destekleri ile yapılan güreş devesi sahipleri ve deve güreşi derneklerinin her ikisi de desteklemeli ve bu geleneği yaşatmalıdır.

DEVECİLİK KÜLTÜRÜ

Bu konuda bilimsel olarak ilk yaklaşım Selçuk Belediyesi tarafından yapılan DEVECİLİK KÜLTÜRÜ VE DEVE GÜREŞLERİ SEMPOZYUMU dur.

Bu sempozyum bildirilerinde değinildiği üzere, Develerle ilgili en eski kültür alanlarından bir tanesi de şamanizmdir. Bununla ilgili şimdilik iki hususa dikkat çekmek yeterli olacaktır. Bunlardan ilki “bura/buğra” kavramıdır. Türk lehçelerinde buğra sözcüğünün erkek deve anlamına geldiği ve tarih boyunca özel erkek ismi olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Etinden, sütünden, derisinden, yününden, gücünden, idrarından, dışkısından, sesinden ve daha birçok özelliğinden faydalanılarak beslenme, giyim-kuşam, iş gücü, ticaret, adaklık-kurbanlık, spor ve binicilik alanlarında insanların her zaman yardımcısı ve eğlencesi olan hayvanların insan hayatındaki önemi yadsınamaz bir gerçektir.

Bütün canlılarda olduğu gibi hayvanlarda da çiftleşmek doğal bir içgüdüdür. Develerin kızgınlık dönemleri olan Kasım ve Mart ayları arasında yapılan geleneksel deve güreşlerinde sadece erkek develer güreşir. Çiftleşme öncesinde erkek develerde ki üstünlük sağlama isteği güreş olarak adlandırılmıştır. Güreş develerine yük taşıtılmaz ve uzun süre kapalı alanlarda özel besinler ile (arpa, buğday, yulaf, burçak, fiğ-nohut fasulye samanı) beslenir.

Develerin güreş öncesi ve göç başlarken süslenmeleri geleneksel ritüellerdendir. Deve donanımları, işlevsel olanlar ile aksesuar ve süslerden meydana gelmektedir. kültüründe her rengin bir anlamı vardır. Güreşlere bir gelin edası ile gökkuşağının tüm renklerini üzerinde barındırarak çıkan develerin süslenmesi aslında görselliğin ötesinde bir takım anlamları da içerisinde barındırır.

Deve güreşlerindeki donanımları oluşturan her bir parça kendi içinde özel bir anlam taşırken tümü uyum ve ahenk içerisindedir. İki çeşit havut vardır. İlki yük havududur. Devenin yükünü daha iyi taşımasını sağlamak için kullanılır. Bu yüzden yük havudu ile güreşilmez. Yük havudunun en belirgin özelliği üstünün geniş ve uzun, eteklerinin ise daha küçük olmasıdır. Yük havudu devenin hörgüç özelliğine göre yapılır. Yük havudu kadar uzun olmayan güreş havudunun üstü sivridir.

İkincisi ise Güreş havudu devenin hem hörgüç özelliğine göre hem de devenin güreş sitiline göre üretilir. Güreş sırasında kendilerine özgü bir sitille güreşen develerin güreş yönleri de farklılık göstermektedir. Bazı develer sağ taraftan güreşirken bazı develer sol taraftan güreşirler ve sağcı deve-solcu deve olarak nitelendirilirler. Ayrıca hem sağdan hem de soldan güreşen develer de vardır. Bu yüzden güreş develerinin havutları yük develerininkinden farklı olarak devenin güreş sitili de dikkate alınarak üretilir. Develer kızgınlıkları süresince yemeden kesildikleri için kilo verirler, bu yüzden hörgüçleri küçülür.

Havut yapımında saz (havut otu), çul (kıl) dokuma, keçe, keten çuval, ahşap, çeşitli renk ve kalınlıkta kasıl (iplik), çeşitli renk ve boyutta boncuklar kullanılmaktadır. Sazlar Denizli-Çivril ilçesine bağlı Gümüşşu Mahallesinden temin edilmektedir. Havut yapımı için en kullanışlı ve sağlıklı sazlar kamyonlar ile taşınmaktadır.

Işıklı Gölünün kenarlarında yetişen sazlar geçmişte Gümüşşu Mahallesindeki kadınlar tarafından hasır dokumak için kullanılmaktayken günümüzde hasır dokuma işlemi artık kalmamıştır. Bu yüzden havut yapımı için kesilen sazlar genellikle bir kamyon olana kadar biriktirilir ve havut ustalarına toptan satılır. Havut yapımında kullanılan sazların toplanması halen yöre halkına gelir sağlamaktadır.

Havut yapımında kullanılan keçe ise İzmir’in Tire ve Ödemiş ilçesinden gelmektedir. Geleneksel keçe üretimi Anadolu’nun çeşitli yerleşim yerlerinde birçok kişi tarafından yapılsa da özellikle İzmir-Tire, Ödemiş ve Bademli keçeleri tercih edilmektedir . Kaliteli bir havut yapımı için koyun yününden yapılmış keçenin kullanılması gerekir. Koyunların güz kırkımından elde edilen kaliteli yünler kullanılır. Bu yüzden havutluk keçe özel bir keçe türüdür.

Güreş develerinin olmazsa olmazları arasında yer alan, havutun ön tarafına takılan havan (hatap çanı) dövme metalden yapılır. Develerin yürüyüşü ile hareket eden ve ses çıkartan havan develerin gelişini uzaktan haber vermeye yarar. Develerin alımsatım işleminde pazarlığa dâhil olan havanların her biri ayrı ses çıkarma özelliğine sahiptir. Bu çeşitlilik ise onu yapan ustanın marifeti ile alakalıdır. Ayrıca havudun iki yanına takılarak devenin dizlerine kadar inen zilgur (zilgor) ve devenin kuyruk ucuna bağlanan tokrak (küçük çan) dövme metalden ya da pirinçten yapılır.

Develer, her sene Aralık ayında başlayan güreşlere usta ellerden çıkan gösterişli havutları ile hazırlanmış olurlar. Usta kişiler tarafından giydirilen havut deveye zarar vermeyecek şekilde yapılır. Devenin ürkmesi, kaçması ya da etrafındakilere zarar vermesi istenmez, bu yüzden havut giydirme işlemi titizlikle gerçekleştirilir. Öncelikle deve savranı (deve bakıcısı) tarafından diz çöktürülür. Ayağa kalkmasını, ürküp etrafa zarar vermesini engellemek için ayakları diz kıvrımından bir iplik ile bağlanır. Havut giydirme işlemi bittikten sonra bağlanan bu iplikler çözülür. Yavaşça ayağa kaldırılan deve sakinleşmesi için bir süre gezdirilir Havut deve için bir dönüm noktası oluşturacak kadar önemlidir. İnsan hayatının geçiş dönemi olan evlenme töreni gibi deve için de havut giydirme işlemi başlı başına bir tören ile kutlanır. Havut giydirme ve havut hayrı olarak da bilinen ancak günümüzde azalmış olsa da geleneksel bir ortam içerisinde yerel yönetimlerin ve deve severlerin destekleri ile sürdürülmeye çalışılmaktadır. Bu törenlerde yöresel yemekler yapılır,

Güreş develerinin fiyatları çoğu zaman bir araba hatta ev fiyatları ile yarışması develerin donatılarının da devenin ve sahibinin şanına yakışır olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu yüzden deve donatıları gerek bu işi meslek olarak yapan kişiler tarafından gerekse deve yetiştiricileri tarafından oldukça önemsenmektedir. Öyle ki yoğun emek harcanarak hazırlanan bu donatıların deveye giydirilmesi bile bir törenle kutlanmaktadır. Türkiye genelinde Aydın, Balıkesir, Çanakkale, İzmir ve Muğla’da ustalar bulunmakta ve tüm ülkeye hizmet vermektedir.

Neden Aydın deve güreşlerinin bir merkezi olduğu halde bu kültür tanıtılmaz..?

Bir deve kültürü müzesi ilk olmakla büyük ilgi çekecektir.

Bu iş herhalde Federasyon başkanı ve İncirliova belediye başkanı Sevgili kardeşim Aytekin KAYA ya düşüyor ..!