Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

Parlamentonun Tarihi Seyri

“Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.” -Magna Carta-

1215’te imzalanan Magna Carta anayasal düzene geçişin ilk basamağıdır. Magna Carta’da İngiliz Kralı John, ülke önemli bir sorunla karşılaştığında baronlarıyla işbirliği yapacağına söz verir. Ülke yönetiminde kralın piskopoz ve baronlara fikir danışması yıllar içerisinde gelenek haline gelir. Zamanla diğer gelenekler oluşur. Kral, aynı zamanda halktan kimseleri fikir danışmak için çağırmaya başlar. 1311 yılından sonra kralla görüş paylaşan bu insanlar bir gurup oluşturur. Bu grup parlamento olarak bilinir. Yıllar sonra söz konusu parlamento Lortlar Kamerası, Avam Kamerası şekline dönüşür. Lortlar parlamentoda oturma hakkını soy ve nesep vasıtasıyla miras olarak sahiptir. Avam Kamerası üyeleri her nasılsa seçimle belirlenir. Parlamento’nun güçlü olduğu dönemler olduğu gibi güç yitirdiği zamanlar da olur. Fransa, İngiltere ve İspanya’da ulusal devletlerin güçlendiği on beşinci yüzyılda İngiltere kralı kısa zamanda güçlü duruma gelir. Kral Sekizinci Henry ve Kraliçe Birinci Elizabeth gibi kanun koyucular çok popüler ve güçlüdür. Onlar, sıklıkla parlamentosuz kanunlar koyar. 1603’te Kraliçe Elizabeth öldüğünde güçsüz İskoç krallar işbaşına gelir. Tıpkı Elizabeth gibi bu krallar da kendilerinin kanun yapma ve egemenlik hakkının ilahi bir hak olduğuna inanmaktadır. Fakat dirayetsiz bu krallar, halk tarafından sevilmemektedir. Kısa zamanda kendilerine düşman edindiler. Kısa zamanda parlamentoyla da kavgaya tutuştular. İskoç krallarının söz konusu kavgaları parlamentoyu güçlendirir. İngiltere’yi meşruti demokrasiye yöneltir.