Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

ÖNCE HALK , SONRA DEMOKRAT, SONUNDA KIRAT

Türk siyasetinde Atatürk’ün partisi Halk , sonra Menderes ile ilk muhalefet parti Demokrat , ardından Demirel ile Kırat Türk siyasetine damgasını vuran üç basamak anaç siyasi oluşumlardır.

Bu hafta merkez sağın kalesi bilinen Aydın iki etkinlik ile eski günlerini andı.

İlki hafta başında , Pazartesi günü ,Milli Aydın bankası Kültür merkezinde Aydın’ın abisi ve Ankara da Aydınlıların hamisi İsmet abi , Ankara’dan kızı Seynan Levent ve damadı Tamer Levent ile diğer kızı Ayşe Sezgin olmak üzere aile fertleri ve Aydın’lı yakın tanıyan çalışma arkadaşları ile anılarını paylaştılar.

Geçen gün Salı öğleden sonra , Hidayet Sayın Kültür merkezinde Demokrat Partinin 74. Kuruluş yıldönümü Genel Başkan Afyon Milletvekili Gültekin Uysal ‘ın katılımıyla kutlandı.

Her yıl Ankara da yapılan Demokrat parti kuruluşunun anma toplantısı bu yıl bir ilke sahne oldu ve Ankara dışında doğduğu Aydın topraklarında kutlandı.

74 Kıbrıs çıkartması ile 80 ihtilalini radyodan öğrendiğiniz gün davudi tok sesli hasan Mutlucan ‘ı aratmayan sesiyle sunucunun açtığı Demokrat Parti kuruluşu yıldönümü , Isparta, Ayvalık , Denizli ,Muğla gibi yakın ilerden parti yöneticileri ve sempatizanlarının katıldığı törende Aydın dan önceki dönem Efeler belediye başkanı Mesut Abi, yakın dostu ve yağcılar içi esnafının hamisi ve abisi Halis Günday ve Söke eski belediye Başkanı Süleyman Toyran ile Aydın İl başkanı Serhat Emanet ve yıllanmış demokratlardan Engin Polat, Selahattin Durak ile yıllarını partiye adamış vefakar Demokrat partililer salonu doldurdular.

İsmet abi ‘nin doğum gününü anma toplantısından çok daha kalabalık toplayan törenler Genel başkan Gültekin Uysal konuşmasında iyi bir hatiplik sınavı verdi.

Daha önce de dinlediğim Uysal, AKP icraatlarını eleştirerek, salonu heyecanlandırdı.

Türkiye başkanlık yönetim sisteminin uygun olmadığını ve eski parlamenter sisteme dönülmesi gerektiğini açıklarken , herkesin fakirliğini sabretmesini öğütleyen Kuran dan hadisler ve surelerle bunu dile getiren bazı çevrelerin sözlerini eleştirerek, aynı Kuran da yer alan haramiliğin neden söylenmediğini ,Türkiye nin çılgın proje değil , açlık ve işsizlik için çare aradığını belirterek, sıkı bir muhalefet gösterdi.

Salon da zaman zaman alkış toplayan Adnan Menderes sözleri ve Demokratlık deyişleri izleyenleri heyecanlandırdı.

Sonrasında konuşma yapan Doğru Yol Partisi Eski Genel Genel Sekreteri ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhan Yücel Türk siyasetindeki 1946 ruhuyla başlayan “ yeter söz milletin “ sloganından günümüze kadar geçen günleri ve yaşananları kronolojik olarak merkez sağ ve demokrat geleneğini anlattı.

Zaman zaman dönemin CHP lideri İsmet Paşa’nın , yükselen Demokrat Parti hareketinden ürktüğünü ve erken seçim kararı alarak , hareketi engellemeye çalıştığını ve “ açık oy , kapalı tasnif “ usulü 1946 seçiminde 66 vekilin seçilmesini engelleyemediklerini ve sonrasında da 6 vekilin daha seçimini iptal ettirdiklerini belirtirken , salonda CHP den Demokrat Partiye geçenlerin sessiz kaldığı gözlendi.

Merkez sağ geleneğinin ve Demokrat olmanın özelliklerini sıralarken , Millete inanmak, asker ve Polise sahip çıkmak, Bayrak ve Vatan sevgisi ile Hukukun üstünlüğüne inanmak olduğunu belirten Yücel, “ 3 kez askeri darbe ile görevden uzaklaştırılmalarına rağmen , Türk Silahlı Kuvvetlerin saygı ve güven konusunda , hala en üst düzeyde bağlılık içinde olduklarını ekledi.

Toplantı sona erdiğinde kesilen pasta ve sonrasında Aydın zeybeği oynayan efeler ile toplu fotoğraf çekilen karede partiye sonradan katılan isimlerin yer almaması dikkatlerden kaçmadı.

Genel başkan Uysal , birlikte fotoğraf çektirmek isteyenlerin hiçbirini kırmadı, sırasıyla herkesle uzun süre fotoğraf çektirdi.

Demirel gibi bazı dava arkadaşlarını isimle seslenen Gültekin Uysal , mütevazi , uzun boyu , karizmatik fiziki yapısı ve iyi bir hatipliği ile genç bir lider olarak geleceğin Aydınlık bir yüzü olmasına rağmen , basında yer verilmemesi, parlatılan diğer isimlerden sıra gelmemesi ve kendisini ve üstün meziyetlerini kamuoyuna aktaramadığından , hep geri planda kaldı bugüne dek.

Fotoğraf çektirirken bir partilinin “siz uzun boylusunuz , ben biraz ayaklarımın üzerine basayım “ dediği sırada, “ gerek yok biz vatandaşımızın yanında her zaman eğiliriz “ diyerek mütevaziliği tebessümlere neden oldu.

Demokrat parti , son referandum ve Genel Seçimlerde Millet İttifakı ile birlikte olarak , CHP, Saadet, İyi parti ile birlikte olduğunu açıklamıştı.

Bu İttifak ile Afyon dan milletvekili seçilen Uysal , 1976 yılında doğmuş ve 44 yaşıyla halen siyaset içinde orta bir yaşta.

Türk Ocağı Afyonkarahisar Şubesi, Liberal Düşünce Topluluğu, Afyon Eğitim Vakfı, Yörük-Türkmen Federasyonları gibi kuruluşlarda kurucu, üye ve yönetici olarak görev yaptı.

Bilkent Üniversitesinden mezun olmuş pırıl pırıl bir genç siyasetçi.

Bilkent Üniversitesi kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi bölümünden mezun bir hem okullu , hem de sahada en alttan gelerek yükselmiş bir alaylı.

Merhum başvekil Adnan Menderes’in memleketinde ilk kez ve yine Ankara dışında ilk kez Aydın da düzenlenen Demokrat Parti ‘ nin Kuruluş yıldönümü için Aydın'a gelenler hasret giderdiler.

Demokrat partinin mirası dün yazdığım gibi, günümüzde Millet İttifakıyla beraber yürüdü son seçimlerde. Bu ittifakın kırmızı çizgileri Demokrat parti ‘ nin ilkeleriyle örtüştüğü sürece birlikteliğin devam edeceğe benzer.

Demokrat Parti nin sosyal medya hesabından “Bugünkü iktidar partisi , bir siyasi parti değil, bir kişinin fan kulübüdür.” açıklamasıyla cesur olarak eleştirilerine devam eden ve “ kökü mazide olan gelecek biziz “ dediği DEMOKRAT PARTİNİN KURULUŞU

Demokrat ruhu , bundan 74 yıl önce, 1946 yılında ateşi yakılmıştı. 2.Dünya Savaşı`nın bitmesiyle basında ve mecliste çok partili siyasal sistemi savunan bir anlayış oluştu. Buna CHP genel başkanı ve cumhurbaşkanı İsmet İnönü de yaptığı konuşmalarla destek verdi. Bunu takip eden gelişmelerde, meclisteki bütçe görüşmeleri sırasında, CHP içinde başını Adnan Menderes, Feridun Fikri Düşünsel, Yusuf Hikmet Bayur, Emin Sazak gibi bazı milletvekillerinin çektiği bir muhalefet oluştu. 11 Haziran`da kabul edilen Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, parti içindeki muhalefetin güçlenmesine yol açtı. Bu yasanın görüşüldüğü sırada Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan, parti Meclis Grubu`na Dörtlü Takrir olarak bilinen bir önerge verdiler. Ülke ve parti yönetiminde liberal düzenlemeler yapılmasını isteyen bu önerge, 12 Haziran`da reddedildi. Bu gelişmelerden sonra Menderes, Köprülü ve Koraltan partiden çıkarıldı. Bayar ise önce vekillikten sonra partiden istifa etti. DP, 7 Ocak 1946`da Dörtlü Takrir`e imza atanlar tarafından kuruldu. Parti genel başkanlığına Bayar getirldi. DP, ekonomi ve siyasette liberal düzenlemeleri savunuyordu. DP`nin kuruluşu iktidar tarafından önceleri hoş karşılandı. Ama partinin gelişmesi, tavrın değişikliğine ve baskıların yoğunlaşmasına yol açtı. İktidar muhalefeti ihtilalcilikle suçlarken, muhalefet ise iktidarı tek parti özlemcisi olarak niteledi. Muhalefetin yasalarda ve seçim sisteminde değişiklik isteğinin iktidar tarafından kabul edilmemesi, çatışmaları arttırdı. Demokrat Parti, 21 Temmuz 1946`da yapılan seçimlere hile karıştırıldığını ileri sürdü ve miting ve yayınlara girişti. Ama bu tür etkinlikler sıkıyönetimce yasaklandı. DP, 7 Ocak 1947`de 1.Büyük Kongre`de kabul edilen ve Hürriyet Misakı olarak bilinen raporunda demokratik olmayan ve anayasaya aykırı yasaların kaldırılmasını; seçimleri yargının denetlemesini; cumhurbaşkanlığı makamının parti liderliğinden ayrılmasını istedi. DP`nin içinde de anlaşmazlıklar çıkmaya başladı. Özellikle İnönü`nün 1947`de yayımladığı 12 Temmuz Beyannamesi ile iktidar ve muhalefet arasındaki ilişkilerin yumuşaması, DP içindeki sertlik yanlısı grubu harekete geçirdi. Parti içindeki tartışmalar sonucunda Fevzi Çakmak, Yusuf Hikmet Bayur, Kenan Öner, Osman Bölükbaşı, Sadık Aldoğan ve Yusuf Kemal Tengirşenk öncülüğünde bir grup milletvekili partiden ayrılarak, 20 Temmuz 1948`de Millet Partisi`ni (MP) kurdu. DP, 17 Ekim 1948`de ara seçimlere, seçime güven duymadığı için MP ile birlikte katılmadı. 16 Ekim 1949 ara seçimlerinde de bu tavrını sürdürdü. 16 Şubat 1950`de gizli oy, açık tasnif ve yargı denetimini kabul eden, Yargıtay ve Danıştay üyelerinden oluşan bir Yüksek Seçim Kurulu`nu öngeren seçim yasasının kabul edilmesinden sonra, 14 Mayıs 1950`de yapılan genel seçimlerde DP, 487 milletvekilliğinin 408`ini kazandı. 22 Mayıs 1950`de Menderes başkanlığında ilk DP hükümeti kuruldu ve Bayar cumhurbaşkanı seçilerek genel başkanlıktan ayrıldı.Sonuçlar;DP:408,CHP:76,Bağımsız:2,MP:1 vekillik kazandı. Demokrat Parti birinci iktidar döneminde (1950-54) liberalleşmede önemli adımlar attı. Yabancı yatırımlar desteklendi. Ezanın Arapça okunması ve radyoda dini program yapılması yasağı kaldırıldı ve okullara din dersi kondu. 1950 yılında Kore`ye asker göndererek NATO`ya girişin ilk adımı atıldı. 1954`te laiklikten uzaklaştığı gerekçesiyle MP kapatıldı. Dış politikada Batı`ya yakın duruldu. Kore`ye asker gönderilmesinden sonra 1952`de NATO`ya girildi. Türkiye 1953`te Balkan Paktı`na, 1955`te Bağdat Paktı`na katıldı. DP, kuruluş ve gelişiminde demokrasinin savunuculuğunu yapmasına rağmen iktidara geldikten sonra özgürlükleri kısıtlamaya, hükümeti eleştiren gazetelere ağır cezalar ve sansür uygulamaya başladı. DP`nin bu tutumu 10 yıllık iktidarı boyunca sürdü. DP, 2 Mayıs 1954 genel seçimlerinde 541 milletvekilliğinin 503`ünü kazandı. İkinci iktidar döneminde (1954-57), iktidar ile muhalefet arası gerginleşti. Ekonomide olumsuz gelişmeler görüldü. İktidar baskılarını daha da arttırdı. Parti içindeki anlaşmazlıklar partinin bölünmesine ve 20 Aralık 1955`te Hürriyet Partisi`nin kurulmasına yol açtı. 27 Ekim 1957 genel seçimlerinde DP oyların yüzde 47,70`ini alarak 610 milletvekilliğinden 424`ünü kazandı. Bu seçimde muhalefetin oylarının toplamı iktidarın üzerine çıktı. DP`nin üçüncü ve son iktidar dönemi (1957-60), iktidar ile muhalefetin yer yer sokağa taşan sert çatışmaları ile sürdü. DP iktidarı çeşitli baskı önlemleri aldı. Ekonomideki çıkmazları gidermek için 4 Ağustos Kararları olarak bilinen önlemler alındı. Vatan cephesi kurularak partinin gücü ülke çapında kanıtlanmaya çalışıldı. Muhalefetin etkinliklerinin soruşturulması için TBMM içinde Tahkikat Komisyonu kuruldu. Komisyon, CHP lideri İnönü`nün TBMM`deki konuşmasını yasakladı. Yoğun baskılar karşısında 28-29 Nisan 1960`ta Ankara ve İstanbul`da üniversite öğrencilerinin olaylı protesto gösterilerini Harp Okulu`nun başkentte yaptığı gösteri yürüyüşü izledi (21 Mayıs). Başbakan Menderes radyoda yaptığı konuşmalarla kışkırtmalara kulak asılmamasını söyledi. Ege Bölgesi`ne giderek İzmir, Bergama ve Manisa`da CHP`yi eleştiren konuşmalar yaptı. 27 Mayıs 1960`ta silahlı kuvvetlerin yaptığı bir darbe hükümet devrildi. DP milletvekilleri ve parti yöneticileri tutuklandılar. Yüksek Adalet Divanı`nca yargilandılar. 15 kişi idama, 31 kişi ömür boyu hapse, 418 kişi değişik hapis cezalarına çarptırılırken 123 kişi de aklandı. Milli Birlik Komitesi`sinde idam, yönetim devri ve seçim tarihi konusunda görüş ayrılıkları çıktı. Bu gelişmelerden sonra daha sonra 14`ler olarak anılacak 14 subay yurt dışında çeşitli görevlerle sürgüne gönderildi. 14`ler olarak bilinen Milli Birlik Komitesi üyesi subayların yurtdışına sürgüne gönderilmeleriyle birlikte ordu içinde yaşanan ayrışma ilk kez açıkça ortaya çıkmış oldu. Bu grubun muhalefetine rağmen Adnan Menderes, Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu idam edildi. Celal Bayar ve Refik Koraltan ile 11 kişinin idam cezası ömür boyu hapse çevrildi. DP, 29 Eylül 1960`da kapatıldı. 5 Mayıs 2007 tarihinde DYP ve ANAP birleşerek kurdukları yeni partinin Demokrat Parti adını kullanacağını açıkladılar.

Daha sonra çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle ANAP ayrılmayı tercih etti ve sadece DYP ve DP ile Adalet Partisi de olmak üzere aynı merkezden 4 parti siyasete devam etmektedir.

SÖZÜN ÖZÜ :

BAŞKALARININ YOLUNDA YÜRÜYENLER , KENDİ AYAK İZLERİNİ BIRAKAMAZLAR.

MEHMET ÖZÇAKIR mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.532.3722627