Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

0 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ , SORUNLAR DÜĞÜMÜ

Milli ve dini bayramlar dışında ,

Herkesin, her mesleğin ve her kesimin 365 gün içinde bir günlük bayramı var,

Emekliler, gaziler,kadınlar , çevreciler, mühendisler vb..!

bugün de ekmeğini sahada ve haber ile kazanan “çalışan gazetecilerin “ bayramı.

Doğal olarak acaba “Çalışmayan Gazeteciler” de mi var sorusu geliyor akıllara.

basın mensubu olup da emekli olanlar , işi bırakan çalışanlar dışında fiilen bu kutsal ve kamusal görevi yürütenler için anılan bugün , 10 Ocak 1961 yılından bu yana kutlanan anlamlı bir gündür.

Çünkü yasalar gibi, basın herkese lazımdır.

Doğru yürüyen , gerçekleri savunanların dostudur basın,

Yalan dolan , yanlış yapanların korkusudur.

Türk basın tarihine ‘Dokuz gazete patronu olayı’ olarak geçen ve gazetecilerin haklarının ilk kez yasa ile güvence altına alındığı gün 10 Ocak 1961’dir.

4 Ocak 1961'de kabul edilen ve basın çalışanlarının bazı haklar ve yasal güvence sağlayan “212 sayılı kanun” adlı düzenlemenin Resmi gazetede yayınlanışı nedeniyle 10 Ocak günü kutlama günü olmuştur.1961-1971 arasında “Çalışan gazeteciler bayramı” adıyla kutlanmış; 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine, kutlama gününün adı, ” 10 Ocak Çalışan gazeteciler günü” olarak değiştirilmiştir.

Aslında bayram bir sevinç ve kutlama içindir.

Ama basın ve çalışanları mutlu mudur..?

Bugün bayram , seyran mıdır, yoksa sonu hüsran mıdır..?

10 Ocak artık ayakta durma çabası içindeki yerel basın’ın bayramı olmadığı muhakkaktır.

Üstlendiği kamusal denetim başta olmak üzere, görev ve sorumluluğu en üst düzeyde kutsal ve anlamlı bir mesleğin , bu işi yürütürken , sorunları göz ardı edilemez.

Her toplantıda “ güzide basın mensupları “ olduğu akıllara gelen basın emekçilerinin yaşadığı sorunlar göz ardı edilemez.

Yürütme ve yönetmelikler ile yasal düzenlemeler basının çığlıklarına duyarsız kalmamalıdır.

demoklesin kılıcı gibi basın’ın üzerindeyken ,

çalışanların sorunları dur durak bitmezken ,

yazılı basın , resmi ilanlar kılıcıyla ekonomik açmaza sürüklenirken ve kapanma eşiğindeyken ,

bu nedenle ekonomik bağımsızlığı , bağımlılığa dönüşe zorlanan basın ,

öncelikle bu sorunlarının çözülmesiyle gerçek bir gün kutlaması ve bayram yapacaktır.

ne zaman bir şehirde Yerel gazeteler satılır ve erkenden biterse,

başta Valilik ve yerel yönetimler bu konuya eğilirse,

işte o zaman yerel basın bayram yapacak günlere ulaşmıştır.

Kimilerinin işine gelmese de, Yerel Basın özgür ve özerk olmalıdır..!

Bu hem ekonomik anlamda , hem de saygınlık anlamındadır.

Çeşitli kurumlar bu desteğini özverili devam ediyorlar.

Örneğin Aydın Ticaret Borsası her gün en az 10 günlük gazete ve bir bölgesel gazeteyi satın alıp , üyelerine ücretsiz sunuyorlar.

Aydın Ticaret Odası (AYTO) tarafından ilki 5 yıl önce başlatılan ve bugün Efeler ilçesinde tekrarlanacak olan , 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yerel basın farkındalığı yaratmak üzere , yerel basının logo’ları ile hazırlanan afişi giydirilerek dizayn edilen tanıtım TIR’ında “YEREL MEDYANA SAHİP ÇIK” diye haykırmıştı.

Bugün ülke genelinde olduğu gibi , Efeler ilçesinde yapılacak olan etkinlik için en başta okurlar ve halkımız olmak üzere ,meslek odaları ve yerel yönetimler sahip çıkılmalıdır.

Örneğin Büyükşehir Halk ekmek büfelerinde yerel gazete satış köşeleri oluşturulabilir.

her ekmek alana bir gazete kampanyası adı altında yerel yönetimler gazeteleri EKMEKLE BERABER HALKA SUNABİLİR.

“hergün bir gazete , bir ekmek , hayat demek “kampanyası diğer illere de örnek olacak ve olumlu anlamda geri dönüşü olacaktır.

Sarı civcivlerdeki otobüslerde uzun yolculuklarda halkımızın gazete okuması sağlanmak üzere her otobüse birer gazete konulabilir.

Büyükşehir’in sarı civciv filosunda yer alan takriben 165 Otobüs için dağıtılacak yerel gazeteler, hem bir farkındalık yaratacak, hem de yerelde basına sahip çıkılmak adına , Aydın ve diğer Büyükşehirler için örnek bir rol model olacaktır.

Kamuoyunda eleştirildiği gibi tümü olmasa da bazı gazete ve gazetecilerin kurumların arka bahçesi olmamalıdır.

O zaman gazeteci ve gazete değil, kurum bültenisiniz demektir.

Gazeteciler objektif olmalıdır, yanlışı eleştirmeli , doğruyu örnek göstererek yüceltmeli, duygularını , kişisel çekişmeleri, siyasetini haber ve yorumlarına yansıtmamalıdır.

Objektif olamayan gazeteci olamaz.

Tıp doktorunun Hipokrat yemini gibi,bağımsız, tarafsız ve kamu adına sorgulayıcı olmalıdır.

Tüm bunlara karşın , kişiler , kurumlar ve habere muhatap olanlar da eleştiriye hoşgörü ile karşılamalıdır.

Açıkça , İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına misali aşağıda fıkradaki gibi bu özel günde , sorunlarımızın dışına çıkıp , biraz da tebessüm edelim..!

“Kaza yerinin etrafını polis kordonu ve meraklı bir kalabalık çevirmiştir.

Gazetesine iyi bir haber yetiştirmek isteyen muhabir,

çemberleri aşamayınca bir kurnazlık düşünerek seslenir:

-Yol verin! Yol verin! Ben kaza kurbanının oğluyum!

Yol verirler,muhabir yaklaşır.

Bir de bakar ki; arabanın önünde bir eşek cansız yatmaktadır.


Bir de ağzıyla kuş tutsa gerçekleri göremeyenler vardır..!


Bir ülkede iktidardaki siyasi bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.

Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle uğraşıyordu.

Nihayet sonunda “Öyle bir şey yapayım ki,gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve tüm basına duyuru yapar..!

-Pazar günü saat 10`da Boğaz köprüsünün altından denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.

Pazar sabahı saat 10`da tüm basın mensupları köprü altında toplandılar.

Bakan gelir ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başlar.

Karşı kıyıya kadar da yürüyüp geçince , Herkesin gözleri dehşetle açılır.

Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık yer alır. :

-Bakan yüzme bilmiyor!

Gazetecilik dünyanın en saygın ve onurlu mesleği olmasına rağmen ,

çalışanlarının sahibi oldukları bu dördüncü gücün farkında olacak, ekonomik özgürlüklerine kavuşturulmadığı takdirde , o ülkede tam demokrasi ve özgürlüklerden söz edilemez..!

Bugün gazetecilerin anlamlı gününü unutmayan Aydın Valiliğini , Aydın Büyükşehir ve Efeler belediyelerini anmadan geçmeyelim.

AGC nin sloganı olan , “SESİMİZİ DUYMASANIZ, SESİNİZİ DUYMAZLAR “ ilkesiyle Gazeteler okurlarıyla buluşacaklar bugün.

Öğlen saatlerinde 13.00 dan itibaren , Sevgi yolunda düzenlenen standlarımızda bizleri yalnız bırakmamanızı , ziyaretlerinizi bekleriz.

Tüm sorunlara rağmen bu çileli görevi yürütmeye çalışan basın emekçisi arkadaşlarım başta olmak üzere, 10 Ocak gazeteciler günü Aydın yerel basınına ve basın dostu Aydın’lı hemşehrilerimize kutlu olsun.

ÖZÜN SÖZÜ:

VİCDAN PUSULA GİBİDİR ,

EĞER ONA UYARSAN DOĞRU YOLU BULURSUN.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.5323722627