Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

SESİMİZİ DUYMAZSANIZ, SESİNİZİ DUYMAZLAR

Dün gün boyu çeşitli etkinliklerle kutlanan , 10 Ocak Çalışan gazeteciler günü Aydın Valisinin gece düzenlediği yemek ile sona erdi.

Bu kutlama ve anma günlerinde “ güzide basın “ dillerden düşmez , herkes bir günlüğüne yerel medya ile şirin pozlar ve görüntüler vermekten çekinmez.

Ama,

Acısıyla tatlısıyla her ilçede kamu adına denetim görevi üstlenen yerel basın , özgür iradesini kullanma , kullanamama ikilemi arasında gidip gelmektedir hala.

hani doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali,

acı da olsa doğruları yazan , ekonomik özgürlüğünü yitirmekle baş başadır.

Ya ilkeli doğru haber, ya da suya sabuna dokunmayan satırlar ve söylemler,

Basın doğruları yazsa, eşi dostu ve gelirleri gider..!

Yazmasa yaptığına gazetecilik denemez ,

Tam anlamıyla bir özgürlük , ancak ekonomik özgürlükten geçer.

Eğer yazmaktan çekinirseniz , gazeteci değilsiniz, doğruları yazar çizerseniz, bir daha gelmez ne eşinşz dostunuz , ne de ilan geliriniz

Nasıl ayakta duracak basın ,

Siyasi partilere her seçim öncesi belirli şartlarla , hazineden hibe yardım yapılmaktadır, bilirsiniz.

Kuralları koyularak , ciddi çalışan gazetelere , siyasi partilere yapıldığı gibi devlet desteği sağlanmalıdır.

Bu hak anayasal güvence altına alınmalıdır.

Gazeteci ekonomik girdilerini düşünmeden rahatça kamu adına görev yapmalıdır.

Dilediği doğruyu , gördüğü eğriyi rahatça sayfalara taşımalıdır.

Kamu denetimi yapan dördüncü güç , böylece bağımsız olarak görevini yapması sağlanmalıdır..!

Ekonomik sorunlardan sonra gelelim kendimize,

Bir meslekte kendi işini yapamayanlar için kullanılır terzi benzetmesi.

“Kendi söküğünü dikememek”

İğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batıralım,

Basındaki kısır iç çekişme,egolar, kişisel kıskançlıklar ,

Diğer mesleklerden farksız.

Ama bu çekişme saygı sınırını aşmadan yapıldığında ,

Başımızın üstüne,

Ancak amacı dışına

taşan ,karalamalar, dedikodular, toplum vitrinin de, hiç mi hiç hoş karşılanmıyor.

Saygın bir mesleğin , saygın çalışanlarının bazılarının içine düştüğü ego ve kısır çekişme,

Bizi izleyenlerin , bize olan saygısını da , güvenini de maalesef düşürüyor.

Başkalarından Saygı görmek istiyorsak, önce kendimize saygı göstermek zorundayız.

Bir meslek ve Cemiyet ancak böyle yücelir.

Gene Aydın Gazeteciler Cemiyetinin geçen yılarda başlattığı meslekte birlik ve beraberliği sağlamayı amaçlayan “Bu şehir senin yerel medyana sahip çık “ başlıklı afişleri Kentte her yeri süslüyordu.

Oldukça anlamlı ve vefalı bu çalışma,

Bugüne dek,Aydın'ın, Gazetelerine sahip çıkmadığının,

Büfelerden gazete satın alarak , maddi destek verenlerin çok az olduğunun açık bir tespitiydi.

Aslında basın kendi bindiği dalı kesen Nasreddin Hocadan pek farkı yok.

Neden mi..?

İnternette , gazetelerin Web sayfaları önünüze,

Tıklayın başlıkları ,okuyun haberleri..!

İşte bu nedenle gazetelere, mürekkep kokan sayfalara dönüp bakan yok..!

Bayilerden gazete satın alan hiç yok.

internet gazeteleri bedava hizmet sunarak yerel haberlere daha kolay ulaşım sağlarken,

Siz gidip gazete alırmısınız..?

Hayır mı dediniz..?

Ama almalısınız..!

Aydın Ticaret Borsası gibi salonunda günlük gazetelerden

Her gün onar tane alarak üyelerine , okuma olanağı sağlaması ve üyelerine dağıtması,

Bu kentten kazananlara örnek olmalıdır.

Çünkü düzenli gazete satın alma alışkanlığı olmayan yerel basının ayakta durabilmesi sadece resmi ilanlarla ,reklamlara bağlıdır.

Büyükşehir Yasasının Aydın yerel basına daha ağır yaptırımlar ve yeni düzenlemeler getirdiği açıktır.

Bu nedenle gazete çalışanları ve sahipleri ciddi olarak sondan bir önceki basamakta çok zor günlerden geçmektedir.

Her geçen gün akşamından sonra , yarın daha kötü güne başlanmaktadır.

Bu nedenle, ortak sorunlarda ve konu Aydın olunca, bir araya gelmenin ,kenetlenmenin zamanıdır.

Ama bu sektör maalesef basın emekçisi çalışanlarına ekmek verebilmekten uzaklaşmaktadır.

Bakın son yıllarda kimler bu sektörden genç yaşta ayrılarak geçimini nereden temin etmeye başladılar..?

Hangi muhabirler ayrılıp esnaflık gibi diplomasının dışında bir başka mesleği seçmek zorunda kaldılar..?

Satılan , el değiştiren ve en acısı kapanan gazeteleri de biliyorsunuz..!

Sektöre genç eleman katılmıyor.

Çünkü maalesef bu gençler evlenip barklanınca , aldıkları maaşla bir evi geçindiremiyor..!

Öte yandan gazeteci kimdir , kim değildir sorusuna da yanıt bulunamıyor..!

gazeteci olunmaz doğulur..!

Üniversitelerin iletişim mezunları eğer varsa bir becerisi iyi bir gazetecidirler.

eğer o meziyet içinde yoksa eğer, istediğiniz kadar diploma alın nafile..!

yazı ve hitabeti yerinde olanlar bu mesleği yapıyorsa, onlara burun kıvırarak bakmaktansa, ürettiklerini görmek ve değerlendirmek gerekir.

Çünkü yerel basında boşluk işte bu kalemi güçlü yazarlar tarafından doldurulmaktadır.

Eğer biri sizi arkanızdan eleştiriyorsa , biliniz ki ondan bir adım öndesiniz demektir.