Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

CEHALET NE GÜZEL ŞEY, HERŞEYİ BİLİYORSUN

Yeni bir yıla girmenin ümit ve beklentileri içinde 2020 yılına hoş geldin diyeli, nerdeyse 5-6 hafta oldu.

Ama bu kadar kısacık sürede nerdeyse yılın onda biri süresinde tanık olduğumuz yaşanan olaylar adeta bir yıl geçmiş gibi acı ve hüzün dolu.

Elazığ depremi, Van Bahçesaray çığ afeti, Sabiha Gökçen havaalanı uçak parçalanması, Suriye’ de yabancı topraklarda ihanete uğrayan şehit edilen askerlerimiz, Avrupa parlementosu kürsüsünde , İnterpol kırmızı listede aranan bölücülere söz veren ve bayrağımızı yırtan hainler, on yıl öncesinden bu yana vatanseverlerin seslerini yükseltmelerine rağmen sessiz kalanların , nihayet bugün itirafıyla , Ege denizinde boş duran adaları işgal eden Yunanistan’ın bu eylemini doğrulamaktan başka bir şey yapmayanlar, içinde bulunduğumuz kış ayında yitirdiğimiz onca sevdiğimizin yanı sıra dün vefatıyla derin üzüntü duyduğumuz yerel medya gazetecisi , camiada herkesin tanıdığı Erdal Karakavukoğlu’nun vefat haberi yeni yıl sevincimizi eritti ve bitirdi. Ölenin arkasından söylenecek ve elden gelen tek şey rahmet dilemek.

Dün beycaminden ikindi namazıyla beraber ebediyete uğurladığımız Erdal dan geride kalan ailesi Eşi Fetiye ve dünyalar güzeli Ece kızımıza ailesi ve yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

TV kanallarında gün boyu canlı yayınlanan çığ afeti ve uçak iniş kazasının neden olduğu acıların en büyük sebebi, açıkça eğitimsizlik ve bilgisizlik.

2019 yılı Nisan ayında kaza yapan aynı havayolu firmasının uçağıyla , İzmir den ,Sabiha Gökçen havaalanına iki arkadaşımla uçmuştuk.

Ne yalan söyleyeyim , ayağımı yerden kesen her şeyden ürkerim.

Haydi araba neyse de, Uçak havada yapayalnız içindeyiz.

10 ay önce aynı rotada ilkbahar olmasına rağmen , bulutlu havada yerden 9 km yukarıda İzmir den 45 dakikada indiğimiz Sabiha Gökçen havaalanına indiğimizde uçak yolculuklarının en güvenli yolculuk aracı olduğunu bir kez daha yaşadık , ama olası bir kazada kurtuluşun imkansız olduğu da net ve açık.

Bu afetler , kazalar neden hep bizi buluyor ? Kış şartlarında uçak , asla tercih edilmeyecek bir araç gibi geliyor bana.

Aynı saatte, daha önce 2 uçağın pas yaparak inişten vazgeçmesine rağmen , kaza yapan pilot neyi düşünmüş olmalı ki..?

Yağışlı havalarda bozuk pistte biriken suyun , hava yastığı görevi yaparak iniş takımının zemine tutunmayı engellemesi nedeniyle mi, rüzgarın ani hız ve yön değiştirmesi mi anlaşılacaktır ama, olan hayatını kaybedenlere ve yakınlarına bıraktığı acı kaldı geride.

Uçakta uçuş öncesi hostesler , hava maskelerini önce yetişkinlerin takmasını , sonra çocuklarla ilgilenilmesini isterler. Neden ..? Çünkü önce kendinizin öz güvenliğinizi sağlamanız, sonrasında diğerlerine yardımcı olmanız öğretilir.

Peki biz ne yapıyoruz , her şeyi unutup bodoslama olay mahalline dalmaktan çekinmiyoruz.

Van çığ felaketine ne demeli..?

Deneyimi olmayan sivil ve resmi kişiler 39 kişinin büyük çoğunluğu , yardım etme içgüdüsüyle hareket ederek , öne atılmasından bu acı olay meydana gelmedi mi..?

Organize olmak gerekir iken , sanki enkazdan eşya çıkarmak ister gibi herkes insani duygunun etkisiyle canından oldu.

Oysa çığ hafife aldığımız kar’ın nasıl bir ölüm ve felakete neden olduğunu herkese gösterdi

Afad Müdürü da çığın altından yaralı olarak kurtarıldığını gördükten sonra , bizim bu kurtarma işini hala öğrenemediğimizi gösteriyor.

Aynı şey deprem içinde söz konusu.

Hasarlı binalarda eşya almak için giren , hala birer bomba olan evlerde yaşayanlar, İstanbul da artık geleceği kesin olan kıyamet’e rağmen , sessizce ölümünü bekleyenler, ne kadercilikle ne de adam sendecilikle açıklanabilir. Açıkça çaresizlik içinde tehlikenin üzerinde yaşamaya devam etmektedir.

Oysa 1999 yılındaki Marmara depreminin üzerinden geçen 20 yıl içinde , o kadar etkin ve kalıcı önlem alınabilirdi ki..!

2020 yılı felaketler yılı olarak anılmaması için , bu toprakların üzerinde yaşayan bizler bilime inanmak ve ilime göre davranmak zorundayız.

SÖZÜN ÖZÜ:

DOST GERÇEKLERİ,

DÜŞMAN İŞİNE GELENİ,

DELİ AĞZINA GELENİ,

AŞIK İÇİNDEN GEÇENİ SÖYLERMİŞ.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828