Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

SİYASİ SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR

Rus yazar Ivan Turgeyev’in 1867 de kaleme aldığı ünlü Roman ‘ın Orijinal adı “Babalar ve Çocuklar” Türkçeye “Babalar ve Oğullar” olarak tercüme edilmiştir.

Aslında aynı adlı bir başka Roman Jale Parla tarafından daha sonra yazılmıştır.

“Babam ve oğlum “ ise bir Çağan Irmak filmi.

Benzer senaryolarla , babalar ve çocukları ile yakınları Türk siyasetinde gündemde oldu.

Tek başına iktidar olmak , tehlikeli bir zirvede oturmaktan farksız.

Tüm gözler aşağıdan size bakarken ,

siz zirvelerden neler olup bittiğini gözlüyorsunuz.

Ama her yeri görebiliyor musunuz ?

Herkesi işitebiliyormusunuz..?

Sessiz çoğunluğun , suskunluğunu duyabiliyormusunuz ?

Yoksa çevrenize doluşan bir yığın , futbol fanatiği benzeri ,siyasi taraftar ve hayran , kimileri de çıkarcı olanların alkışlarından diğerlerinin sesini duyabiliyormusunuz..?

Düne kadar başka partilerden karşıya küfrederken ,

bugün karşıya geçip methiye düzenler, alkış tutanlar.

Çoğunluk olmanın verdiği sarhoşluk , buna bağlı karşı seslere karşı geçici sağırlık iktidarların en tehlikeli hastalığıdır.

Yakın tarihimizi anımsayalım.

Bu sarhoşluk ve geçici sağırlık , Vatan Cephesi kurulması, Kırşehir’in ilçe yapılması , gibi gereksiz kararlar ile Demokrat parti lideri rahmetli Başvekil Adnan Menderes’e sonrasında Demirel zamanında Yeğen Yahya nedeniyle Demirel ‘in başını ağrıtmış, ama yargı başbakanın yeğenine çekinmeden ceza vermişti. 80’ den sonra iktidara gelen Anavatan partisi Başkanı ve başbakan Özal ve ailesini de iktidar sarhoşluğu epey zora sokmuştu.

Geçen ay Kuşadası’nda yitirdiğimiz Zeki Küçükberber’in Jaguar hediye ettiği Özal’ın damadı Asım ve eşi Zeynep kızımız,

Tepkiler üzerine ultra lüks arabayı geri vermek zorunda kalmıştı.

Hatta davulun içinden jaguar partisi dahi kurulmuştu.

Türkiye de ilk kez Özal zamanında Devlet bakanı İsmail Özdağlar ,

UM denizcilik sahibi Uğur Mengenecioğlu’ndan 1985 yılında petrol taşımacılığı işi için ,

Dönemin parasıyla 25 milyon lira rüşvet skandalı üzerine bakanlıktan azledilerek ,

Yüce divan’a sevk edilmiş ve iki yıl hapis yatmıştı.

tarih tekerrürden ibarettir.

Hiç ibret alınsaydı tekerrür eder miydi tarih..?

Kiminle konuştuysam ,kamuoyunda vicdanlar rahat değil

yargı önünde hesap vermedikçe , temiz eller siyaseti için üzerini örtmeden , geçmek , Bir şeyin şuyuu , vukuundan beterdir demektir.

Açıkça Türkiye üzerinde , geçtiğimiz onca yılda çok çirkin oyunlara sahne oldu.

Bu kirli oyunun içine , sonradan aklanan , kimileri görevden el çektirildi, kimileri sessiz sus pus kaldı..!

Ne demiş Ulu önder Atatürk..?

Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır. Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, çerideki cephenin suskunluğudur.

*****

“Meslek liseleri, Memleket meselesi” derdi rahmetli Koç ailesi.Ne doğru söylemiş.

Beyaz yakalı lise mezunları ile masabaşı iş arayan beyaz yakalı Üniversite mezunlarının Aydın da işsizliği had safhada.

Her gün en az üç beş kişi benden oğlu kızı için iş arıyor.

Aracı olmamı istiyor.

Gel gelelim, meslek liselerinden mezunlar için kolundaki bilezikle bir iş edinmek daha kolay.Ama masa başı iş arayanlar hep hüsran. Hala baba parası ve harçlığı ile yaşayan genç mezunlar içine kapanıp, utançlarından sokağa bile çıkamıyor artık.

Bir başka sorun da meslek bulanların ve Meslek edinen aynı işi yapanların bir araya geldiği topluluklar,

Meslek odaları en güçlü sivil toplum kuruluşlarıdır.

Kamu hizmeti veren , sosyal sorumluluk projeleriyle kentlerine destek olan ,

Odalar , barolar, dernekler , bugünlerde çok sessizler.

Hatta kuruluş yıldönümlerinde , üyelerinin yalnız bıraktığı , Odalar, çevresine ilgisiz ve sessizler.

Üyeleri de aynı şekilde odalarına ilgisizler.

Oysa toplumun sesi, direği olup, haksızlıklara , olumsuzluklara karşı çıkmağa

Üyelerin haklarını korumağa çaba göstermeleri gerekirken ,

toplumun her kesiminde olduğu gibi ,

hem üyelerinin hem de yöneticilerinin üzerine ölü toprağı serilmiş.

Üyeler meslek odalarına , derneklere ilgisiz,

Odalar da üyelerine..!

Her ikisi de topluma , kentine sırt çevirmiş.

Vatandaşlarda kendilerine..!

Bir ölü toprağı serilmiş milletin üstüne

Ama Barolar bu tespitten istisna .

Aydın Çevre sorunları başta olmak üzere, Atatürk karşıtı söylemler, Toplumsal yüz kızartıcı olaylar karşısında kurum olarak ayaktalar.

Ama söylediklerini bir avuç duyarlı Aydın’lı , Üç beş Sivil Toplum Kuruluşu dışında katılan ve destekleyen gruplar çok az.

Hata yapmamak için , herkesi dinlemek lazım.

Sonrasında üzülmemek için yanımızdakini değil, karşımızdakini de anlamak lazım.

Siyasi ayrımcılıklara son vermek, yaşadığımız bu son vatan toprağında kişilerle uğraşmak değil, toplumsal kararlarda birleşmek lazım.

Bana içini döken ,sokaktaki adam ve kadın hiç hoşnut ve mutlu değil.

Birilerinin bu gerçeği unutmaması lazım.

Yoksa necip Türk milleti, demokratik hakkını sandıkta yine kullandığında kimse şaşırmasın.

“Çılgın Türkler “ için ikinci bir kitap daha yazılmasın..!

SÖZÜN ÖZÜ :

POLİTİKACILAR HALKIN ÇIKARLARINDAN FARKLI ÇIKARLARA SAHİP OLAN İNSANLAR TOPLULUĞUDUR.-Abraham Lincoln

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER - AYDIN

GSM : 0.5095.8077828