Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

HER ŞEY KADINLAR İÇİN


Dün 8 Mart dünya kadınlar günüydü..

Daha dün gibiydi 14 Şubat sevgililer günü,

Ardından gelsin iki ay sonra 10 Mayıs Pazar günü anneler günü.

Yazımın başlığı gibi, Her şey kadınlar için .

Ama aslında gerçek hayatta öylemi..?

Kafamıza bir şey sıkça yerleştiriliyor .

Siz ister buna sübliminal mesaj deyin , isterseniz direk mesaj deyin, amiyane tabirle , imam bildiğini okumaya devam ediyor.

Hayır kıskandığımdan değil de, bu dünyada neden her şey kadınlar için adanmış olduğu halde,

kadın’a şiddet ve kadın cinayetleri neden zirvede.?

Bu özel günlerin anlamını bir türlü içimize sindiremedik demek ki..!

Ya da sadece ” laf olsun torba dolsun “ misali , o günlerde , anmalar , yürüyüşler ve konuşmalarla geçiştirip gidiyoruz..!

Ülkemizde kadın erkek birlikteliğinin mutluluk ve güzellik getiren yanları değil de, hep kısır çekişmeler ve kavgalar , cinayetler eksik değil gündemde.

Nedeni..?

her şey de olduğu gibi EĞİTİM eksikliği.

Aileden gelen iyi, kötü kazanılan bilgi , kazanımlar ve etkiler sonunda , gerek erkek , gerek kadın edindiği deneyimleri evlilikte de elin kızıyla veya elin oğluyla olan birliktelikte aynen uyguladığından çıkıyor bu sorunlar.

Ne erkeği kadından uzaklaştırma , ne adli yargılama , ne de tutuklama , hiçbir dış müdahale aile içinde eşler arasındaki ilişkiyi sağlıklı yürütülmesinde etkili olabilmiştir.

Sorun çiftlerin eğitimi ve özellikle evlilik öncesi “ evlilik okulu “ndan mezun olmasındadır.

Bu da yeterli mi..?

En azından çekişmelerin yarı yarıya azalmasına neden olacaktır.

Aslında en büyük sır empati de gizlidir.

eşlerin hiç denemediği ve veya egolarından arınamadığı için karşısındakinin neler düşündüğünü , onun yerinde olsa yapılanlara nasıl tepki göstereceğini bilmek bile istemediğinden , maalesef evliliklerde iki kişilik yalnızlıklar süre gelmektedir.

“ kadın onu bilenler için bir nefes, bilmeyenler için nefs’tir “ der özlü söz.

Kadınların ve erkeklerin farklı yaratılışları doğal ve değiştirilemez .

Ortalama bir ilişkide bu farkı ancak duygusal yoğunluklu kadınları , daha yoğun bir sevgiyle kapatabiliriz.

Sevmek aslında her şeyin ilacı değil midir..?

eğer sonuç alamazsanız dozunu arttırın der , terapistler.

Herşey de olduğu gibi dünyanın her şeye iyi gelen ilacı SEVGİ ‘ dir.

Ama sevgi yüzünden hayatını karartan kadınların öyküsüne bir örnek , adı eşim gibi diğer AYTEN leri tenzih ederek , Bursa Kent müzesinde gördüğüm , özel bir köşede yerini almış , DELİ AYTEN’in hikayesi çok dikkatimi çekmişti.

YEREL TARİH için yazdığım daha önceki köşe yazılarımı okuyanlar , bir kentin tüm değerlerinin KENT MÜZESİ içinde nasıl sergilendiğini ve bunun içinde o kentin delileri de dahil her şeyinin yer aldığını hatırlayacaklardır.

Efendim DELİ AYTEN Bursa da yaşamış bir kadın. Tam adı AYTEN ŞENAŞIK

Bursa Kent Müzesinde hayatı anıları ile ilgili bezenmiş özel bir köşesi var. Ayten 1935’te Bursa romanlarının yaşadığı semtte , Kamberler’de geldi dünyaya, 1992’de de Kamberler’de göçtü bu dünyadan.

Bursa’da çok ünlüdür “Deli Ayten”. Sokak sokak dolaşması, Kapalıçarşı esnafıyla diyalogları, kızdığında attığı taşları ama en çok da çantaları, davulu ve cümbüşüyle bilinir. Bilinir ama hikayesini anlatan azdır.

Ayten Şenaşık 16 yaşındayken kendisinden 5-6 yaş büyük bir adama aşık olmuş. Ama ailesi çok içki içiyor diye kızın sevdiği adama kavuşmasına engel olmuş ve aslında böyle başlamış Ayten’in hikayesi. Üzüntüden yemeden içmeden kesilmiş zavallı genç kız. Zaten o dönemde yitirmiş aklını. Ailesi doktor doktor gezip Ayten’in durumuna bir çare aramışlar. Altı yılın sonunda da çareyi onu sevdiğine kavuşturmakta bulmuşlar ve evlenmelerine izin vermişler.

Aşıklar sonunda kavuşsa da artık her şey için çok geçmiş buluştuklarında. Çünkü Ayten’in gerçeklikle aklı arasındaki mesafe kapanmamış asla, cümbüş Hasan da alkolizmin derinliklerinde kaybetmiş kendini ve bir gün bırakıp gitmiş evini Hasan, Ayten de kocasından kalan cümbüşü eline alıp davulu boynuna takmış ve sokak sokak aramış onu her yerde. Bir kaç yıl sonra Hasan ölünce de hikaye tamamen kapanmış ve Ayten kalan ömrünü sokaklarda tamamlamış.

İşte bu Ayten, 57 yaşında, 12 Mart 1992 günü Kızyakup Mahallesi’ndeki kulübesinde bir başına öldü. Bu kadın sabahtan akşama kadar omzundaki davul, kolundaki renkli çantalarla o çarşı senin bu çarşı benim şeklinde gezer dururmuş. Deli Ayten hıdrellezde , en güzel elbisesini giyer, derme çatma evinden yola çıkar, Önce kendi mahallesinde davuluna üç kez vurur ve mahallede yaşayan iki deli ile beraber üçü bir diğer mahalleye gider, oranın delisini alırlarmış konvoya. Böyle böyle Bursa’yı dolaşırlarmış hep beraber.

Bursa’nın delileri Ayten’in ayinine eşlik ederken, Bursalılar da uykularından uyanıp camlardan alkış tutarlarmış onlara. Günün sonuna doğru da Müzisyenler Kahvesi’nin önüne gelinirmiş. Orada müzisyenler darbukalar ve davullarla karşılarmış hepsini. Hakkında kimisi çok zengin bir İstanbullu olduğunu ve gençken delirip Bursa’ya geldiğini söylermiş. Kimisi de Bursa’ya Selanik’ten göç ettiğini ve ailesini bir yangında kaybettikten sonra delirdiği söylense de, aslında bir büyük aşk’tır aslında Deli Ayten’inki..!

Öldükten sonra da mezarı Zeki Müren, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi isimlerin heykellerinin yanında heykeli Bursa esnafı tarafından yapıldı. Pınarbaşı’ndan kaldırılan cenazesine üç bin kişi katıldı. Ayten Şenaşık ya da Bursalıların tanıdığı isimle “Deli Ayten”, Bursa’nın ünlü Roman mahallesi Kamberler kentsel dönüşümle parka çevrildiğinde heykeli dikilen bir Roman kadın. O parkta başka da hiçbir kadının heykeli yok.

Ayten’in heykeli 2009 yılında doğduğu, büyüdüğü ve öldüğü mahalle yıkıldıktan sonra yapılan parka dikildi. Gazeteler bu haberi “‘Deli Ayten’ Mahalleye Geri Döndü” başlığıyla verdi.

Bursa’da doğup büyümüş biri olarak yıllar sonra ufacık bir ajans haberinde “Deli Ayten Tiyatro’ya Uyarlanıyor” başlığını gördüğüm zaman işte bu yüzden çok heyecanlandım.

Kadınlar gününde Ayten’i nu hüzünlü öyküsüyle aşk ve sevginin her şeyin üstünde olduğunu unutmayalım istedim.

Bir düşünün , sizin de çevrenizde yaşamış bir Ayten mutlaka vardır.

Kim bilir belki o sessiz Ayten sizsinizdir..!

SÖZÜN ÖZÜ :AŞK SANDIĞIN KADAR DEĞİL, YANDIĞIN KADARDIR.-Mevlana

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER - AYDIN

GSM : 0.505.8077828