Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

VİRÜS’ÜN DÜŞÜRDÜĞÜ MASKELER

Eskiden lise yıllarımızda Geometri derslerinde tanjant ,Sinüs , Kosinüs öğrenirdik.

Artık hayatımıza biyoloji dersinden Virüs de girdi, yerleşti.

Nerdeyse 1 ay önce ilk belirtileri için ciddi önlem alınmaya başlanan ülkemizde her gün acı haberler gelmeye başladı.

Sağlık Bakanı açıklamasında daha başındayız derken kontamine yani bulaşmanın ve salgın’ın henüz tavan yapmadığını ve olası kayıpların daha da artacağı anlaşılıyor.

AKP il başkanı muhtemelen resmi kaynaklardan aldığı bilgilere göre yaptığı açıklamada , İlimizde bugün itibariyle toplam tescilli yatak sayımız 3.210, toplam yoğun bakım yatak sayımız 503, toplam ventilatör ( otomatik solunum cihazı ) sayımız 318 olup, yatak doluluk oranımız ise % 60 civarında .

Milletimize sokağa gerekmedikçe çıkmayın , çıkanların da fiziksel mesafelere uyun , maske takın uyarılarına rağmen , özellikle doğuda ve batıda da ana caddelerde buna uyan olmayınca , daha ciddi önlemler alınmaya başladı.

20 yaş altı ve 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağı , büyükşehirlerde de giriş çıkış yasağı getirilmek zorunda kalındı.

Haksız mı bu kararı uygulayanlar.?

hayır doğrusunu yaptılar.

Çünkü biz toplu yaşamaya ve kurallarını uygulamayı başaramdık..!

PTT kapılarında maç kuyruğu gibi dizilmiş birbirini iten insanlar, özellikle Efeler de bizzat tanık olduğum gibi Aydın Kültür Merkezi önündeki banklarda birbirine sarılmış gencecik kız ve erkekler , tüm uyarılara karşın söz dinlememekte ısrarcı “ canı sıkılan “ yaşlılar..!

nereye kadar..?

Her zaman söylerim.

Biz Türklere mahsus “ bize bir şey olmaz “ genlerinin acilen alınması gerek, ya da mutasyona dönüştürülerek , “ tedbirli olma “ genleri aşılamak lazım.

Biz millet olarak ancak başımıza gelince anlıyoruz hayatın gerçeklerini.

İnandırıcı gelmiyor felaket başımıza gelmedikçe.

Geldiğinde de , iş işten geçmiş oluyor.

Zamanı gelince hürriyetlerin kısıtlanmasına hepimiz karşı çıkarız ama, görünmeyen düşmana karşı zorunlu yaptırım şart oldu.

AKP İl Başkanı Ömer Özmen’in açıklamasında bu aşamada yoğun bakım yatak sayımızın % 60 dolu olması çok düşündürücü.

Henüz başında olduğumuz pandemi , zirveye çıktığında bu oranın daha çok artacağı düşünüldüğünde yoğun bakımın yetmeyeceği çok net anlaşılıyor.

En iyi enerji tasarrufu , enerjiyi boşa kullanmamaktır sözünden hareketle , en iyi sağlık tedbiri hastalanmamaktır, sokağa çıkmamaktır.

Aksi takdirde EVDEKAL çağrısına uymayanları bekleyen YATAĞA BAĞIMLI KAL , ardından YOĞUNBAKIMDAKAL ‘a dönüştüğünde yapacak bir şey kalmayacaktır.

Şaka değil bir ay evde kalmak , bir hayattan daha az mı değerlidir..!

Tabii, herkesin dillendirdiği gibi, çalışmak zorunda olanlara allah sabır versinç.

Onlarda evde kalmak istiyorlar mutlaka ama , peki ödemeleri ve asgari geçim kaynağı olmadan nasıl olacak..?

Muhtemelen bu çözümü düşünmeden , sokağa çıkma EVDEKAL diyenler , Türk ailesinin birbirine bakacağını , bir kap yemeğin paylaşılacağını düşünerek sosyal dayanışmaya güveniyor olmalılar..!

Ama , doğal gaz , elektirk, su , ev sahibi ise bu aylarda ödenecek olan emlak vergisi, kiracı ise kira ücreti, işyeri sahibi ise aylık kirasını düşünmeden , daha önce kazançlarından varsa birikimi kullanır demek gerçekçi değildir.

Virüs ‘ün düşürdüğü maskelerden biri de Sağlık sektörünün hazırlıksız yakalandığı iddiasıdır.

Oysa Geçen yol 2019 Nisan ayında Dünya Sağlık Örgütü’nün önlemleri almak üzere pandemi uyarısı yaptığı çıktı ortaya.

Bir çok devletin buna kulak arkası yaptığı bugünkü hazin tablodan görülüyor.

İtalya ve İspanya Sağlık sektörünü özelleştirdiğinden, salgını önlemede ve kayıpların artmasından en çok acı çeken iki ülke. Oysa Almanya hastanelerinin büyük çoğun luğu devlete bağlı.

Bu hazin tablo 15 yıl önce Avrupa da yaşanan bosna hersek katliamının bir acı karşılığı olarak düşünenlerde var sosyal medyada.

İlahi adalet, kaderin karşı tecellisi , Avrupa ‘ya bu acıyı yaşattı.

ama olanlar maalesef sade vatandaşları olumsuz etkiledi.

Bu acı virüs salgınından ders çıkarmak lazım.

Temel hizmetlerin özelleştirme ile giderilemeyeceği açıkça belli oldu.

Adalet , güvenlik gibi hizmetlerin yanı sıra, eğitim ve sağlık gibi temel hizmetler devlet eliyle yürütülmeli, enerjide de ulusal çıkarlar için devletin elinde üretim kaynakları bulunmalıdır.

Belediyelerimiz, başta BÜYÜKŞEHİR ve EFELER BELEDİYESİ olmak üzere diğer ilçe belediyelerimiz de , sosyal hizmet olarak , acilen vatandaşlara evlerinde , kent meydanlarında ücretsiz MASKE dağıtmalıdır.

Bu maskelerin en fazla 4 saat kullanım süresi olduğu gözetildiğinde ACİLEN seri üretimlere geçilmelidir.

Aydın da Işıklı köyünde yapılacak yeni ŞEHİR HASTANESİ ile yıkılacağı konuşulan eski devlet hastanelerinin kesinlikle yıkılmaması ve bakımdan geçirilerek olası salgında kullanılması planlanmalıdır.

Böyle benzer salgınların GEÇMİŞTE SIKLIĞI ve GELECEKTE TEKRAR OLABİLECEĞİ düşünülerek , AYDIN DEVLET HASTANESİ ile ATATÜRK DEVLET HASTANESİ YIKILMAMALI , MUTLAKA REZERV PANDEMİ HASTANESİ OLARAK DÜZENLENMELİDİR.

BU ZORLU GÜNLERDE biliyorum tehlike ile neşe yan yana olmaz ama, elinizden gelen, normal hayatı yaşamaya gayret ve tebessüm edin.

Sahte de olsa siz bir kere başlayın , gerisi gerçek olarak gelecek ve devam edecektir.

Unutmayın virüs gibi UMUT ve MUTLULUK da bulaşıcıdır..!

SÖZÜN ÖZÜ :

PARA KAZANMAK İÇİN SAĞLIKLARINI HARCAYANLAR ,

SAĞLIKLARINI GERİ KAZANMAK İÇİN KAZANDIKLARI O PARAYI HARCARLAR.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER -AYDIN

GSM : 0.505.8077828