Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

GELDİ GEÇTİ RAMAZAN, NE KALDI GERİYE ANLAYAN

Daha dün gibiydi ilk günü kutsal Ramazanayının ,

Sayılı günleri , saymadığınız zaman neçabuk geçer,

Nasıl geçti koca bir ay..?

Geçtiğimiz günlerde sonaerdi , hem ramazan , hem de songünü bayram.
haftalar gün , aylar hafta, yıllar ise ay gibi gelip geçiyor.

Bunu ancak emekliler çok daha iyianlayabiliyor.

Mevsimler ise öyle çabuk gelip geçiyor ki,

Geçen yıl denizde çekilen fotoğraflar ,sararmadan bir yenisi geliyor yazmevsiminin.

Daha geçen günmüş gibi yediğimiz karpuz , şeftali, üzümincir, ne çabuk be sene sırayla yenidendiziliyor .

Bu dünyaya aynştay nın izafiyet teorisindeki gibi bir şeyler oluyor.

Geriye dönüp baktığımızda zaman ne çabukgeçiyor.

Bu baş döndürücü hız içinde kimimiz budünyaya tutunamıyor.

Bu ay içinde başta Sevgilianam Nadide ÖZÇAKIR , Eczacı Dursun YARIMCA, Mimar dostum 80 ihtilali yıllarından bu yana tanıdığım , 40 yıllık meslekdaşım sayılan çok sevdiğim Cem Cemil ÖZTÜRK gibi , dahaisimlerini sayamadığım onlarca çınar ağacı yaprak dökümüne devam ediyor.

Mesleki çalışmalarda birlikte olduğumuzÖZTÜRK ailesinin yaratıcı , yenilikçi, ilklerin adamı , mesleği dışında hepfarkındalık peşindeki sevgili kardeşim Yozgatlı olmakla gurur duyan CemCemil ‘in cenazesi bugün , Kemermezarlığında öğlen namazıyla kaldırılacak.
Allahtan rahmet dilerken , eşi mimar sevgili arkadaşım Nilüfer Öztürk ‘e de başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

Bu acun dünyada geride kalanlar ise , hayatınasıl anlıyorlar..?

Aslında anlayabilene güzeldir hayat ,

İnsan asıl ne zaman yaşlanır bilirmisiniz..?
Hayatı yaşamayınca , başlar yaşlanmak..!

Yaşam içinde çalışan asla yaşlanmaz, yaşalsalar da..!

Yaz kapıda değil , artık içeriye girdi.

Kabuğu bile denize düştü karpuz’un..!

Kışlıkları bile kaldırmadan , 3 ay sonragene kış gene gelecek.

Kim ne derse dersin, bu dünya çok hızlı dönüyor,

Benim de başım dönüyor..!

Durdurun dünyayı inecek var , diyesimgeliyor.

BİR ÜLKEYİ TANIMANIN EN İYİ YOLU,

BAKMALI NEDİR YAZDIĞI OKUDUĞU

Bu hafta sonbaharın son ayının son haftası hafta başı artık Yaz günlerininbaşı.

Günler ne çabuk geçiyor.

Çok değil 3 ay sonra kışlıklar tekrar çıkacak sandık içinden ,tekrar açılacak okulların kapıları .Aslında okumayı çok da sevmeyen bir millet olduğumuzu belli.

Neden mi..?
geçen yıl bu günlerde Ramazan ayı içinde 2. Açılan Aydın Kitap fuarı geldi aklıma ..!
o sıcak çadırın altında,

Geçen yıl neredeyse her gün ziyaret ettiğim ve Sohbet ettiğim kitapçılar 2018 de ilki yapılan Aydın 1. Kitap fuarına göre , satışların oldukça düştüğünüaçıkladılar.

Bu okuma azlığının yanında , bizim de kitapları pek de sevdiğimiz söylenemez.

Başta ev kadınları kitaplıkları çok toztutuyor diye , evden atmak istedikleri maalesef doğru. Üvey evlat muamelesigören öksüz ve yetim kitaplar bir türlü evde barınamazlar, ya kolileriçinde , balkonda ,ya da rutubetli nemli bodrum köşelerinde

Okulların kapanmasıyla , eski okul kitapları koliler halinde çöplüklerde.

Bereket bir köşeye kenara konuyor daihtiyacı olanlar yararlanıyor, ya dageri dönüşüm için toplayanlar içindeki bilgiler için değil selüloz’u için adetaodun topluyorlar.

Kendi özdeyişimdir.

Bir milletin refah seviyesine bakmakgerekirse çöp konteynerlerine bakınız.

Gerçekten sokağa çıktığınızda, en yakınköşe başınızdaki çöp konteynerlerinebir göz atın.

Kullanılmayan eşyalar giysiler, çöpüniçinde.

Muhtemelen küçülmüş , giysiler, bir üstsınıfa geçen çocukların kitapları ,ihtiyaç fazlasıeşyalar,kanepeler,çekyatlar..!

Oysa diğer tarafta ,bunlara ihtiyacı olan ancak arayıp da bulamayan ihtiyaç sahipleri.

Eskiden söküğünü diken , hatta kendi iççamaşırını ,uzun çizgili Nazillibasması pijamalarını evlerindeki dikiş makinelerinde üreten bir nesilden , “kullan at” tüketici toplumunageçtik.

Eskiden sanayide araba tamir edenler bozukbir parçayı ,temizler onarır, parçayı çalışır hale getirir ,yerinetakardı.

Şimdilerde öyle uğraş yok.. !

at gitsin, yenisini al , tak gitsin.

Bizler atan değil , tamir eden ve yeniden kazanan bir neslin ahvadıyız..!

Bu gelenek ile kırılan kalpleri, arkadaşlığı atmadan öncetamir eder, özür diler , yeniden eskisinden daha mutlu kullanırdık.

İşte bizimle aynı düşünen ve “ atmadanönce tamir et kullan “ neslinden kalan güzel bir insan..!

Aydın ‘lı öğretmen değerli dostum ŞabanÖzdemir hocam , “size lazım olmayanbize lazım” kampanyası ile evinizde değiştireceğiniz, ihtiyaç fazlası eşyaları Aydın’a okumayagelen dar gelirli öğürencilerle buluşturuyor.
ASLİ EĞİTİM GÖREVİNİN YANISIRA , BİR YARDIMSEVER HAMALI GİBİ EŞYALARI İHTİYACI OLANLARATAŞIYOR.
Eğer sizin de eşyalarınız varsa , tanıyanlar Şaban hocama , ya da bu köşe yazarına en aşağıdaki iletişim bilgilerinden ulaşabilirsiniz.

Lütfen başta gıda olmak üzere, size lazım olmayan giysi ve ev eşyası vekitaplarınızı hatta kullanmadığınız ilaçlarınızı asla çöp’e atmayın , ihtiyacı olana verin. En azındansokak başlarındaki KIZILAY’ın giysi toplama konyteynerlerine bırakın.

Hem siz başkalarına yardım etmenin manevi hazzını duyun , hem de ihtiyacı olan birinin ,evini şenlendirin.

Hepimiz öğrenci olduk. Gurbette elimizdentutanlar oldu veya olmadı.

Çektiğimiz sıkıntıları biliyoruz. Okumaya gelen Aydın’daki misafiröğrencilere yardım elimizi uzatalım

Evinde eşyası bulunmayan , ihtiyaçsahiplerini mahalle muhtarlarından , Sosyal dayanışma vakıflarından araştırıpbulun, paylaşmanın sevincini onlarla birlikte yaşayın.

Okumak deyince söyleyecek yazacak çok şeyvar .

Okumak bir kültür işidir.

Beyni çalıştırmak , zihinsel antrenmandır okumak.

Onun için bize yorucu işler uzak dursun.

Ya TV seyrederiz, ya da müzik..!

En az dikkat isteyen ve düşünmeği gerektirmeyen onlarda.

Okumak ise bir kafa yormak işidir..!

Doktorlar dahi alzheimer’ın unutkanlığın,çaresini zihin jimnastiğinde buluyorlar.

Şimdi neden balık hafızalı olduğumuzuanladınız mı..?

Çünkü yeterince kullanamadığımız ve geliştiremediğimizbeynimiz,

Artık bizi idare etmeğe başladı.

Biz onu kullanacağımız yerde,

Beynimiz bizi kullanır oldu.

Biz sadece bildiğimizi okuruz..!
başkalarının yazdığını değil..!

Okumayan yetişkinlerde Zeka özrüne nedenolur..!

aşağıdaki anekdotta çocuk , temizliğive saflığı,

Bir ailenin evinde televizyon arıza yapmış

Tamircigelip televizyonun arka kapağını açmış ki bir sürü ekmek parçası.

Tabi kiminyaptığını hemen anlamışlar.

Evin 4 yaşındaki kızı.

Bu hangi ailede gerçekleşirse gerçekleşsin ilkgösterilecek tepki genellikle öfkeli bir davranıştır.

Fakat anne öyle yapmamış, çocuğuyla konuşmayıdenemiş ve öğrendiklerinden sonra hüngür hüngür ağlamaya başlamış.

Çocuk ekrandaki aç çocukları gördükçe mutfaktanekmek alıp televizyonun açık bulduğu tek yerinden, arkasındaki ızgaralardaniçeri atıyormuş.

Okumak öğrenmek ve bilgelik işte böyle her zaman çocuk kalmak değildir.

Yetişkinlerin kitapları, eğer süslükütüphanelerde kalırsa,

Okumak sadece cehaleti alır ,

eğer ilimin feyzini almamışsanız ,

semeri baki kalır..!

BUNDAN TAM 60 YIL ÖNCE , sonunda hukuki birkatliamla 7 Eylül 1961 de hayata vedaeden rahmetli Adnan Menderes’in ve arkadaşlarının ardından acı ve unutulmaz hüzünlü akıbetine neden olan ,27 Mayıs darbesini 60. YILINDA tel’in ediyorum.

Demokrasi şehidi Adnan Menderes, Fatin RüştüZorlu ve Hasan Polatkan’ı rahmetleanıyorum.

SÖZÜN ÖZÜ:

GERÇEK DEMOKRASİ, BİZİM GİBİ DÜŞÜNMEYENLERİN , DÜŞMANIMIZ OLMADIĞINIANLADIĞIMIZDA , BAŞLAYACAKTIR.

MEHMETÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110EFELER AYDIN

GSM: 0.505.8077828