Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

ELEŞTİRMEK HEP MUHALEFET Mİ DEMEK..?

Eleştirenleri ve eleştirileri pek sevmiyoruz.

bizi sevindiren sadece duymak istediklerimiz.

peki,ya biz hatalıysak,

Empati yapmadan , karşımızdakini dinlemeden ,

Hata yaptıysak..? demek ki her yaptığımız doğru değil..!

Atalarımız boşuna dememiş, kırk kere ölç , bir kere kes.

Çünkü kesilen kumaş artık geri dönmez .

“pardon “ kabul etmez.

son kararı vermeden önce sevmediklerimiz dahi olsa önce bir dinlemeliyiz.

Başkalarının ne dediğine de , önem vermeliyiz.

Kısaca empati özürlüyüz.

empati yapacaksın kardeşim,

tehdit savurmayacaksın , hakaret etmeyeceksin..!

Empati kurmak lazım ki, sonrasında sempati içinde birbirimizi sevelim , anlayalım.

Bir de birileri çıkıp , “Atatürk ve İsmet paşa” için

tek adamlıkla suçluyorlardı.

Çoklu demokrasiye geçtiğimiz 1950 den bu yana sadece 70 yıllık bir geçmişimiz var tam demokrasi denebilecek..!

Toplum çoklu demokrasiden bu yana da, hala gergin..!

Ankara nezle olsa, Anadolu zatürreden yatakta..!

Ankara'da olan bitenler , Anadolu'da halk otobüsünde, şehir içi minibüslerinde gerginliğe konu oluyor...!

***************

Çocuk istismarcılığı hakkında beş altı yıldır yazdım.

O dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam,

kayıp ve kaçırılan çocuklar için öneride bulundu,,

“Çocuklara çığlık atmayı öğretmeliyiz “

Bence nafile çözümlerdi bunlar.

Çocuklara ve alzaymır hastalarına , kollarına veya ayaklarına minik bir çip takarak izini süreceksin.

Daha dün 7 yaşında kız yavrumuzu derede vefat etmiş bulduk

Ne büyük acı ..!

Hele masum çiçekler ,küçük kız çocuklarının kaçırılıp öldürülmelerine ne demeli..?

nereye gidiyoruz…?

Korona virüsünün tedirgin ettiği günlerde bile,

Bu ne celal , ne bu şiddet..?

Toplu taşımalarda maske takmayanlar ile takanlar arasında kavgaya varan çekişme,

İnsanımız ve toplum cinnet içinde.

Bu gidiş asla değil hayra alamet..!

ne oluyor bu necip Millete..?

O kadar çok CAMİSİ olan bir milletin eğer , bu kadar çok düşüncesiz ve CANİSİ varsa hala,

Biz gerçek demokrasiye inanmış değiliz,

Bir şeyler iyi gitmiyor demektir.

Ulusca toplu yaşamayı ve kuralları bu zor günlerde unutuyoruz ve travma içindeyiz.

Töre cinayetleri, namus cinayetleri, ardından savunmasız küçük çocuk cinayetleri, şimdi de maske tartışmaları .

ortak yaşamaya mecbur olduğumuz nüfus kağıdına sahip ancak insan olmanın erdemine varamayan iki ayaklılardan insan olarak yüzüm kızarıyor.

Nerde hata yaptık..?

Ve artarak yapıyoruz..?

Durup düşünmeliyiz.

Eğitim ve öğretim okullarda ve derslerde yeterli değil demek ki

Siyasette, Ailede ,okulda ,toplumda yeniden yapılanma gereklidir.

Ne günlere kaldık,

Korona dan birbirimizden iyice çekinir olduk,

sokakta ise eskiden olduğu gibi, çocuk sevmekten çekinir olduk,

Sevmek ve başını okşamak için elimizi hangi çocuğa uzatsak ,

anne babası haklı olarak çekinir oldular.

bizim niyetimizi okuyamaz oldu.

Yolda yaşlı bir kadına , yardım eli uzatmak dahi çekincelere neden olduysa ,

Bu ülkede öğündüğümüz misafirperverliğimiz de bitmiş demektir.

“akşam bir maniniz yoksa “ diye başlayan ev ziyaretleri bile artık birer nostalji.

Eskiden böyle miydik ?

,bayram seyran beklemeden , analar babalar, teyzeler halalar , ziyareti eksik etmezdik..!Sıla-i rahim yapar özlem giderirdik..!

Artık kalmadı ne akrabalık , ne de komşuluk..!

Bu virüs ve getirdiği yabancılaşma , komşuluk ve dostluğu iyice bitirdi.

Hatta insanlar arasında bile siyasi gerginlik ve atışmalar düşmanlığa dönüştü.

Ya telefon defterinden ya da, sosyal medyadan silip arkadaşlıktan ayrılmak , kindar bir nesli yarattı.

Sağlık Bakanını göreve çağırıyorum..!

Ulusça karantina altına alınmalıyız..!

Korona ile beraber vahşi bir düşmanlık virüsünün saldırısı altındayız.

belirtileri, aşırı kabalık , Vandallık ,nezaketsizlik ve hazımsızlık..!

orantısız saygısızlık ,

sonunda masum çocukların cinayetleri.

ilacı ise bence belli,

her sabah aç karnına birer doz ,

Sevgi saygı , hoşgörü , biraz daha demokrasi

yemeklerden sonra yatarken de bir kaşık empati ,

bize siyaset hiç iyi gelmiyor,

yan etkileri ise aylarca dinmiyor.

Sokakta gördüğüm insanlar pek öfkeli.

Oysa bu necip millet tek düşmana karşı 1922 de nasıl birleşti..!

Alın size örnek alınacak, özlediğimiz bir insan nesli.

Kim mi..?

Aydın'a yakışır , olduğu gibi görünen ve göründüğü gibi olan YÖRÜK ALİ EFE gibi , vatanını seven , bir mert ve yürekli..!

Böyle kahramanlar bu krizlerin çaresi..

SÖZÜN ÖZÜ:

BU DÜNYADA ÜÇ ÇEŞİT İNSAN VARDIR.

OLMAZSA OLMAZLAR,

OLMASA DA ,OLURLAR,

BİR DE , OLMAZ OLASICILAR…!

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828