Kıvanç Uğur

Kıvanç Uğur

TATİL VE OKUMA ALIŞKANLIĞI

Yaz mevsiminin ilk ayı geride kaldı. İkinci ayın da neredeyse bir haftasını devirmek üzereyiz. Yaz ayları çalışan kesimin yıllık izinlerini kullandığı bir zaman dilimi. Hal böyle olunca insanların boş zamanı daha fazla oluyor.

Boş zaman dediysem yanlış anlaşılmasın. Kitap okumayı kesinlikle ama kesinlikle bir boş zaman uğraşı olarak görmek doğru değil. Aksine, yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmak lazım. Ancak tatil süresince boş zamanımızın daha fazla olması bizi birtakım etkinliklerde bulunmaya yöneltiyor.

Teknolojinin inanılmaz boyutlara ulaştığı, akıllı telefon ve tabletlerin her geçen gün yenilendiği günümüz modern dünyasında okumaya eskisi kadar zaman ayıramaz olduk. Sahillerde güneşlenirken kitap okuyan bir kesim elbette var. Ancak çok fazla olduğunu söylemek olanaksız.

Kentin en işlek cadde ve meydanlarında ekmeğini kazanmak için çalışan seyyar satıcıların yaşamın o hengâmesi içerisinde dahi kitap okuyabildiğini görünce sahilde, balkonda, yaylada, yazlıkta kitap okumaya fırsat bulamamak gibi bir gerekçe olmamalı.

Aydınlanmış, farklı dünya görüşlerini tanıyan, eleştirel düşünüp, sorgulayabilen bir toplum yapısı için okuma alışkanlığı bir önkoşuldur diye düşünüyorum. Okuma alışkanlığımız tekdüze olmamalı, farklı yelpazelerden eserleri kitaplığımıza kazandırmalıyız.

Şükürler olsun ki, bizler akıllı telefonlar ve tabletlerle değil, Kemalettin Tuğcularla, Ömer Seyfettinlerle, Gülten Dayıoğullarıyla, Muzaffer İzgülerle büyüyen bir kuşağız. Bunun için kendimi şanslı hissediyorum. Öğretmen Okulları ekolünden gelerek bize bu alışkanlığı aşılayan başta ilkokul öğretmenim Mehmet Akkuş olmak üzere tüm eğitimcilerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.

Evet, gündelik yaşamın keşmekeşi bir hayli fazla ancak lütfen okuma alışkanlığını elden bırakmayalım. Düşünce dünyamızı diri tutmanın ve zenginleştirmenin yolu bundan geçiyor.

Sağlıklı, güzel günler dileklerimle…