Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

BU SICAKLARDA, TAM NOSTALJİ ZAMANI, AYDIN'IN YAZLIK SİNEMALARI

Eskiye duyulan özlem , yaşadığımız anıların hasretidir Nostalji.

Nerde o eski bayramlar derken , çocukluğumuzun siyah beyaz anılarının , günümüze ulaşan renkli görüntüleri ve nostaljisidir.

Televizyonların 1970 lerin başında salonlarımızın baş köşelerine dantelli örtülerle kurulmaya başladığı yıllara dek , sıcak yaz akşamlarının tek eğlencesi Yazlık sinemalardı.

Aydın şehrinde ve ilçelerinde hatta köyleri ile tüm Türkiye'de bir sektör olan sinema, önce siyah beyaz , sonraları tek renkli monocolour, sonrasında renkli sinemaskop , bobinler döndükçe yazlık sinemalar gitgide renklenmeye başlamıştı.

Aydında denize gidemeyenlerin tek eğlencesi olan ve çekirdek çitletilerek soğuk Madran gazozlarının içildiği genellikle iki film birden sunulan yazlık sinemaların isimleri sırasıyla, TAŞDÖNER ,SES, BÜYÜK, ÜNAL, BULVAR , GÜNAL, HİSAR, PARK, SARAY, ŞAFAK, YENİ, YILDIZ, ZAFER VE KONAK ,FERAH , LALE, YURT ve BAHÇE olmak üzere 17 taneydi.

Ünlü yazar Muzaffer İzgü'nün Gazipaşa Ortaokulundaki öğretmenlik yıllarında geceleri bisikletiyle birden çok sinemada makinistlik yaptığı dönemlerde gala gecelerine bir çok ünlü Aydındaki bu yazlık sinemaların konuğu olmuştu. Hatta kötü adam rollerinin kahramanı Erol TAŞ , bir galada, sinemada rol gereği yaptığı kötülükleri sahici sananlar tarafından yuhalanıp, darp edildikleri dahi vakidir.

Evlerin arasında boş arsalarda, toprak zeminde ve ahşap sandalyelerde dev beyaz duvar üzerine yansıtılan hayaller, her birimizde farklı düşlere neden olur, kendimizi sahnedekiyle bütünleştirir, soğuk mardan gazozu eşliğinde çitlenen çiğdemlerle hayallere dalardık.

Çocukluğumuzun esrikliğiyle , serin havada uykuya dalar, filmin sonunu hep izleyemeden , filmin bittiğini anamızın babamızın sarsmasıyla anlardık.

Bazen iki film birden sıkılmadan gece yarılarına dek tahta sandalyelerde kıpırdamadan izlerdik.

Bazen “ gala “ gecelerinde sahneye filmden sonra tüm oyuncular çıkar , iyi rollerdeki sanatçılar seyircilerin alkışlarına veya kötü adamsa , yuhlamalarına tanık olurlardı..

Vizon tele filmindeki sahnelerin aynısı yaşanır, çevredeki yüksek katlı dairelerin ve evlerin teraslarından sahneyi gören balkonlarda , misafir ziyaretleri eksik olmazdı.

Aydın' da bugünkü merkez Efeler ilçesinde onbeşe yakın yazlık sinema haziran başında açılır Eylül başlarına kadar üç aya yakın her gece dolar boşalırdı.

Bu Yazlık sinemalardan kent meydanına bakan Park Sineması, Güzelhisar mahallesindeki Hisar , Zafer meydanındaki Zafer, Yıldız , Şafak,Ünal sonra Günal adını alan Cuma mahallesindeki sineması, Bugünkü ASKİ binasının olduğu yerde Vakıflara ait arsadaki Aydın'ın duayen gazetecisi Hilmi TÜKEL'in işlettiği Ses sineması, Kozdibindeki Kürthasan kahvesi mevkiindeki Konak sineması , Bugünkü ADÜ Sağlık Meslek Yüksek Okulunun bahçesindeki Bahçe Sineması ,Turistik park altındaki Yeni sinema , Adnan Menderes Bulvarı üzerinde Eraydın apartmanın üstündeki Bulvar sineması ve Hasanefendi mahallesinde bugün ,”saklı bahçe” adıyla işletilen Saray sineması nice sinemaseverlerin anılarının yaşandığı yaz gecelerinin uğrak yeriydi..

Bugün hala bir odasında saklı tarihi sinema makinası ve duvarlarda asılı bobinleri ile Saklıbahçe anılarını yaşamak isteyenleri bekliyor.

Sinemalar gündüzden çok eskilerde insan veya hayvan sırtında sonraları araçla afişlerle filmin tanıtımı yapılır , sinema girişine de asılırdı.

Aydın'lı çınar Haydar Özde hatıralarında eski halkevi binasında , yıllarca sinema makinisti olarak çalıştığını anlatır.

Ünlü yazar Muzaffer İzgü , öğretmenlik yaptığı Gazipaşa Ortaokulunda görevli olduğu yıllarda , ek iş olarak geceleri Cuma mahallesindeki Ünal sinemasında makinistlik görevini de yürütürdü.

Sinema filmleri bobinler halinde metal kutularda getirilir, önceleri dizel sonraları elektrikli makinalara takılıp , dönene makaralardan saniyede 24 karenin hızlı akışıyla beyaz sahnede görüntü elde edilirdi.

Bu filmlerden bazılar da Aydın'da çekilmişti. Bunlardan Fikret Hakan 'ın başrolünü oynadığı Dokkuzdağın efesi, yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını Metin Erksan, yapımcılığını Özdemir Birsel, üstlendiği; müzikleri, Nedim Otyam tarafından hazırlanan ,1958 yılı yapımı filmin konusu, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında geçen filmde babası öldürülen Çakıcı Mehmet Efe'nin intikamını almak için dağa çıkış öyküsünü ele alınır. Başrol oyuncusu Fikret Hakan’a eşlik eden diğer oyunculardan bazıları Hayati Hamzaoğlu, Yılmaz Gruda, Saadettin Erbil, Kadir Savun, Erol Taş, Osman Türkoğlu, Serpil Gül ve Hayri Esen’dir. Yıllar sonra çekilen “Süper İncir“ filmi yakın zamanda yıllar sonra bir ilktir.

Sinemalar yazın Aydın'ın sıcağının biraz kesildiği akşam serinliğinde açılır , yerler sulanır , tahta sandalyeler dizilir, silinir bu işler okula giden çocuklar tarafından harçlık karşılığı yapılırdı. Kapılar açıldığında pikaptan günün sevilen şarkıları yayılır, . Her gece aynı plak döner dururdu. Hülya Koçyiğit, Önder Somer, Türkan Şoray'lı Hüzünlü filmler, melodramlar, Cüneyt Arkın 'lı aksiyonlar , haksızlıklara karşı çıkan sosyal temalı Yılmaz Güney filmlerinin müşterileri her akşam salonu doldururdu. Filmin finalinde baş aktrist kadın öldüğünde , gizlice ağlayanlar- kumaş mendillere sarılır, eğer final evlilikle biter ve çiftlerin mutlu oldularsa sevinçten gerinerek alkışlanırdı. Milli ruhu okşayan Çanakkale ve savaş filmlerinde herkes kendini kaptırır, bayrak mezalim bitip Karaoğlan göründüğünde ayakta alkışlarlardı.

Sadece film değil, konser ve tiyatro ile okul geceleri hatta nişan ve düğünler de düzenlenirdi sinemalarda.Askeri mahfel gibi devlete ait bahçelere sığmayan etkinlikler yazlık sinemalarda düzenlenir , çiğdem , gazoz kovaların içinde buzlar arasında soğutulup satılırdı.hatta aralarda açacak gazozun metal kapağına vurularak “ suuk gazoz “ nidaları arasında Madran gazozları ile serinlenirdi.

Bugünkü gibi CD ve DVD olmadığı yıllarda , makaralara takılı bobinler ara sıra koptuğunda film durur, eğer onarımı uzarsa sahneye ıslıklarla makinist protesto edilirdi. Aydın'da TÜİK verilerine göre geçtiğimiz 2015 yılında gösterilen 513 sinema filmini 665 bin 132, sahnelenen 82 tiyatro oyununu ise 57 bin 101 kişi izledi. Aydın ili genelinde 30 sinema salonunda toplam 3 bin 158 koltuk bulunmakta olup, 2015 yılında Aydın'da sinema salonlarında 245'i yerli ve 268'i yabancı olmak üzere toplam 513 sinema filmi gösterimdeydi.

2015 yılında ilimizde gösterilen filmler 665 bin 132 kişi tarafından izledi. Yerli filmlerin

izleyici sayısı 394 bin 962 olurken; yabancı filmleri ise 270 bin 170 kişi izledi. Aydın'daki 9 tiyatro salonunda 80'i yerli ve 2'si yabancı olmak üzere 82 eser, toplam olarak 429 kez sahnelendi. Sahnelenen bu eserler 57 bin 101 kişi tarafından izlendi. Tiyatrolarda sergilenen 82 eserin 59'u yetişkin, 23'ü çocuk oyunu olurken yetişkin oyunlarını 39 bin 991 kişi, çocuk oyunlarını ise 17 bin 110 kişi izledi. 2015 yılında Aydın'da sinema ve tiyatroya ilgi gösteren kişi sayısı 722 bin 233 olarak gerçekleşti. Bugün klimalı, rahat , yumuşak kumaşlar içine gömülen ve neredeyse yatak yerine geçen koltuklarda , lüks mekanlarda izlenen filmler , sinemaların yaz kış konforu her iki mevsimi de aratmadığından yazlık sinema nostaljisi nerdeyse unutuldu gitti. Aydındaki yazlık sinemalar , ranta yenik düşerek , yerlerine yeni apartmanlara ter ederek birer birer yitip giderken , tescilli ve ayakta kalan en son tarihi Taşdöner sineması 1959 yılında, Umurlu eşrafından Çörüş ailesi , dönemin Aydın Belediye Başkanı İsmet Sezgin ve iktidardaki Demokrat partililer ile kalabalık Aydınlı sinema severlerin iştirakiyle Özdemir

Birsel'in yapımcılığını üstlendiği “ dokuz dağın efesi “ filmiyle açılan sinema bugün geçirdiği iki yangından sonra enkaza dönüştü.İlk sahibi ve belgin Doruk'un ikinci eşi Özdemir Birsel 'den sonra el değiştiren ve Taşdöner ailesine geçen sinema geçtiğimiz yıllarda bilinmeyen bir nedenle yandı kül oldu.

Sinemanın içindeki onlarca film bobini ve locaları büyük hasar gördü.

Maalesef bir sinema arşivi ilgisizliğe ve yangına yenik düşerek kül oldu.

Sonunda Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneğinin gayretli çalışmaları sonucu ,Aydın Büyükşehir belediyesi tarafından kamulaştırılan tarihi Taşdöner Sineması , idari işlemlerin bitiminde, yeniden restore edilerek Aydına ve Aydınlılara tekrar kazandırılacağı , eski görkemli günlerine kavuşacağı günü bekliyor.

Günümüzde yazlık sinema nostaljisi Belediyelerin önderliğinde yaşatılmaya çalışılıyor. Kuşadası belediyesinin Doğan sineması buna bir örnek.

Bu nostaljiyle eski yıllara yeniden dönmek ve kültürümüz olan yazlık sinemanın yeniden canlanması için 2 ay boyunca her gece

farklı bir noktada ücretsiz olarak bu nostaljik etkinlik geleceğe taşınırken şehrin tüm değerlerini, tarihi ve kültürel özellikleriyle ileriye götürmeye ve yaşayan canlı bir tarih şehri olması noktasında kültür ve sanatın en güzel örneklerini yaşatılmış olacak.

Ne diyelim darısı

Aydın'a..!

Yazlık sinema nostaljisinin yaşatılması için Pınarbaşı mesire alanı ile Aydın Tekstil alanına yazlık sinema yapılması özlemimizi giderir mi ..?

Ne dersiniz ..?

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM: 0.505.8077828