Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

AMERİKAN İÇ SAVAŞINDA SİYAHİLER

Amerikan iç savaşında köleler kuzey birlikleri tarafından özgürlük vaadiyle kullanılır. Ancak Savaşı kuzey kazanmasına rağmen savaş sonrasında siyahîlere yüz elli yılda özgürlük gelmez. Savaş sonunda ülke büyük sorunla yüz yüze kalır. Güneyin yenilgisi ne getirecektir? Ulusal bir tartışma başlar. Kölelik resmen kaldırılır. Ancak sorun çözülmez. Çoğu beyaz, siyahîleri hala köle gibi düşünmektedir. Köleler bir eşyadır, insan olamaz; sahiplerinin kontrolü altında olmalıdır. Onlar alınır, satılır, onların zevk ve kar için ticareti yapılabilir. İki yüz elli yıl geçmiştir. Siyahîler, sürekli köleliği protesto etmektedir. On binlercesi savaş sırasında kuzeye kaçar. Diğerlerinin pek çoğu plantasyonlarda ve şehirlerde köleliğe karşı ayaklanır. Şimdi onlar özgürdür ancak güneyli beyazlar bu durumu kabullenmez. Kuzeyli beyazlar için de durum aynıdır. Onlara göre siyahîler onların eşiti olamaz. Çok az bir okulda siyahîlere eşit davranılmaktadır. Kiliselerde siyahîler beyazlardan ayrı bir yerde, balkonda veya sadece siyahlara aittir denilen bölümlerde oturur. Tren, gemi ve tramvayda siyahîlerin yerleri hep ayrıdır. Restoranlar, sıklıkla siyahîlere servis yapmayı reddetmektedir. Çok az iş ve ticaret yeri siyahîlere eşit şans vermektedir. Savaş sonrası problemli süreçtir: “Yeniden Yapılandırma” şeklinde adlandırılır. Amerikan Kongresi’nde köleliğin kaldırılması yanlıları güneyin yeniden ve farklı bir biçimde şekillendirilmesi gerektiği tezini şiddetle savunur. Onlar büyük çiftlik sahiplerinin siyahîler ve fakir beyazlar üzerinde büyük bir hamiyet kurduklarının farkındadır ve onların gücünü kırmak istemektedir. Ancak Kongre üyelerinin büyük çoğunluğu, mağlubiyeti tatmış köle sahiplerine karşı arkadaş ça ve bağışlayıcı bir tutum içerisindedir. Onlar güneyli liderlerden süratle özür dilemeyi ve onlara görevlerini iade etmeyi ister. Güney eyaletlerinin birliğe dönmesine bir şartla hazırdır. Güneyliler köleliğin ölmüş olduğunu gerçekten göstermelidir. Ülke sathında yapılan tartışmalar Washington’dan net duyulmaktadır. İktidardaki Cumhuriyetçiler “Yeniden Yapılanma” sürecinin nasıl olacağına dair ikiye bölünür. Başkan Lincoln, bazı Cumhuriyetçiler her şeyin unutulup güneyin bağışlanması taraftarıdır. Ama kölelik karşıtı Cumhuriyetçiler ve bunların sempatizanları Güney’in eski liderlerine güvenmemektedir. Onlar dört milyon siyahî ile milyonlarca fakir beyazın durumunun daha da iyileştirileceği bir yeniden yapılanma süreci talep etmektedir. Amerikan derin gücü harekete geçer. Bir karara varılamadan Başkan Lincoln öldürülür. Başkan yardımcısı, Tennesse Senatörü Andrew Johnson başkan olur. Amerikan derin devletinin dediği olur: Johnson Başkan olarak bütün eski federasyon liderlerinden özür diler. Eski Federasyonların büyük bir kolaylık içerisinde tekrar birliğe katılmalarını sağlar. Güney eyaletlerinin pek çoğunu bir araya toplar. Bu eyaletlerdeki eski varlıklı kimselerin mülklerini bunlara iade eder .Buna köle çalıştıran geniş arazi sahiplerinin mülkleri de dâhildir. Olanlar eski konfederasyon üyelerini şımartır. Onlar Başkan’ı artık arkadaşları gibi görmeye başlar. Başkan’ın yaptığı atılımları, güçlerini tekrar göstermeleri gerektiği şeklinde bir sinyalmiş gibi algılamaya başlarlar. Birliğe katılm adan önce sadece beyazlar bir araya gelir ve yeni bir eyalet anayasası hazırlar. Hazırlanan anayasalar bütün siyahîleri ilgilendirmektedir. Siyahîlerin bütün hakları onlardan geri alınmaktadır. Savaş, sadece beyazların egemenliği kurulsun diye mi yapıldı şeklinde düşünen siyahîler gelinen durumu protesto mitinglerine hız verir. Eski konfederasyon üyeleri protestolara hızla müdahale eder. Beyazlardan oluşmuş çeteler, siyahîleri soymaya, dövmeye ve onların evlerini yakmaya başlar. Hatta siyahîleri katleder. Hükümet birlikleri yaşana n zorbalılar karşısında hiçbir şey yapmaz. İşin aslında terörü yayanlar bizatihi kendileridir. Johnson olan bitenin farkındadır. Ona bağlı ajanlar ona rapor göndermektedir. Ajanlar, Başkan’a beyazların siyahîlere karşı onların tekrar köleliğe dönmeleri için güç kullandığını söylemektedir. Başkan, zorbalığın durdurulması için pek çok şikâyet alır ama sorunla ilgilenmez. Federasyonlar kendi anayasalarını yaptıktan sonra eyalet yasama organlarının oluşması için seçimler yapılır. Sadece beyazların oy kullanmasına ve seçilebilmesine izin verilir. Oluşan yasama organları da güney eyaletlerinin kendi yolunu çizmesi için yasalar yapar. Eyalet meclislerinde ilk benimsenen kanunlar siyahîlerle ilgilidir. Söz konusu kanunlar azledilmiş kölelerin yaşamlarını ve onların iş hukuklarını düzenlemektedir. Kanunlar, eski köleler için acımasızca cezalar öngörmektedir: *Bir siyahî, bir at veya bir katır ya da bir balya pamuk çaldığı takdirde asılarak idam edilebilir. *Siyahîler, beyazlar aleyhinde mahkemelerde tanıklık edemezler; jüri karşına çıkamazlar. *Siyahîler, beyazlarla evlenemez.*Siyahîler, özel bir ruhsat alamadığı sürece bir çiftlik satın alamaz veya kiralayamazlar. *İşsiz bir siyahî tutuklanabilir; uygun bir fiyat veren büyük bir çiftlik sahibine satılır ve kiralanabilir. *Eğer bir siyahî kontratı bitmeden bir işi bırakırsa tutuklanabilir ve işine tekrar dönmesi için ona karşı güç kullanılabilir. *Siyahîler, hiçbir çeşit silah taşıyamaz. *Siyahîler gün battıktan sonra sokağa çıkamaz. *Bir beyaz bulunmadıkça siyahîler bir araya gelemez ve toplantı yapamaz. *Bir siyahî kimsesiz çocuk(yetim), yetişene kadar bir beyaz için çalışmak zorundadır. Yukarıda kimi maddeleri bulunan siyahîlerle ilgili yasa metni bitmeyecek kadar uzundur.