Kıvanç Uğur

Kıvanç Uğur

SİYASET ÇOK ŞEYLERE GEBE

Türkiye, 10 günden beri, 24 Haziran 2018'deki seçimlerde CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce'nin yeni parti kurma hamlesini tartışıyor. CHP içinde, mevcut yönetime yakın isimler “İnce'nin iktidarın değirmenine su taşıyacağı” görüşünde.

Kılıçdaroğlu'nun “Bizi bölmek, parçalamak isteyecekler” söylemi de bunun somut bir yansıması.

“Oyları böleceği” eleştirilerine yanıt veren Muharrem İnce'nin ise bugünkü sistemde “oyları bölmenin mümkün olmadığı” tezini savunduğunu biliyoruz.

Öte yandan, eski CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin ile eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın da geçtiğimiz günlerde Kılıçdaroğlu'yla bir araya geldi. Kritik görüşmenin en önemli gündem maddesinin Muharrem İnce olduğu öğrenildi.

Muharrem İnce, hiç kuşkusuz, CHP içinde önemli bir figür. İl başkanlığından gelmesi, 4 dönem milletvekilliği yapması, vekillik süresi boyunca gündeme damga vuran konuşmalarla öne çıkması hemen herkesin belleklerinde. En önemlisi de CHP'nin yüzde 22 oy aldığı 24 Haziran seçimlerinde, Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak yüzde 30,6 oy alması.

***

Rahmetli Demirel'in bir sözü var: “Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir.”

Gerçekten de öyle. Yakın tarihe baktığımızda siyasette ilginç ayrılıklara, umulmadık işbirliklerine tanık olmak mümkün.

“Yüzde 50 + 1” etkeninin geçerli olduğu bugünkü sistemde de birkaç puanlık oyun bile önemi yadsınamaz.

Nasıl ki, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Gelecek Partisi'ni kurması, eski Bakan Ali Babacan'ın ise genel başkanlığını üstlendiği DEVA Partisi'yle siyasi arenada tekrar yer alması, AK Parti karşıtı kitleyi sevindirdiyse, Muharrem İnce'nin yeni parti kuracağı meselesi de iktidar kanadını memnun etmiş gözüküyor.

Öyle ki, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muharrem İnce'ye yer vermeye gerek görmeyen, yer verse bile körü körüne eleştirmeyi yeğleyen bazı kalemler, şimdilerde köşelerinde Muharrem İnce güzellemeleri yapıyor.

CHP çevrelerinde ise “Acaba oylar bölünür mü?” endişesinin yaşandığını görmek mümkün. Muharrem İnce konusunda CHP'de hâlihazırda aktif görev üstlenen kişiler genellikle suskun kalmayı tercih ederken, geçmiş dönemlerde İnce'yle birlikte parlamenterlik yapan bazı isimler de “Parçalanarak bir yere varamayız” mesajı vererek, mücadelenin CHP içinde verilmesi gerektiğini anlatıyor.

***

Olayın bir başka boyutu da şu: geçmişte CHP'den ayrılarak gerçekleşen yeni parti denemelerinin ne ölçüde başarılı olup olmadığı göz ardı edilmemeli.

Öyle ki, Baykal'a sert muhalefetiyle bilinen eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Türkiye Değişim Hareketi'ni başlatmış, Kılıçdaroğlu'nun liderliğiyle birlikte bu girişimine ara vermişti.

Yine eski vekillerden Emine Ülker Tarhan'ın kurduğu Anadolu Partisi ise dişe dokunur bir başarı gösterememişti.

12 Eylül sonrasında, CHP'nin yasaklı olduğu bir ortamda kurulan DSP ise Bülent Ecevit'in sağlığında önce solun, sonra Türkiye'nin en büyük partisi olmuş ancak Ecevit'in vefatının ardından yüzde birlerle ifade edilen bir oranda oy alır hale gelmişti.

Sözün özü, yeni parti tartışmalarının gündemde olduğu şu sıralarda siyaset, çok şeylere gebe. Siyasal arenada nelerin olacağını, dengelerin kimin lehine, kimin aleyhine değişeceğini zaman gösterecek.