Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

NİYET

Köyün birinde Hasan adlı çok temiz kalpli birisi vardır. Bir de aynı köyde açıkgöz geçinen Mehmet. Hasan ava gitmek ister. Hasan'ın eşi de avda katık olur diye Hasan'a muhteşem bir börek yapar. Hasan'ın böreğine ortak olmak isteyen Mehmet, Hasan'a kendisinin ava gelmek istediğini belirtir. Kalbinde herhangi bir kötü düşüncesi olamayan Hasan, Mehmet'ten gelen bu teklifi kabul eder. Birlikte yola çıkarlar.

Bir nehir kenarına geldiklerinde Mehmet kıyıda bir yerde bir küp görür. Hasan bu küpün farkında olmayıp yoluna devam eder. Bu küpte ne olduğunu merak eden ve küpten çıkacaklara Hasan'a ortak etmek istemeyen Mehmet:

-“Hasan, ben yüzmeyi bilmiyorum, sen devam et” der. Hasan av için nehri geçer. Mehmet ise küpü ters çevirdiğinde çil çil altınlar yere saçılır. Mehmet sevinçten çıldıracak gibi olur.

Dağdan şehre yiyecek için inmekte olan üç zeybek altınları saymakta olan Mehmet'e denk gelir. Mehmet aman falan dileyip “alın altınları bağışlayın hayatımı” dese de zeybekler Mehmet'i dinlemez, katleder.

İyice açıkmış olan zeybekler bir arkadaşına:

-Haydi, biz altınları sayana kadar sen şehre in yiyecek bir şeyler getir, der. Arkadaşları şehre giden bu iki zeybek, şu altınları iki kişi paylaşmak varken neden üç kişi paylaşalım der ve şehre giden arkadaşlarını katletmek için plan yapar. Bu arada şehre giden zeybek de altınları tek başına sahip olmak varken neden üç kişi paylaşsın ki diye düşünür. Onlara götürdüğü yiyeceğe zehir katar.

Şehirden dönen zeybeği, diğer iki zeybek katleder. Bu zeybekler onun getirdiği yiyeceği yer. Bir müddet sonra oracıkta onlar da ölür. Avdan dönen Hasan çil çil yere saçılmış altınların çevresinde dört kişinin ölüsünü görür. Olanların hiçbirinden haberi olmayan Hasan altınlara sahip olur. Ne de olsa niyetini bozmayacaksın.(*)

--

(*)Buna benzer hikâyeleri görmek adına daha fazlası için şu esere bakınız: “Oku-ma Kitabı” Emine Akdağ, Derleyenler: Menderes Akdağ, Hülya Akdağ, 2010-Aydın.