Alper Uzungüngör

Alper Uzungüngör

KÖSEDAĞ SAVAŞI VE ANADOLU’NUN MOĞOLLAR TARAFINDAN İŞGALİ

Moğol İmparatoru Cengiz’in 1277’de ölümünden sonra yerini alan çocuklarından Ögeday, kardeşleri Çağatay ve Batu ile birlikte babalarının izinden gitmişlerdi. 13. yüzyılda Japonya dâhil bütün Asya’yı istila etmişler, insanları kılıçtan geçirmişler, kentleri yakıp, yıkıp, yağmalamışlar, kültür taşımadıklarından ayak bastıkları her yerde hayatı felce uğratmışlardı.

Dünya tarihi açısından çok önemli sonuçlar yaratan bu istila hareketi; kavimlerin büyük kitleler halinde batıya sığınmasına yol açmıştır. İslam coğrafyasını karanlık bir döneme sürüklemiştir. İpek yolundaki tarih ve ticari akışı engellemiştir. İşgal edilen topraklarda yaşayan nüfusun demografisini ve din anlayışını etkilemiştir. İnsanlığı acı ve utanç verici vahşetle karşı karşıya bırakmıştır.

Ögeday’ın emrindeki büyük Moğol ordusundan bir kol, Büyük Selçuklu devletinin ardılı Harzemşah ordusuyla savaşarak Anadolu’ya ilerliyordu. Moğol komutan Baycu Noyan, Hindistan yenilgisinin intikamı için Ahlat’ı üs edinen Celaleddin Harzemşah’ın üzerine gönderilince Selçuklularla ilk temas kurulmuştu.

Bu dönemde Anadolu Selçuklu Devleti; toprak ikta ettiği Türkmenlerin yüksek vergi ve tahsildar uygulamaları nedeniyle çıkarttığı ayaklanmalar-dan zayıf düşmüştü. Beyliklerle savaşmaktan yorulmuş, Moğol öncü birliklerinin vur-kaç saldırılarından yıpranmıştı. Ayrıca Celaleddin Harzemşah’ın Van gölü civarındaki askeri hareketleri de siyasi krize yol açmıştı.

Selçuklu toprakları üzerinde egemenlik hayalleri kuran Moğolların saldırı ve kışkırtmasıyla Sultan Alaattin ile Celaleddin Harzemşah’ın arası bozulmuştu. Nihayetinde iki tarafın orduları Erzincan yakınlarındaki Yassı Çemen ovasında 1230’da karşı karşıya gelmişler, savaşın mağlubu Harzemşah ordusu dağılmış, Celaleddin öldürülmüş ve Selçuklular Moğollarla karşı karşıya kalmıştı. Celaleddin Harzemşah’ın ortadan kaldırılmasıyla önü açılan Moğollar hiç vakit kaybetmeden 1232’de Erzurum’u, Sivas’ ı ve birçok şehri ele geçirip katliamlara girişmişti. Bu gelişmeler üzerine Memlukler Güneydoğu Anadolu’dan çekilmeye başlayınca Sultan Alaattin, bölgeyi idaresi altına alıp düzeni sağlamayı başarmıştı. Moğol Komutan Baycu Noyan, Selçuklularla ilgili garazlı politikası gereği Bizans ve Ermenilerle anlaşma yapmış, fitne, fesat ve hain saldırılarıyla Selçukluları yalnızlaştır-mayı başarmış, sultan Alaattin’i bir av yemeğinde zehirleyerek 31 Mayıs 1237’de öldürmüşlerdi.

Selçuklu tahtına çıkan II. Gıyaseddin Keyhüsrev, Moğollar karşısında zayıf ve güvenilmez bir yönetim sergilemiş, taktik hatalar yapmış, A’dan Z’ye huzursuzluğa neden olmuştu. Ne beyliklerden, ne Eyyubi emirlerinden ne de Memluklerden yardım çağrılarının karşılığını görememişti. Diplomasi-den de bir sonuç alamayınca savaştan başka çaresi kalmamıştı. 1243 yılı baharında Kayseri’de topladığı 70 bin kişilik ordusuyla Sivas’a doğru ilerleyen II. Gıyaseddin, Kösedağ’da karargâh kurmuştu. Baycu Noyan’da 30 bin kişilik Moğol ordusuyla bölgeye gelerek savaş düzeni almıştı. Tecrübesiz genç sultan, savaşın idaresini ele alıp güçlü bir taarruzla karşısındaki gücü yok etmek yerine, ordusunu bölerek savaştırmayı tercih etmişti. Baycu Noyan, üzerine gelen Selçuklu birliklerini geri çekilmek, oyalamak ve çevirmek gibi taktiklerle zayıflatarak bir haftada yok etmiş, 3 Temmuz 1243 günü Selçuklu karargâhını teslim almıştı. Sultan II. Gıyaseddin ise beraberin-deki yandaşları ile önce Kayseri’ye oradan da Ankara’ya doğru kaçmış-tır. Savaşın sonunda Anadolu’nun kapıları Moğollara açılmış, egemenliğini kaybeden Selçuklu Devleti yıkılış, İlhanlı Devleti’nin kuruluş süreci başlamıştır. Baycu Noyan’ın zorlanmadan kazandığı bu savaşla Moğol askerleri, hiçbir yerde direnişle karşılaşmadan Bizans hariç bütün Anadolu’yu ilhak ederek vahşetin tesirli izlerini bırakmıştır. Türkmen nüfus, kendilerine yeni yurt bulma ümidiyle batı Anadolu’daki şehirlere göç etmiş, batı Anado-lu’nun demografik yapısı büyük oranda değişmiştir.

Gün geçtikçe güç kaybeden, İlhanlı’ya vergi ödeyemez duruma düşen Selçuklu devleti yıkılmış, üretim durmuş, ekonomik kriz baş göstermiş, Selçuk-luların yerini Karamanoğ-lu beyliği almıştır. Moğol tahakkümünde yaşamak istemeyen Türkmenler, beylikler kurup kendi ege-menliklerini ilan etmiştir. Kösedağ yenilgisi, Türk tarihinin acı sayfası, bağımsızlık ve özgürlük ateşidir.

Unutmayacağız!

Yazan : Alper UZUNGÜNGÖR

***

Kaynakça:

Cumhuriyet Üniversitesi, Türk’ün Anadolu Tarihinde Bir Dönemi Noktası: 1243 Kösedağ Savaşı, Yayın No:193, 2018.