Menderes Akdağ

Menderes Akdağ

İNKİŞAF VE TAHRİBAT (ATEŞİN BAŞ BELASI KEŞFİ)

İletişim, insan yaşamının olmazsa olmaz unsurlarından birisidir. İnsanın yeryüzündeki varlığından bugüne iletişim metotları ve araçları açısından aldığı aşama göz kamaştırıcı boyuttadır. Yazının kullanılmaya başlamasından önceki döneme “Prehistoric Age” (Tarih Öncesi Çağlar) denir. Bu dönem, Paleolitik (Paleolithic / Eksi Taş), Neolitik (Neolithic / Yeni Taş), Kalkolitik (Chalcolithic/ Bakır Çağı), Bronz ve Demir Çağı şeklinde devirlere ayrılır.

Uygarlık tarihini ilk tetikleyen olay, insanın ateşi nasıl yakacağını keşfetmesidir. Bundan sonra insan toprağı, kili işleyip pişirerek çömlek denilen kap-kaçak yapabilecektir. Yine madenlerin işlenmesi de bu şekilde mümkün olabilecektir.

İnsanın ateşin nasıl yakılacağını keşfetmesi iletişim tarihi açısından dönüm noktasıdır. Ateş, ilk temasız veya kablosuz (wireless) iletişim aracı kabul edilebilir. Kaybolan kişi yerini ateş yakarak işaretlemeye başlar. Bu durum binlerce yıl sürer. Günümüzde dahi sıcak temas kurarak çarpışan kara birliklerinden biri hava desteği istediği zaman yanlışlıkla kendi hava unsurları (uçak ve helikopter) tarafından vurulmamak için fişek yakarak dumanla yerlerini işaret ederler.

Ateşin nasıl yakılacağının keşfiyle birlikte insanlar açık alanlara çıkmaya ve buralarda barınmaya başlar. İnsanoğlu, vahşi hayvanların ateşten korktuğunun farkındadır. Bu bağlamda ateş, insanın elini rahatlatmış ve taştan sonra insanın keşfettiği ikinci silah olmuştur. İlk başta bu silah vahşi hayvanlara karşı kullanılır. Daha sonra bu rakiplerin ekinlerinin, evlerinin yakılması suretiyle onların aç ve açık bırakılması gibi kötü bir şekle de bürünür. Ateş, intikam ve nefretin dışa vurumu olur. Kundaklama bu eylemlerden bir tanesidir. Yine Kurtuluş Savaşı yıllarında düşman birliklerinin Batı Anadolu'dan çekilirken tarlaları, kentleri ateşe verdikleri bilinmektedir.

Demir veya çelik daha sonra silahın ve güçlü orduların en önemli aracı olsa bile ateş olmadan bunların işlenmesi mümkün görünmemektedir. İlerleyen süreçte barut silah yapımında kullanılır. Böylece ateşli silahlar dönemi başlar. Barutun patlaması sonucu namludaki kurşun veya top güllesi barutun itme kuvvetiyle birlikte akıl almaz bir hızla hareket eder. Ancak barutun bu aşamada ateşlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle top, tüfek, tabanca gibi silahlara ateşli silah denir. Bu bakımdan bugün dahi roketlerin, tabanca gibi diğer silahların düşmanın defi için kullanılması gerektiğinde hâlen “ateş” denmesi bu bakımdan anlamlıdır.

Ateşin nasıl yakılacağının keşfi, insanların enerji meselesiyle ilk yüzleşmesi olayıdır. Ateşin keşfi elbette medeniyetin inkişafında önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak insanın başına büyük dertler açılmasının da başlangıcıdır. Enerji, bu tarihten sonra hep problem olacaktır. İnsanlar, enerji yataklarını veya kaynaklarını kontrol etmek için sürekli mücadele vereceklerdir. Bugün de demokrasi, insan hakları, ulusal güvenlik gibi masum söylemlerin pek çoğunun ardında enerji bölgelerinin kontrolü yatmaktadır. Elbette bu bir yanıltmadır. Yanıltmanın adı ise manipülasyondur. Ateşin keşfi; manipülasyonun, işgallerin, katliamların başlangıcıdır.

İnsanın doğada karşılaştığı veya kullanabildiği ilk materyal taştır. Bunu toprak takip eder. Daha sonra madenler devreye girer. Muhakkak ki gelişim belli bir seyir takip eder. Bu nedenle Paleolitik Çağ gibi dönemleri ilkel olarak nitelendirmekten öte medeniyetlerin inkişafı açısından bir başlangıç olarak görmek daha yararlı ve doğru olur. İletişim araçlarının gelişimi için aynı düşünce geçerlidir. Ancak iletişim metotları açısından hangi çağın ileride olduğu konusu tartışmalıdır. Bu tartışmanın aydınlığa kavuşabilmesi için insanın doğumundan yetişkin bir birey oluncaya kadar geçirdiği gelişim safhalarına bakmak gerekir. Bu gelişim safhası insanlık tarihi için de kısmen geçerlidir.