Kıvanç Uğur

Kıvanç Uğur

KIŞI KIŞ GİBİ YAŞAMAK

Küresel ısınma nedeniyle eski kışların kalmadığı, kış mevsiminin geçmiş yıllara göre daha ılık geçtiği hepimizin malumu.

Bugün 60'lı veya daha yukarıdaki yaşlardaki büyüklerimizin anlattığı o eski kışlara özlem duymamaksa mümkün değil.

2011 – 2015 yılları arasında Konya'da yaşadım. 2015 – 2016 dönemindeyse bir Ankara maceram oldu. Demek istediğim şu ki, kar yağan bir kentte yaşamak bana her zaman apayrı bir zevk vermiştir.

Düşünsenize bir sabah uyanıp perdeyi açıyorsunuz, kentin her yanı beyaza bürünmüş…

Karla kaplı parklar, bahçeler, kiremit çatılar, ağaçlar muhteşem bir renk cümbüşü sunuyor…

Kentimiz Aydın'da bu zevki yaşama fırsatını aşağı yukarı 10 yılda bir bulmaktayız. Öyle ki, kent merkezine en son 2012 yılının Şubat ayında kar düştüğünü anımsıyorum. O tarihten önce 2003 yılının kışında karlı birkaç gün geçirmiştik Aydınlılar olarak.

Ancak ilin yüksek kesimlerine, yaylalara hemen her kış kar yağıyor. Geçen yıl şubat ayında Paşa Yaylası, karla kaplı görüntüsüyle Uludağ'dan, Kartalkaya'dan, Kartepe'den farksızdı adeta. Köşk ve Kuyucak'ın yüksek kesimlerinde de benzer görüntülere hemen her kış tanık oluyoruz.

***

Bu yıl – şimdiye kadar

olan zaman dilimi için söylemek gerekirse – geçen yıllara nazaran

daha ılık ve kurak geçti. Öyle ki, Ocak ayının ortasında oldukça ılıman bir hava etkili oldu. Bu tablo, şükürler olsun ki, şimdilerde değişmeye başladı.

Büyük kentler başta

olmak üzere yurdun pek çok yerine yağmur ve kar düştü, düşmeye devam ediyor. Dilerim, bu döngü devam eder ve yurdumuzun dört

bir yanı yeterli yağış alır. Aksi halde tüm toplumun sıkıntı yaşayacağı unutulmamalı.

Kışın kış gibi, diğer mevsimlerin de kendi karakteristiğine uygun yaşanması dileğiyle efendim.