Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

TEKNOLOJİK TRAJİKOMİK MUTASYON DOLANDIRICILIK

Teknoloji insanların hayatı daha iyi yaşamaları için mal veya hizmetlerin üretiminde veya buna yönelik amaçların gerçekleştirilmesinde kullanılan beceriler, yöntemler, işlemler, tekniklerin derlenmesi veya bilimsel araştırmalar ile geliştirilen her türlü inovasyon olarak betimlenebilir.

Gelgelelim , her yenilik gibi Teknoloji, zekice kullanıldığında insanlığa yararının yanısıra, kolay para kazanmak isteyenlerin eline geçtiğinde ise iki ucu keskin kılıç.

Adına Nobel ödülleri verilen ve araştırmalarında kız kardeşinin de ölümüne neden olan Alfred NOBEL, dinamit barutunu bulmasıyla bu icadı, yol, baraj,tünel açmakta son derece yararlı bir icat iken, silah endüstrisinin eline geçince bomba olup, insanlığın felaketine dönüşmüştür. Patlayıcı imalatı üzerine birçok şirketi bulunan Alfred Nobel, buluşlarının insanların ölümüne neden olması ve savaşlarda kullanılması nedeniyle büyük bir üzüntü içine girmişti. Hiç evlenmeyen Alfred Nobel, öldükten sonra 'Ölüm taciri' olarak anılmak istemediğinden dolayı servetini oluşturduğu Nobel Vakfı'na bağışladı. Toplamda 355 patenti bulunan Alfred Bernard Nobel'in vasiyeti üzerine her 10 Aralık'ta Nobel Ödülleri sahiplerine teslim ediliyor.

Her teknoloji, yararlı amaçlarının yanı sıra, üçkağıtçıların elinde , insanları dolandıranlar tarihte her zaman olagelmiştir. Teknoloji günümüzdeki kadar gelişmemiş ve geri olduğu yıllarda sözleriyle, dilleriyle insanları kandırmaya çalışanlar tarihe geçtiler.

İşte birkaç örnek,

Arsen Lüpen , yazarı Maurice Leblanc' ın yarattığı , Fransız anarşist ve akıllı bir hırsızdır. Onun için, hırsızların piri denilebilir ve kendisini “Kibar Hırsız” olarak

tanıtır. Her zaman esprili ve kibardır. Kandan nefret eder, olabildiğince silah kullanmaz, Jiu Jitsu bilir, iyi rol yapar, iyi nişancıdır. Her zaman istediğini elde eder.

Peyami Safa, "Server Bedi" takma adıyla yazdığı "Cingöz Recai" isimli karakteri Arsen Lüpen'den etkilenerek oluşturmuştur.

Osman Ziya Sülün namı diğer , "Sülün Osman" olarak bilinen ünlü dolandırıcı , 1923'te İstanbul'da doğdu. Adını duyurduğu ilk "işini" 1948 yılında Fatih'te yeni tuttuğu evin sahibini dolandırarak başladı. 1950 ve 60'lı yıllarda ün kazanan "Sülün Osman", İstabul a gelen taşralı cahil kişilere , tramvay, Galata Kulesi, kent meydanlarındaki saatler, şehir hatları vapurları gibi kamu mallarını saf vatandaşlara satarak ya da kiraya vererek efsane isim haline geldi.

Bu olaylar yıllar sonra çekilen Kemal Sunal'ın filmlerine de konu olmuştu.

Osman Sülün, 1962 yılında hapisteyken "Alınteri ile Yaşamak" konulu konferans verdiği söylenmektedir. Hayatı ve dolandırıcılıkları birçok filme konu olan Sülün Osman, kitapta geçen bir sözün manevi duygularını rencide ettiği gerekçesi ile Aziz Nesin'e dava açmıştır.

Galata Köprüsü'nü satmak üzereyken tesadüfen yakalandı. Ölümüyle ilgili kesin bilgi olmamakla birlikte, polisin tahminlerine göre 1984'te Beyoğlu'nda sürekli kaldığı otelde kalp krizinden öldü ve kimlik taşımadığı için kimsesizler mezarlığına gömüldü.

1980'li yılların ünlü dolandırıcısı Güney ZOBU namı diğer “Raki,” genelde yasa dışı işler yapanları dolandırdığı için , bu kişiler kendisini şikayet edemezmiş. Genellikle azınlıkları dolandırmasıyla ünlü Raki'nin babası, Tümgeneral Şemsettin Zobu, erkek kardeşi de Londra'nın ünlü iş adamlarından Kuzey Zobu'dur. Aynı zamanda sinema oyuncusu Melike Zobu'nun da babası olan Raki, dolar taşımanın suç olduğu yıllarda Almancı ya da Amerikalı kılığında büyük otellerde bavulla döviz satma vaadiyle çok kişiyi dolandırmıştı.

Gelelim günümüze,

Artık ne Arsen Lüpen ne Sülün Osman , ne de Raki olmaya hiç gerek yok.

Teknoloji geliştikçe dolandırıcılıkta ona paralel , mutasyona uğradı.

Yeter ki teknolojiyi iyi bilin. Home ofis işiniz hazır..!

Dün Otobüs beklerken bir büyüğümüz ile sohbete daldık.

Yakın bulmuş olmalı ki, nasıl teknolojiyle aldatıldığını , daha doğru deyimle dolandırıldığını anlattı.

Trajikomik,olay, cep telefonuna gelen bir aramayla başlıyor.

Hemen anladınız sanırım. Arayanlar kendi adına bir kimlikle başkalarının kredi çektiklerini ve dolandırıcılık yaptıklarını , kendisinin de bu işe bulaştığından , hakkında bir soruşturma olduğunu ikna ederek, şaşkınlığa düşürmeleriyle, telaşa kapılmasına neden olmuşlar.

Hatta uydudan biz görüyoruz, evinizde altınlar demeleri

üzerine , safiyane şekilde “ olabilir her evde kadınlarda takılar vardır “ deyince, daha samimi olmak için eşini, çocuklarını nerdeyse tüm sülalesini isim, isim saymalarıyla daha da şaşkınlığa düşen kurbanı ikna etmek üzere, isterseniz 155 'i arayın size bilgi versinler deyip, bu numarayı açan kişinin de , “ evet, çekinmeyin ,onlar bizim amirlerimiz “ demeleri üzerine tamamen dolandırıcıların uydusu olan amcamızın sözünü kestim , sordum, “ iyi de senin telefonun zaten meşgul ve konuşma yaparken nasıl oluyor da bir başka telefonu arayabildin “

İşte burada teknoloji devreye giriyor, namertlerin elinde olunca , yapacak bir şey kalmıyor , MUTASYON Sülün Osmanlara ..!

Derken biz o kişiler hakkında operasyon yapıyoruz, şimdi altınları bir sarraf'a götür, mutlaka satış belgeni al, biz parasını sana ödeyeceğiz, şu bankaya havale yap diyorlar.

Amcam yaşı itibariyle “Bankamatikten havale bilmem , şubeden yapayım” deyince de , “biz sana anlatacağız” diyerek , bankamatiğe yönlendiren kurbanımız, açık telefondan “biz şimdi sizin evinizdeyiz, arama yapıyoruz, merak etme yengem bize çay ikram ediyor “diyerek oyalayıp, hatta “istersen seni hanımınla görüştürelim” diyerek , burada yine teknolojinin marifetiyle evdeki eşiyle amcamızı kısa bir görüştürmede yaptırıyorlar.

Bu arada sürekli “ hemen havaleyi yap, acele eve gel “ demeleriyle daha da telaşlanan amcamıza açık telefonundan bankamatikten adım adım tarif ederek , havaleyi yaptırıp amaçlarına ulaşıyorlar.

Telaşla kan ter içinde eve gelen adam ev'de sadece karısını görünce, olan biteni anlıyor ve başından aşağıya kaynar sular dökülüyor.

Derken , gerçek polisler, alınan ifadeler , resmi işlemler , ama giden hayli yüklü paranın acısı ile başbaşa kalıyor.

Geçmiş olsun ama , TV de o kadar açıklandı, polis sizden para istemez dendi, nasıl kandın deyince, “ biliyorum, bana da kendini polis savcı diye tanıtan kişilerin dolandırıcılara kanmayın mesajları geldi , ama nasılsa basiretim bağlandı , hatta Canan Karatay bile böyle dolandırılmamışmıydı “ deyince, sustum kaldım.

Tabii dolandırıcının numarasını tekrar çevirince , ara ki bulasın..!

Acaba insan beynine de mi hükmetmeye başladılar yoksa diye düşündüm.

Olur ya, kulağımıza dayadığımız telefon yoluyla beyin yıkama teknolojisi de bulundu da bizim haberimiz mi yok..?

Hadi onu geçtik, eşimizin , dostumuzun ,çocuklarımızın adlarını ev adresimizi nerden bulup kullanıyorlar..?

“Kişisel Verileri Kullanma “ hakkı herkese açık mı..?

Hadi inandın, seni sülaleni tanıyorlar, altınları sattırıyorlar , en son banka havalesinde niye anlamadın ?

Millet olarak tam bir yurttaş olamadığımız için başımıza geliyor bunlar.

Hele “ sessiz kuşak “ ile babyboomer “ nesli, naif, yardımsever ve ensesine vur lokmasını al misali barışçıl yaklaşımıyla daha çok kandırılacağa benzer.

Sorgulamadan, araştırmadan yaşamak , neden , nasıl , sorularına uzak olmamızdan kaynaklanıyor bu kolay kandırılmamız.

Telefonda da olsa emredici tavır ve konuşmalara hemen başımızı eymenin zayıflığını yaşıyoruz.

Arayanlar kendisini güvenlik güçleri olduğunu söylediklerinde , sözde yasadışı bir olaya karışmanın telaşı , yaşanan çekince , altınları satarak ödeyince , bu dertten kurtulacağının inancıyla rahatlamanın olacağına inanarak insanları dolandıranlara karşı , devleti, yasaları, kamu idarelerini artık tanımak ve bilmek zorundayız.

Bu ne ilk ne de son olacak anlaşılan çünkü bir ay önce yeni bir olaydı paylaştığım.

Teknoloji medeniyetin en ileri seviyesi ama, kötü niyetlilerin eline geçince vahşi bir silah.

Siz , siz olun, benim başıma gelmez demeyin.

Çoğumuzu aradıkları gibi , benim de başıma geldi iki kez, ancak gerekli cevabı aldılar.

Çevrenizde her şeye karşı duyarlı olun.

Bilinçli vatandaş olun.

SÖZÜN ÖZÜ :

İNSANI FARKLI YAPAN AFFETTİKLERİ ,

GÜÇLÜ YAPAN SABRETTİKLERİ,

KENDİSİ YAPAN İSE VAZGEÇEBİLDİKLERİDİR

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691