Kıvanç Uğur

Kıvanç Uğur

SAĞLIKLI KENTLEŞME

Son dönemde hızlı bir şekilde artan çarpık yapılaşma, kent estetiğini tehdit eden bir numaralı etmen. Kültüre, tarihe, doğaya saygı duymadan, para hırsıyla ve doğayı hiçe sayarcasına gerçekleştirilen yapılaşma, günümüzde ve gelecekte insanlığın karşı karşıya kaldığı, kalacağı en önemli sorunların başında gelecek.

Günümüzde çarpık kentleşme yalnızca İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropolleri değil, turizm merkezlerini ve hatta Anadolu'daki orta büyüklükteki ilçeleri bile tehdit eden bir unsur.

İnsanoğlu çok para kazanma, lüks konutlarda oturma uğruna her şeyi bir çırpıda silip atıyor. Kent estetiğini bozan rezidans benzeri yapılar, bazı kesimler tarafından gelişmişlik göstergesi olarak lanse ediliyor. Bu son derece yanlış.

Çok katlı, kentin siluetini bozan yapılar yerine daha az kattan oluşan, içinde bulunduğu coğrafyaya uygun yapılar inşa etmek, yapı inşa ederken yeşil alan olgusunu yok saymamak, topluma ve gelecek kuşaklara karşı temel bir insanlık görevidir diye düşünüyorum. İnsanların nefes alacağı alanlar düşünülmeden yapılar inşa edildiğinde nereye giderseniz gidin, beton yığınlarıyla karşılaşmanız söz konusu olacaktır. Bu nedenle yapılaşma meselesinde birincil etmen maddi kaygılar değil, estetik ve ruh olmalıdır.

Bu bağlamda, İnşaat Mühendisleri Odası Aydın Şubesi'nin yerel yönetimlerle işbirliği protokolleri imzaladığına tanıklık ediyoruz. Sağlıklı kentleşme ve nitelikli yapılaşma amacıyla atılan bu adımları son derece değerli ve önemli buluyorum.

Bundan birkaç on yıl önce ah vah etmemek, kent dokusuna ve kimliğine sahip çıkmak için sağlıklı kentleşme ve nitelikli yapılaşma şart. Yeşil alansız, birbiriyle burun buruna, ruhsuz, zevksiz anlayışlarla bir yere varılamayacağı aşikâr.

Umarım, merkezi ve yerel yönetim temsilcileri de bilimin ve estetiğin sesine kulak verir. Çarpık yapılaşma kültürü en az düzeye indirilir ve hatta mümkünse sıfırlanır.

Toplum olarak buna ihtiyacımız var.

Sağlıklı, güzel günlere…