Kıvanç Uğur

Kıvanç Uğur

HER OTOMOBİLDE BİR KİŞİ

Koronavirüs salgını, gündelik yaşamımızdaki alışkanlıkları da önemli ölçüde değiştirdi. Bunlardan birisi de toplu taşıma alışkanlığı. Ülkemizde toplu taşıma kültürünün çok fazla geliştiğini söylemek mümkün olmasa da salgınla birlikte toplu taşıma yerine bireysel araçların kullanımının daha da arttığını söylemek olanaklı.

***

Dün sabah 09.00 sıralarında simit almak için Zafer Mahallesi'ndeki bir fırına gittim. Fırından çıkıp gazete bürosuna giderken Zafer Meydanı'ndaki yaya geçidinde araçların geçmesini bekledim.

Önümden peş peşe 10 – 15 otomobil geçti. Özellikle dikkat ettim, hepsinin yalnızca sürücüsü var. Her araç, tek bir kişiyle seyrediyor. Muhtemelen sabahın erken saatinde işe giden insanlar. Bunu o kişileri eleştirmek amacıyla yazmıyorum çünkü toplumun genel olarak durumu farklı değil. Salgın başlayalı neredeyse bir yıl oldu, bu süre zarfında toplu taşıma yerine daha çok kişisel araç veya gideceğimiz yere yürüyerek ulaşmayı tercih ediyoruz.

***

Başlıkta da belirttiğim gibi her otomobilde bir kişi olunca trafik sıkışıklığı ve otopark sorunu ileri boyutlara taşınıyor. Öyle ki, trafikte gördüğümüz pek çok sürücü, park yeri bulabilmek için sürekli tur atıyor. Bu da trafiğin ciddi anlamda sıkışıklığına yol açıyor.

Uygar toplumlarda toplu taşıma kültürü yaygındır. İnsanlar yeraltı treni, hafif raylı sistem ve otobüs benzeri toplu taşıma araçlarını sıklıkla tercih eder. Trafik sıkışıklığı, otopark sorunu gibi kent yaşamının en başta gelen sorunlarını en aza indirmek için toplu taşımaya mutlaka ama mutlaka önem verilmelidir.

***

Örneğin Aydın il merkezinin doğu batı aksında hafif raylı sistem projesi geliştirilse, her gün özellikle Yeni Dörtyol başta olmak üzere ışıklı kavşaklarda yaşanan trafik yoğunluğu önemli ölçüde azalır. ASTİM kavşağından, otoyol kavşağına hatta İncirliova'ya kadar ulaşabilecek hafif raylı sistem, bu güzergâhta her gün binlerce yolcu taşıyabilir. Hafif raylı sistem, yalnızca trafik yoğunluğunu önlemekle kalmaz aynı zamanda yakıt tasarrufu ve çevre kirliliğinin önlenmesin de de önemli bir işlev üstlenebilir.

***

Bu nedenle, kentimizin yönetiminde söz sahibi olanlar, yalnızca 3 – 5 yıl sonrasını değil, on yıllar sonrasını hesap etmeli, şehrin bundan 20 – 30 yıl sonra gereksinim duyabileceği projelerin altyapısını şimdiden hazırlamalı ve orta vadede yaşama geçirmelidir.

Toplum olarak her defasında kişisel araçlarımız yerine toplu taşıma araçlarını kullanırsak hem yakıt masrafını azaltırız hem de gideceğimiz yerde dakikalarca park yeri arama işkencesinden kurtuluruz.

Güzel hafta sonları…