Mehmet Özçakır

Mehmet Özçakır

HOŞGELDİN EKİNOKS

Bugün 22 Eylül ,takvimlere göre Gece ve gündüzün eşit olduğu,

Kuramsal olarak 12 saat gece ve 12 saat gündüzü yaşadığımız gün bugün. Bundan sonrası artık gecele uzayıp , gündüzler kısalacak.

İnsanlar kasvetli soğuk ve ayaz karanlık gecelere kalacak.

Okullar akşamın karanlığında sınflarda ders görecek,

Sabah karanlığında okullara koşacaklar. Ekinoks yılda 2 kez görülür. İlki İlkbahar Mart ayında diğeri sonbahar Eylül ayında bugün.

Yılda 2 kez gece ve gündüz süreleri eşittir. Ekinoks, dünya genelinde gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu güne deniyor. Aynı zamanda kelime olarak kökeni Latince olan “Aequinoctium” anlamına gelir. Aequi eşit demektir, noct ise gece kelimesine dayanır. Bu iki sözcüğün birleşiminden aequinoctium yanı Ekinoks meydana gelir

Yılda iki kez yaşanıyor bu olağanüstü doğa olayı. 21 Mart İlkbahar Ekinoksu ve 22 Eylül Sonbahar Ekinoks'u. Ekinoks aynı zamanda ılım olarak da biliniyor. Ekinoks durumunun oluşmasını sağlayan olayı şöyle tanımlayabiliriz. Güneş ışınlarının Ekvator'a dik bir açıyla vurması sonucunda aydınlanma çemberinin kutuplardan geçmesi ile oluşuyor. Gündüz ve gece eşit oluyor böylelikle… Türkiye Kuzey Yarım Küre'de yer alıyor. Bundan dolayı 21 Mart Ekinoks'u ilkbaharın başlangıcı olarak kabul edilir. Gündüzler uzamaya geceler kısalmaya başlar biz de yavaş yavaş yaz mevsimine geçişin en tatlı anlarına geçmiş oluruz.

Sonbahar EYLÜL ekinoksundan sonra geceler uzamaya başlar,

İlkbahar MART ekinoksundan sonra gündüzler ,

Sonunda 21 Aralık ta en uzun gece 21 Haziranda da en uzun gündüz yaşanır yılda 2 kez,

Ekinoks , yani eşit gece , gündüz yılda 2 kez, En uzun gündüz ve en uzun gece ise birer kez.

BÜYÜK DÜŞÜNMEK GEREK,

DÜŞÜNEMEZSEK BÜYÜMEMİŞİZ DEMEK

Aydın'da 45 -50 yıl öncesine kadar tüm direklerde hoparlörler belediye anonsu dinlenirdi .

İlanlar tebligatlar,ölenler duyurular herkes canlı gazete gibi haberdar olurdu. Halen Güzelçamlı , Çine ve diğer küçük belde ve belediyelerde hoparlör anons sistemi yayın yapıyor. Ama kentler büyüdükçe genişledikçe bu sistemden vazgeçildi.

Şimdilerde aramızdan ayrılanları , ancak sosyal medyadan , kent gürültüsünden işitebilirsek, minarelerden ve selalardan ancak öğrenebiliyoruz.

Her köşe yazımda değindiğim gibi, yerel ve merkezi idare arasında ilişkiler henüz yeterli birlik ve beraberliğe ulaşamadı.

Biz eğer bu birlikteliği sağlayamazsak , bizi de Ankara da, amiyane tabirle kimse sallamaz .

Önce yerelde sonra da ülke genelinde ses getirecek projelerde birleşmek gerekirken , sen ben , kısır kavgaları çok acı ve düşündürücüdür.

ADÜ ' den emekli bir Profesör dostum , beraber olduğumuz bir sempozyumda ,

Aydın daki bu yönetim dağınıklığını kast ederek kulağıma eğilip,

“ Aydın'dan , Aydınlılardan ne bir yay olur , ne de ok “ dediğini hiç unutmam..! Ne demek istediğini kibarca düzelterek yazdım

Ama siz anladınız onu..!

O an şaşırmış, ve ilkeli bir Aydın Sevdalısı olarak “neden öyle düşündünüz hocam “ dedim kısık bir sesle..! Cevap vermedi başını salladı.

Ne dediğini şimdi anlar gibiyim.

Meğer ben giderken , o geri dönüyormuş, aynı yolda..!

Yıllar sonra ADÜ önceki başhekimi de buna benzer bir söz söyledi, makamından oldu.

Yerine hemen bir başkası bayan başhekim atandı.

Ama her ikisi de haksızmıydı..?

“Kol kırılır yen içinde kalır “ deyip gerçekleri söylemeselermiydi,

Yoksa , acı da olsa gerçekleri dile getirmeleri kimin ayıbıydı..?

Buna neden olanların mı , yoksa kamuoyu ile paylaşıp açığa vuranların mı ? Aydın'ın fiziki haritasına bir bakın..!

Sizce Aydın il sınırları , Trakyasız , Anadolu'ya yani Türkiye 'ye benzemiyor mu..? Türkiye'nin gündemi neyse, bizde de aynısı. Enerjimizi , projemizi Aydın için harcayacağımıza , patinaj yapıp avara kasnak , boşuna dönüyoruz.

Tüm sorun , kişisel ve siyasi kaygıları temsil ettiğimiz makamlardan uzak tutamamak..! Ama bu makamlar han, siz seçilmişler ve atanmışlar ise hancı. Mahkemeye kadıya mülk değildir. Giderken yaptıklarınız ile anılacaksınız, Bu kentin duygusal sahibi yerel yönetimlerin başındakiler,

Hele sizler bu kentte doğdunuz ve Allah gecinden versin ,

son uykunuzda da buradasınız..!

Kişisel hırs ve tutumlarımızı ,işimize yansıtmamalısınız..!

Arkanızdan eserleriniz ile anılmak ve evlatlarınıza torunlarınıza iyi bir isim mirası bırakmak için

Unutulmayacak farklı bir eser bırakın.

Oturduğunuz koltuklarda daha önce kimlerin gelip geçtiğini,

Kimlerin hala unutulmadığını , kimlerin esamesinin okunmadığını ,

Hatırlayın ve unutmayın.

Kısacası hep yazdığım gibi,

Büyükşehir de büyük düşünmek gerekir,

Büyükşehirde hala küçük düşünürsek,

Büyümemişiz demek..!

Hepimiz aynı şemsiye altındayız,

Ayrılırsak hepimiz ıslanırız.

Ne diyelim tarih tekerrürden ibarettir.

Dün 2014 yılında şemsiyenin altındakilerden ,sadece biri değişti

Ama yeni gelen de , o şemsiyenin altında değil bugün.

Artık kendimize gelelim,

Kişisel hırslarla AYDIN'ı kaybetmeyelim.

SÖZÜN ÖZÜ :

BAZI İNSANLARI HER ZAMAN,

BÜTÜN İNSANLARI DA BAZEN KANDIRABİLİRSİNİZ;

AMA BÜTÜN İNSANLARI ,HER ZAMAN KANDIRAMAZSINIZ.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER AYDIN

GSM : 0.542.7608691