Birsel Oğuz

Birsel Oğuz

BİLİMSEL GERÇEKLER

Bugünkü anlamda tıp bilimi, sayrılıkları üfürükçülük yerine nedenlerini araştırıp uygun araçlar kullanarak gidermekle başlamışsa, bunu ilk baştan Hippokratos adlı bir Yunan olmayıp, ondan 1440 yıl (45 kuşak) önceki Babillilerdir. Bir kazıbilim bulgusu olan Hammurabi Yasalarının İÖ 1700 yıllarında taşa kazınan 215'inci maddesi:

“Eğer bir hekim, ağır yaralı bir adamı bronz neşterle ameliyat edip, adamın hayatını kurtarırsa 10 şekel gümüş alacaktır.”

221. maddesi: “Eğer bir hekim, bir adamın kırık kemiğini iyileştirir ve takılı bir damarı, hasta bir kası iyi ederse yaralı hekime 5 şekel gümüş ödeyecektir.” 224. Maddesi:

“Eğer bir öküzün ya da eşeğin hekimi, ağır yaralı bir öküz ya da eşeğin üzerinde neşterle çalışır ve onu kurtarırsa, 1 / 6 gümüş şekel ödenecektir” der.

Herodot da, “Mısır'da bir hekim yalnızca bir hastalığa bakar, bundan ötürü hekim sayısı çoktur” demektir. Bütün belge ve bulgular, tıp biliminin bir Yunan icadı olmadığını gösterirken ve gerçekte Yunanlar, tıp bilimini Mısır'a, Babil'e borçluyken; tutup, “insanlık tıp bilimini Yunanlılara borçludur” demek, bilim erdemiyle bağdaşmaz.

Yunanlılara yazıyı öğreten Fenikelilerdir. Herodot bu konuda: “Fenikeli Thales'in dedesi) Kadmos, Yunanistan'a pek çok bilgi getirmiş ve yazıyı da getirmiştir. Yunanlar biraz değiştirerek kullanmış ve bu yazıyı “Fenike Yazısı” diye adlandırmakta hiçbir sakınca görmemişlerdir ki, doğrusu da budur” der.

Demokrasi de bir Yunan icadı değildir. Herodot bu konuda: “Damalarında Fenike kanı dolaşan Thales, İyonya yıkılmadan önce, merkez (Teos'ta) kurulacak bir tek yüksek meclisin tanınmasını ve böylece halkın kendi kendini yönetmesini önermişti” der.

Kazıbilim bulguları, Fenikeli Thales'in önerdiği bu demokratik yönetim biçiminin önce Fenike'de ve Akdeniz'deki Fenike kolonilerinde görüldüğünü ortaya koymuştur. Gerçekte Yunanlar demokrasiyi Fenikelilere borçlu iken, tutup “Tüm dünya demokrasiyi Yunanlara borçludur” demek doğru değildir.

İÖ 320'lerde yani Atina'da demokrasi” kurulduktan 188 yıl sonra hala Aristoteles'in, bir Fenike kolonisi olan Kartoca'daki yönetim biçimini Yunanlara örnek göstermesi, demokrasinin bir "Yunan Mucizesi olmadığını kanıtlamaktadır. "Yunan Düşünsel Mucizesi" diye adlandırılan İyonya Okulu, bir “Yunan Okulu değil, Fenikelilerin kurduğu bir okuldur. Kurucusu Thales,

bir Fenikeli olduğu gibi, ardılı Anaksimandros da Thales'in kabilesinden, Thales'in soydaşı olan bir Fenikelidir. Günümüz Yunan dilindeki sözcüklerin yüzde elliden çoğu, Sami dillerinden Mısır, Fenike kaynaklı sözcüklerdir. Bu da, Yunan dil ve düşüncesinin çok yoğun Mısır, Fenike etkisi altında biçimlediğini kanıtlamaktadır.

“Yunan Mucizesi, Yunan Dehası” diye sunulan hiçbir buluş yoktur ki, o daha önce Yunanlardan başkaları tarafından yaratılıp Yunanlara öğretilmiş olmasın. Öyle ki, "Yunan Mucizesi Söylencesini icat edenler dahi Yunanlar değil, başkaları olmuştur. Yunanlar ta 1800'lere dek kendi kendilerini mucize yaratmış bir soy olarak görmez, ne biliyorlarsa hepsini Mısır'dan, Fenike'den Babil'den, Perslerden, Anadolu'dan öğrenmiş olduklarını açık yüreklilikle belirtirlerdi.

Avrupalılar kendilerini İndo-Aryan ırkından olarak tanımlamaktadırlar. Yunanları da kendi arkadaşları olarak nitelemektedirler. Yeryüzünde insanlık ve uygarlık adına yapılmış iyi güzel ne varsa, İÖ 600'lerde Yunanlarca icat edilmişti, bu Yunan Mucizesidir” derken, özünde İndo-Aryan Avrupalı ırkının, diğer ırklardan üstün, bilimi, sanatı, felsefeyi, uygarlığı yaratan bir irk olduğunu ileri sürmektedirler. Yüzyıllardır bu söylemle, kendi kendilerine diğer ırkları uygarlaştırmak görevi biçerek ülkeleri sömürgeleştirmişlerdir. Atalarımız, Kurtuluş Savaşı'nı, saldırganlıklarını "Megali ideanın çekirdeğini oluşturan Yunan Mucizesi" (Indo Aryan üstün Irkçılığı) ile haklı gösteren emperyalistlere karşı vermişlerdir. “Yunan Mucizesi” bilimsel bir gerçeklik değil, tersine savunusu ancak bilimsel gerçekleri çiğnemekle yapılabilen, bilim dışı ırkçı, yayılmacı emperyalist bir slogandır. Bilim bu kavramın bilim dışılığını ortaya koymaktadır.