İRAN'DAKİ OLAYLAR VE ATATÜRK'ÜN BÜYÜKLÜĞÜ

İran’da başörtüsü kurallarına uygun örtünmediği gerekçesiyle gözaltına alınan Mahsa Amini'nin ölümü üzerine başlayan protestolar sürüyor. Bu kapsamda pek çok kişinin yaşamını yitirdiği, çok sayıda göstericinin gözaltına alındığını duyuruyor uluslararası ajanslar.

Bilindiği üzere İran’da 1979’dan bu yana ‘Humeyni rejimi’ yönetimde söz sahibi. Nasıl giyineceğinizden, nasıl yaşayacağınıza kadar her şeye ‘rejim’ karar veriyor.

Yalnızca İran vatandaşı kadınlar değil, turist olarak gidenler dahi başını örtmek durumunda, kadınlar araba kullanamıyor, ‘ikinci sınıf’ insan muamelesi görüyor, erkekler şortla gezemiyor, kurallara uymayanların tepesinde ‘ahlak polisi’ bitiveriyor ve daha nice yasaklar yumağı altında bir ülke tablosu…

***

İran’da yaşanan protestoları izlerken, çökmüş bir imparatorluğun bakiyesi üzerine ulus egemenliğine dayalı, laik, demokratik bir cumhuriyet kuran Atatürk’ün büyüklüğünü bir kez daha anlıyor insan.

Öyle ki Büyük Atatürk, “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” sözünün barındırdığı felsefeyle Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok hak, 1923 Devrimi’yle beraber verilmiştir. Öyle ki, Türk kadını, seçme ve seçilme hakkını bugün ‘gelişmiş’ olarak nitelenen Batı Avrupa ülkelerinden önce elde etmiştir.

***

Medeni Kanun, Türk kadınının temel hak ve özgürlüklerine kavuşmasında, eşit yurttaş olarak toplumsal yaşamda yerini almasında nirengi noktası olmuştur. Türk kadını, çalışma, boşanma, çocuklarının velayetini alma, mirastan eşit pay alabilme gibi haklarını cumhuriyet kazanımları sayesinde elde etmiştir.

İşte bu nedenledir ki, Türk kadını, Atatürk’e herkesten çok şükran duymalı, kendisine ‘altın tepside’ sunulan bu hakların başka ülkelerde hangi mücadeleler ve kanlı savaşlar sonucunda elde edildiğini veya elde edilmeye çalışıldığını göz ardı etmemelidir.

***

Bilinmelidir ki, cumhuriyeti anlamlı kılan içinin nasıl doldurulduğudur. Cumhuriyet, içi laiklikle, demokrasiyle doldurulduğunda kıymetlidir. Yoksa İran’da da, bazı Ortadoğu ülkelerinde de cumhuriyet var ama demokratik nitelikten fersah fersah uzak.

Komşu coğrafyamızda yaşananlardan ders çıkaralım, laikliğin, demokrasinin ve cumhuriyetin en az ekmek, su, hava kadar gerekli ve vazgeçilmez olduğunu bir an bile unutmayalım.

Kalın sağlıcakla…