AFETLERDE AYDIN NE ALEMDE?

Dün BÜYÜK MARMARA DEPREMİNİN 22. YILI buruk bir şekilde anıldı.

Ülke ve dünya gündeminin yoğunluğu karşısında üç beş basın açıklaması ile açıkça geçiştirildi.

Hafıza sorunu olan ve unutan bir milletiz.

Bir şeyin ve olayın başını iyi yakalayıp sonunu getiremiyoruz.

İlkeli duramıyoruz.

Onun içindir ki muhtemelen, “Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir “ denilen sözü birileri bizim bu huyumuz için söylemiş olmalı.

Biz de 1999 Marmara depremi sonrası devletin kamunun denetiminde yapılamayan yapı denetimini özel şirketlere devrederek sözde depreme karşı güvenliği sağladık.

İşin rahatlatıcı yönü , artık 2000 yılından bu yana bu köşe yazarınızın bürokratlığı dönemindeki çalışmalarıyla , Aydın'daki inşaatlara getirilen Valilik İdari genelgesiyle getirilen “ fabrikasyon hazır kullanım “ zorunluluğudur.

Binaların artık projelerine ,kullanılan betonlarına ve şantiye uygulamalarına bir çeki düzen getirilmiştir

Gelelim Aydında neler yapılıyor depremle ilgili..?

Belediyeler kentsel dönüşüm için riskli bölgeleri belirledi mi..?

Büyükşehir ve 17 belediye hala kış uykusunda..!

Siyaseten bir getirisi olmayacağı inancıyla,

Bir çok başkan elini taşın altına sokmadığını ,

Aydınlı olmayan bürokratlarında nasıl olsa gelecek yıl atama ve tayinim var gerekçesiyle,

“Ortada sorun var yandan geç “ misali sorunlara bulaşmamak için

“miş ..muş gibi yaparak “ ,maalesef buz dağının altındaki bu sorun ,unutuldu gitti.

Deprem unutulsa da, malum zamanı geldiğinde kendisini asla unutturmaz.!

ÇÜNKÜ DOĞANIN KANUNLARINA , NE TORPİL İŞLER NE DE “ HAMİLİ KART YAKINIMDIR , “ SÖZÜNÜ DİNLER

Meclis kararıyla fay hattının yerini değiştirildiği, Başkan ve meclis üyelerinin var olduğu ,Aydında,Bu güzel ve özel ülkemde depremden kaçış yok.

Herkes elini, olmadı başını , taşın altına sokmalıdır.

Seçim kaybetmek adına olsa da, radikal kararlar alınmalıdır.

Aydın'ın Ilıcabaşı ,Sökenin Abalaki ,Kemalpaşa semtleri,

Kuşadası'nın çevre yolu kenarı ,Ege mahallesi Dağ mahallesi, acilen kentsel dönüşüm içine alınmalıdır.

Aydın birinci derce riskli deprem bölgesinde ama,

Başta AFAD koordinasyonu ile ,istenilirse bu sorun masaya yatırılarak,

Aydın için neler yapılabileceğini de açıkça gösteriyor.

Aydın'ın kurtuluşunu , gelecek ay kutlayacağımız 7 Eylüllerde aramayalım,

Bugünde depremden kurtuluşu sağlamak üzere, Aydın'ı Küçük olmaktan kurtarıp,

çalışkan Aydınlı bürokratlarla , belediye başkanlarıyla acilen önlem almak lazım.

Kimseyi korkutmayalım ama , bir gerçeği de bilelim.

1970 li yılların başında yoğun yapılaşma yaşayan Aydın Efeler ilçesindeki Adnan Menderes Bulvarının çok katlı binalarının yorgun ve elle dökülen ,betonlarla inşa edilmiş kaç tanesi depreme karşı dayanım testi yapıldı..?

Bu apartmanların bazılarına sonradan üç dört kat ilave edildiğini, hatta aynı yıllarda kente birer kat daha genel kat artışı verilmesinin ardından , Aydın'ın en üst katları birer uçan daireye dönüşmedi mi…?

Allah hiç göstermesin ama, 7 ve üzeri şiddetinde bir deprem ilimiz için bir risktir.Efeler Adnan Menderes Bulvarında ,Nazilli de Ordu caddesi ile Atatürk caddesinde 2000 yılından önce yapılmış yapılar açıkça riskli yapı grubunda olup olmadığı ciddi olarak incelenmelidir.

Aydın'ı yönetenlere soruyorum, günlük işlerden fırsat bulup, en sorunlu ama herkesin sorumlu olduğu deprem tehlikesine karşı ne yapıyoruz..?

Alınan önlemlerin tamamı depremden sonraya ilişkin, ama eğer yapılarımızı depremden önce önlem alarak kentsel dönüşümle yenilersek, depremden sonra çadır aramaya ve nerde devlet diye haykırmaya gerek kalmayacaktır.

17 Ağustos dün gibi aklımızda.

Felaketi bir hafta sonra bölgeye giderek yerinde gören biri olarak cehennemden farksız manzara bize ders oldu mu acaba..?

Bence koca bir HAYIR.

Çünkü 2018 de çıkarılan İMAR BARIŞI ile zaten mevcut olan dayanıklılığı tartışılır içinde yaşadığımız milyonlarca yapıya , bu af yasasıyla , bir o kadar daha RİSKLİ yapı katıldı.

Sorun yumağı içinde sel, yangın ile savaş veren ülkemiz , beklenen büyük bir depremin yaralarını sarmada inşallah başarılı olur.

Daha önce de yazdım. Biz Türkler bilimin ilimin dediklerine pek inanmak istemeyen

“ bize bir şey olmaz “ diyen insanlarız.

Bizler , mutlaka yaşayıp , gözlerimizle FELAKETİ görüp , ondan sonra inanacağız yazılıp , söylenenler..!.

İnansak da ne olacak ki..?

Gel gelelim , bir başka zaafımız da, yaşananları zamanla unutmak gibi bir vurdumduymaz huyumuzun da olması..!

Olmasa ne güzel olurdu,

Bilim adamlarının dediklerini dinlesek uygulasak , ilimin yolundan gitsek , bunlar gelirmiydi başımıza..?

Atatürk'ün sözündeki gibi , “ hayatta en gerçek yol gösterici , ilimdir , fendir”.

İşte bu söz bizim rehberimizdir.

SÖZÜN ÖZÜ :

GİDECEĞİNİZ YERİ BİLMİYORSANIZ, VARDIĞINIZ YERİN HİÇ ÖNEMİ YOKTUR.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozckir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691