DOĞAL AFETLER SIKLAŞTI

Dünyamızın belki de var oluşundan bu yana görülmemiş sıklıkta doğal afetler yaşanıyor. Depremler, tayfunlar, kasırgalar, seller, heyelanlar, şiddetli kar ya da sağanak yağmurlar, aşırı sıcak havalar ve daha niceleri. İnsanoğlu şaşkınlık içerisinde olayları izlemeye devam ediyor. Doğal afetlerde ölenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. Yıkımlar beraberinde ekonomik olarak ta büyük kayıpların yaşanmasına sebep oluyor. Küresel ısınma konusu yaklaşık 40 yıldan bu yana konuşulan bir konu olmasına rağmen halen gerekli acil adımların atılmamış olması da ayrı bir muamma.

***

Eskilerin deyimiyle “suyun yıkıcı gücü önünde dağ olsa duramaz” sözü gerçekten de çok doğru. Aşırı yağışların neticesinde taşan dereler, çaylar ve nehirler etraflarında kurulmuş olan kasabaları, şehirleri bile haritadan silebiliyor. Geçtiğimiz yıl Batı Karadeniz bölgemizde yaşanılan sel felaketinde ırmak kenarına kurulmuş bir ilçemizde suyun getirdiği ağır yıkımın izleri henüz tam olarak silinmedi. Ayrıca ülkemizin başka bölgelerinde de şiddetli yağışlar yüzünden can ve mal kayıpları yaşanıyor oldu sıklıkla. Ülkemiz dışında dünyanın diğer ülkelerinde de durumlar aynı. Üç yıl önce Almanya’da yaşanan ve ülke tarihinde eşi benzeri olmayan sel felaketinde koskoca şehrin ana caddeleri ırmaklara dönüşmüş su seviyesi yer yer 5 ile 7 metre seviyelerine kadar çıkmıştı. Öte yandan depremlerde sıklıkla meydana gelmeye başladı. Geçtiğimiz hafta içerisinde Meksika’da 7,5 ve 6,5 şiddetinde deprem meydana geldi, geçtiğimiz ay İran’da da 6,5 şiddetinde deprem oldu ölenlerin yanı sıra bir çok ev ve diğer yaşam alanları ağır hasar gördü.

***

Öte yandan geçtiğimiz ay içerisinde Afganistan, Pakistan ve Hindistan’da Muson yağmurları döneminde o kadar çok yağmur yağdı ki yüz binlerce insan evinden barkından olurken can kayıplarının sayısı da bir hayli fazlaydı. Ülkemizden özellikle muson yağmurlarından en fazla zarar gören Pakistan’a Türk Kızılay’ı tarafından çadır, battaniye, yiyecek, giyecek ve tıbbi yardım malzemeleri götürüldü ve halen de yardımlarımız bölge halkına gidiyor. Japonya adasında ise zaten depremler hiç hız kesmeden devam ediyor. Ama o ülkede alınan teknolojik tedbirler sayesinde yıkımlar minimum seviyelerde olurken can kaybı ise neredeyse hiç yaşanmıyor.

Amerika kıtasının tamamında, Uzak Doğu Asya’da, Avustralya kıtasında da sıklıkla kasırgalar ve tayfunlar meydana gelmeye başladı. Bu bölgelerde milyonlarca dolar hasarlar yaşanırken, can kayıpları da oluyor. İşte hal böyleyken yakın gelecekte neler yaşanabileceğini kestirmek kolay olmuyor. Görünen o ki dünyamız adeta kaynayan kazan gibi kaynamaya devam edecek bizler de olacakları yaşayarak göreceğiz.