ENFLASYON CANAVARI TÜRK LİRASINI TEK HAMLEDE YUTTU

Türk halkı 80’li yıllarda rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın enflasyon canavarı söylemiyle enflasyonun ne demek olduğunu öğrenmişti. Sayın Özal ayda bir ekranlara çıkarak “İcraatın İçinden” isimli programla vatandaşa seslenirdi. Eline aldığı kalem ile vatandaşa enflasyonla nasıl mücadele ettiklerini anlatırdı. O zamanlardan sonra daha tıfıl olan enflasyon canavarı şimdi devasa boyutlarda büyüyerek ortalığı kasıp kavurmaya devam ediyor.

***

Gıda, temizlik, giyim, elektronik, demir-çelik, çimento, ham madde, akaryakıt, tarım, ulaşım, konaklama ve insanların hayatını idame ettirmeye çalıştıkları bütün kalemlerde her şeyin fiyatı Everest Dağı kadar zirve yaptı. Akaryakıta gün aşırı zam geliyor, yapılan tüm denetimlere rağmen marketlerde etiket fiyatları anlık değişikliklerle adeta koşar adım zam yapılıyor. Artık vatandaş ne yapacağını şaşırdı, beyinler dumura uğradı.

***

Çekirdek aile diye tabir edilen 3-4 kişilik aileler tam anlamıyla aç ve yoksul. Bir ekmek 4 lira, bir simit 3,50 lira bu fiyatlar kentlere göre bile değişiklik gösteriyor. Bazı şehirlerdeyse ekmek ve diğer unlu mamullerin fiyatları bile farklılıklar gösteriyor. Pazara çıktığınızda cebinizde 300 -400 liranız yoksa alış verişiniz cılız ve kısıtlı oluyor. Mutfak tüpünün 12 kg’mı 370 lira, elektriğe ve doğalgaza yapılan zamlar cabası, ev kiraları afakî fiyatlarda geçtiğimiz günlerde hükümet ev kiralarında zam sınırı belirledi bu sınır ise % 25.

***

Enflasyon özellikle korona virüs salgınının ardından son 25 yılın zirvesinde. Halk ağır zamlar altında yaşamaya çalışıyor. Küresel bağlamda bütün ülkeler salgın nedeniyle çok büyük ekonomik kayıplar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Bunlara ilaveten iklim değişikliği nedeniyle tetiklenen küresel kuraklık yüzünden gıda tedariki de zora girdi. Yakın gelecekte kuraklık yüzünden başta tahıllar olmak üzere, sebze ve meyve üretimi de yapılamayacak.

***

Evet insanoğlunu zor ve çetin günler bekliyor, bu hale gelmemize yine bizler neden olduk. Öncelikle salgının geride bıraktığı ekonomik yıkımı düzeltmeye ve aynı zamanda küresel ısınmaya çare bulmak zorundayız. Yoksa dünyamız enkaz haline gelecek ve belki de insanlığın sonu bu şekilde gelecek…