YAZLIK CENNETİ KUŞADASI

60’lı yılların başlarında Türkiye bacasız sanayi diye isimlendirilen turizm sektörüyle tanıştı. Çok önemli atılımlar yaygınlaştırılmadan önce pilot bölgeler seçilir ve o iş hangi sektöre ait ise tabiri caizse rayına oturuncaya kadar takip edilirdi. Kuşadası ilk kez turizm konaklama sektörüyle tanıştığında henüz küçücük bir kasabaydı.

***

Zamanın iş girişimcileri de devletten aldıkları destekler ile turizme açılan Kuşadası’nı oteller ve diğer konaklama tesisleriyle tanıştırdı. Yurt içi ve yurt dışında etkili tanıtımlar düzenlenerek Türkiye’nin de turizm sektörüne adım attığı tüm dünyaya tanıtıldı. O günlere göre son derece lüks ve kaliteli turizm işletmeleri kısa süre içerisinde Kuşadası’nın çehresini süslemeye başladı. Bu başarı girişimin ardından Kuşadası turizmde istenilenden çok daha fazla başarıyı yakaladı.

***

Uzun yıllar boyunca Yurt dışından ve içinden milyonlarca turist Kuşadası’nda kaliteli tatil yapmanın zevkine vardı. Öte yandan Türkiye konaklama turizminde işler yoluna girmiş bacasız sanayi sayesinde ülke ekonomisi de döviz girdileriyle önemli bir kazanım elde etmişti. Yıllar içerisinde büyük ve lüks otellerde kumarhaneler açılmış ve bu çılgınca para kazanma hırsına kapılan insanlar Kuşadası’na gelmeye başlamış. O yıllarda dünyanın farklı bölgelerinde var olan kumarhane işletmeleri sayesinde içinde bulundukları ülkeler de büyük paralar kazanmıştı.

***

KUŞADASI’NA YAZIK OLDU

Yıllar boyu ülkeye turizm sayesinde çok büyük paralar kazandıran Kuşadası çıktığı zirveden yavaş yavaş inmeye başlamıştı. Yurtiçinde ve yurt dışında yaşayan vatandaşlar sayfiye evi yani yazlık konuta doğru heves geliştirmeye yönelmişti. İşte Kuşadası’nın bugünkü haline gelmesi de o zamanlara rastlıyor. İnşaat çılgınlığı başlamış boş olan her arsaya yazlık konutlar inşa edilmeye başlanmış. 1980 yılından sonra neredeyse Kuşadası’nın her yeri şantiye konumuna bürünmüştü. Yazlık konut inşaatları ardı ardına devam ediyor dere, tepe, dağ başı, deniz kıyısı, bataklık bölgeleri, narenciye bahçeleri, zeytinlikler, arpa- buğday tarlaları kısacası ilçenin her bir metrekaresi yazlıklarla doluyordu.

***

Kuşadası’nın silüeti artık deniz-kum ve güneş il değil yazlık konutların farklı modelleriyle kapanmaya başlamıştı. Bu yazlık konut çılgınlığı kırk yılı aşan süreden beri hiçbir şekilde hızını kesmedi halen devam ediyor. Bazı bölgelerde inşa edilen konutlar ile sahilin arasında onlarca kilometrelik mesafeler bile var. Olsun varsın Kuşadası’nda bir yerlerde yazlığınız var ya mesafeler önemli değil deniz ve kumsala ulaşmaya. İşin asıl çarpıklığı yazlık sitelerin tren vagonları gibi ardı ardına dizilmiş olması ve evlerin arasında hiç mahremiyetin olmaması. Zaten çoğu bitişik nizam olan evlerin duvarları da ince yan komşuyu siz, yan komşu da sizi rahatlıkla duyabiliyor. Sitelerin arasında mesafe bırakılmamış iç içeler Allah korusun herhangi bir yangın olayında evler ucu ucuna yanıp kül olacak. Çünkü ev yapmak uğuna itfaiye gibi çok önemli araçların girebileceği yollardan bile mahrum çoğunlukla bu siteler.

***

Zamanla Kuşadası yazlıklarıyla anılmaya başladı. Beş yıldızlı olarak inşa edilen oteller cazibelerini zamanla kaybetti. Çünkü Antalya, Muğla, İzmir gibi illerin sahillerinde hizmete açılan devasa konaklama tesisleri misafirlerini cezp etmeye başladı. Artık yabancılar ve yerli turistler Kuşadası’nı rotalarından çıkararak bu yeni turizm bölgelerine yöneldi. Bu arada Kuşadası’ndaki tesisler de kendilerini yenilemeyerek ellerindeki nimeti de kaybetmeye başladı. Kuşadası cazibesini tam anlamıyla yitirmese de o parlak günlerini kaybederek sıradan bir yazlık siteler kenti oldu. Şimdilerde halen ilçeye gelen yerli ve yabancı turist var ancak çok paralar harcayan döviz bırakan kaliteli turistler yok. İnşaat çılgınlığına gelince o hız kesmeden devam ediyor. Kuşadası bir ucunda Selçuk ile diğer ucundaysa Söke ile neredeyse birleşecek yakın bir gelecekte. Artık siz gözünüzün önüne getirin bu garabetliği. Yazlık konut inşaatları ilçeyi turizmden kopartıyor. Yabancı tur şirketleri Kuşadası’nı listelerinden çıkarıyor. İnanç turizmi için ilçeye gelen gemiler dolusu turist, otobüslerle İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan Efes antik kentine geçiyor direkt Kuşadası’nı neredeyse es geçerek. Yani sınırımızda yer alan Efes antik kenti de olmasa ne gemi yanaşacak limana, ne de turist gelecek bir avuç ilçeye…

Kısacası Kuşadası’na çok ama çok yazık oldu. Ülkenin bir numaralı turizm kenti olan Kuşadası hiç hak etmediği bir konumda şimdiler de. Televizyonların magazin programlarında bile adı anılmıyor.