Kalınomuz: Seçime tabanın iradesi yansımadı

Partisinin 37’nci Olağan İl Kongresi’ni değerlendiren eski CHP İl Başkanı Barkan Kalınomuz, “Seçimlere tabanın iradesinin yansımayıp belediyelerin iradesinin yansıdığını gördüm. Bu nedenle aday olmaktan vazgeçtim” dedi.

9 Şubat’ta gerçekleştirilen CHP İl Kongresi’nde il başkanlığına aday olacağını açıklayan ancak daha sonra bu kararından vazgeçerek, kongreye katılmayan eski CHP İl Başkanı Barkan Kalınomuz, sessizliğini Yeni Kıroba’ya bozdu. Kongreye “tabanın iradesinin değil de belediyelerin iradesinin yansıdığını” savunan Kalınomuz, bu nedenle aday olmaktan vazgeçtiğini ifade etti.

Başlangıçta il başkanlığına aday olma düşüncesi taşıdığını anımsatan Kalınomuz, “Çünkü partinin her ne kadar yerel seçimde bir başarısının varlığı düşünülüyor ise de bana göre yönetim başarısızdı. Bunun en büyük delili, mevcut yönetimin içinden 21 kişinin yeni yönetime yazılmaması. İYİ Parti’yle yapılan bir ittifak neticesinde ancak bu sonuçlar alınabildi. Yoksa partimizin oyunda ilerleme gözükmüyor. Ben yerelde bunun önlemlerini alabilmek, bir dahaki seçimlere daha güçlü gidebilmek için aday olmak istedim” dedi.

“TEŞEBBÜS DAHİ ETMEDİM”

Kalınomuz, “Ancak ve maalesef yapılan delegasyonlarda belediyelerin kontrolünde bir yapılanma olması ve aynı zamanda bu partiye emeği geçmiş insanların neredeyse tamamının delegasyon sistemi içinde tırpanlanması nedeniyle delegasyondan imza almakta ciddi sıkıntı yaşadım hatta teşebbüs dahi etmedim. Seçimlere tabanın iradesinin yansımayıp belediyelerin iradesinin yansıdığını gördüm. Bu nedenle aday olmaktan vazgeçtim” görüşlerini dile getirdi.

Kurultay delegeliklerinin paylaşımının “hakkaniyetli olmadığını” ileri süren Kalınomuz, “Mesela Söke Belediye Başkanının, Nazilli İlçe Başkanımızın delege olamadığını üzüntüyle gördüm. Ben eskiden adayken kişisel ve siyasal tartışmalarım olanları kurultay delegeliğine yazdım. Çünkü siyasal tartışma ve kişisel tartışmalar ayrı bir şeydir. Partinin Ankara’daki temsili konusundaki kadro ayrı bir şeydir. Ben geçmişte kişisel ve siyasal tartışmalar içinde bulunduğum insanları dahi yazdım” dedi.

“YER YERİNDEN OYNARDI”

Kongreye katılmamasının gerekçelerini açıklayan Kalınomuz, şöyle devam etti: “Yapılan kongre, örgütün iradesinin yansıdığı değil, belediyelerin iradesinin yansıdığı bir yapı oldu. Orada kongreye katılmak aslında bu olumsuz yapılaşmaya çanak tutmak anlamına geliyordu benim için. Orada çıkıp birtakım arkadaşlarımız, benden kürsüye çıkıp çok şiddetli, sağa sola saldıran, eleştiren hatta bunu mizahi bir dille dile getiren bir konuşma beklediler. Ancak tribün yapısı da buna müsait olmayacaktı. Artık ben kavga etmekten de yoruldum. Siyaset yapmaktan yorulmadım. Bu ikisi birbirine karıştırılmasın. Kavga yapılacaksa yapılır. Ama oturup da tartışmanın içerisinde kendimi konuşlandırmak istemedim. Ben kürsüye çıksaydım yer yerinden oynardı ve parti burada zarar görürdü. Bu yapacağım konuşmayı basına açık bir kongrede değil, basına kapalı bir danışma kurulu toplantısında yapmayı uygun buldum.”

“ERTELEMEMEYİ UYGUN BULDUM”

Bütün bunların yanı sıra sağlık sorunu nedeniyle hastanede yatması gerektiği için kongreye katılamadığını aktaran Kalınomuz, “Ancak sağlıkla ilgili olan kısmını erteleyerek kongreye katılabilir miydim? Evet, katılabilirdim. Ama bu sağlıkla ilgili olan randevumu ertelememeyi uygun buldum. Kaldı ki, yapacağım konuşmanın neticesinde bir disiplin cezasıyla da karşı karşıya kalabilirdim. Yani oraya gelip bir konuşma yaptığımda ağzımı tutamayacağımı da çok iyi biliyordum” sözlerine yer verdi.

Hafta sonu gerçekleştirilen ve iki adayın yarıştığı İYİ Parti Efeler İlçe Kongresi’ni medyadan takip ettiğini dile getiren Kalınomuz, o kongredeki demokratik rekabet ortamının CHP tarafından örnek alınması gerektiğini sözlerine ekledi.