Yıldırım: Eğitim şehri kimliğini kazanmalıyız

Türk Eğitim – Sen Aydın Şube Başkanı Veli Yıldırım, “Aydın olarak ‘eğitim şehri’ kimliğimizi kaybetmiş durumdayız. Aydın, ‘eğitim şehri’ kimliğini tekrar kazanmalı. Bu konuda herkes üstüne düşeni yapmalı” dedi.

Aydın’ın ‘eğitim şehri’ kimliğini kaybettiğini belirten Türk Eğitim – Sen Aydın Şube Başkanı Veli Yıldırım, bu kimliğin yeniden kazanılması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini kaydetti.

Yeni Kıroba’ya değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, her kentin kendine has bir kimliği olması gerektiğinin altını çizerek, “Vardır da. Bazı illerimize turizm şehri, bazı illerimize endüstri şehri derler. Bu anlamda Aydın’a baktığımız zaman kimliğimiz ne olmalı? Aydın’a en çok yakışan kimlik eğitim şehri. Dolayısıyla bunun geçmişte örneklerini yaşadık. Aydın, bu anlamda bir altyapıya sahip. Türkiye’nin her yerinden, Aydın’la ilgisi olmayan vatandaşlar, tayin istedi, bu kente geldi. Gerekçesi çocuğunu Aydın’da okutmak. Sınavla girilen tüm okullarla ilgili Aydın’ın derecesi her zaman ilk onun içinde oldu. İlk onun gerisine düşmek Aydın için kötü bir imajdı” görüşlerini aktardı.

“AYDIN’DA ALTYAPI VAR”

“Ama maalesef geldiğimiz nokta itibarıyla biz bu kimliği şu anda kaybetmiş durumdayız” tespitinde bulunan Yıldırım, şöyle devam etti: “Tekrar kazanılamaz mı? Kesinlikle kazanılabilir. Çünkü Aydın’da altyapı var. Aydın’da veliden öğrenciye, eğitim kurumlarının çeşitliliğinden diğer etmenlere kadar her türlü destek ve imkân var. Aydın, eğitim şehri kimliğini tekrar kazanabilir. Aydın’da yaşayan insanlar bunu değerlendirmeli. Bu konuda herkes üstüne düşeni yapmalı.”

‘KURUM KÜLTÜRܒ VURGUSU

Geçmiş yıllarda eğitim kurumlarına yönetici atanmasında “yanlış bir uygulama” yapıldığını savunan Yıldırım, “Sırf sendikasından dolayı tüm eğitim kurumlarının yöneticileri bir çırpıda görevden alındı. Türk Eğitim – Sen üyesi olduğumuz için bunu söylediğimiz anlaşılmasın. Her kurumun kendine göre işleyişi var, kurum hafızası denen bir birikim var. O gelenek de başarıyı getirmişti. Ama siz bir anda kurum kültürünü ortadan kaldıracak bir uygulama yapıyorsunuz. A kurumunda müdür, müdür yardımcısı ne varsa tüm yönetim kadrosunu değiştiriyorsunuz. Bunu yaparken kriteriniz ne? ‘Onlar gitsin, yerine bizden olanlar gelsin’. Sonrası ne? Aydın’da marka haline gelmiş kurumlar bir anda darmadağın” diye konuştu.

“İNSANLAR OKUL ARAYIŞINDA”

Okul başarısının kilit noktasının okul yönetimleri olduğunu dile getiren Yıldırım, “Tabii ki sistemler önemli ancak sistemin ne olduğundan daha önce bunun nasıl uygulandığına bakmak gerekir. Mevsim itibarıyla da öğrenci kayıt dönemindeyiz. Herkes okul arayışında. Bu okul arayışına baktığımız zaman 3 – 5 okulun ismi geçiyor. Neden onlar? Bu okulların diğerlerinden farkı ne? Baktığımızda fiziki imkânları olmayan bir okul diğerlerine göre tercih edilen hale gelmiş? İyi de bu okulun özelliği ne? Geçmişte sorsanız kimse yerini bilmiyordu. Demek ki, orada gayretli, okul imkânlarını en iyi şekilde değerlendiren idareci var. Bir idareci, okulun imkânlarını toptan değiştirebiliyor” dedi.

“MESLEKİ EĞİTİMDE SIKINTI VAR”

İkili öğretim ve mesleki eğitim meselesine değinen Yıldırım, “İkili öğretimin tamamen ortadan kaldırılması, Aydın’daki okulların fiziki imkânlarının dengeli bir şekilde, planlı bir şekilde kullandırılarak okul türlerine göre dağılımın yapılması lazım. İhtiyaç duyulmayan alanlarda fazladan okul açmak yerine ihtiyaç duyulan alanlarda fiziki imkânlar değerlendirilmeli. Eğer doğruysa Efeler’de biz bütün okulların tekli öğretime geçmesini beklerken, normal öğretim olan bir okulun ikili öğretime geçmesi planlanıyor. Şayet bu doğruysa bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Mesleki eğitim, sistem içerisinde en sıkıntılı konulardan birisi. Bugün birçok meslek lisemiz öğrenci bulmakta zorlanıyor. Belki bunun çözümü farklı bir şekilde planlama yapılarak gerçekleştirilebilir. Okullara kayıt ve öğrenci yerleştirilmesiyle ilgili velilerden şikâyetler alıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İMZALAMASA NE DEĞİŞİR?”

Yeni eğitim – öğretim yılının başlamak üzere olduğunu anımsatan Yıldırım, şöyle konuştu: “Bu süreçte de eğitim çalışanlarının toplu sözleşmeden birçok beklentisi karşılanmıyor. Ne maaş zammı anlamında ne en çok dillendirilen 3600 ek göstergenin verilmesi anlamında ne de özlük haklarıyla ilgili beklentiler noktasında karşılanan hiçbir şey yok. İşin ekonomik boyutunu konuştuğumuz zaman son 10 yıldır eğitim çalışanları, sıfır zamla devam ediyor. Diyeceksiniz ki, maaşlar artmıyor mu? Artıyor ama yetkili sendika toplu sözleşmeyi imzalamasa ne değişir? Zaten enflasyon kadar zam alırdık. Aynı şey olurdu.”

Yeni dönemde yeni başlangıçların olması gerektiğini, hatalardan ders alınmasını umduklarını kaydeden Yıldırım, sendika olarak her türlü haksızlığın karşısında olduklarını sözlerine ekledi.