Mutfakların lüks aroması olarak bilinen safran, son yıllarda adeta taşınabilir bir servete dönüştü. Halk arasında "kırmızı altın" olarak anılan bu eşsiz bitki, zorlu hasat süreci ve kısıtlı üretimi nedeniyle her geçen gün değerine değer katıyor. Yaklaşık 150 bin adet çiçeğin tek tek el emeğiyle işlenmesi sonucu sadece bir kilogram elde edilebilen safran, dudak uçuklatan fiyat etiketleriyle artık bir yatırım aracı olarak görülüyor.
KİLOGRAM FİYATI 750 BİN LİRAYA ULAŞTI
Kalitesi tescillenmiş safranın gramı piyasada 900 lirayı buluyor. Ürünün kilogram fiyatı ise 750 bin liraya kadar çıkabiliyor. Ortaya çıkan bu rakama göre üç kilogramlık birinci sınıf bir safran bir daire ediyor.
FİYATI BELİRLEYEN ASIL UNSUR İNSAN EMEĞİ
Ziraat mühendislerine göre safranın bu kadar kıymetli olmasının temel nedeni ürünün hasadının ustalık gerektirmesi. Her bir çiçeğin tam kalbinde yalnızca üç adet bulunan kırmızı tepeciklerin, güneş ışınları çiçekleri soldurmadan, sabahın erken saatlerinde büyük bir hassasiyetle toplanması gerekiyor. Hiçbir kimyasal işleme maruz bırakılmadan doğal yollarla kurutulan bu tepecikler, sadece gıda sektörünün değil, aynı zamanda kozmetik ve tıp dünyasının da en nadide ham maddeleri arasında başı çekiyor.
SAHTE ÜRÜNLERE KARŞI SERTİFİKA UYARISI
Artan fiyat istikrarı ve ekonomik değeri nedeniyle safran, günümüzde nakit paraya hızlıca çevrilebilen "taşınabilir bir servet" konumuna yükseldi. Ancak bu yüksek getiri potansiyeli, piyasadaki kötü niyetli girişimleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, piyasada "aspir" çiçeği ya da gıda boyasıyla renklendirilmiş mısır püskülü gibi sahte ürünlerin cirit attığına dikkat çekerek, gerçek safranın değerini koruması için mutlaka sertifikalı ve tescilli olması gerektiği konusunda alıcıları uyarıyor.