AYDIN İÇİN YENİDEN

Abone Ol

Bugün 1 Eylül, artık yaz ayları takvimlere göre geride kaldı.

Yaz mevsiminin bittiği Sonbaharın başladığı ilk gün , bugün..!

Hatırlayanınız vardır , İlkokullarda duvara asılı mevsim tabloları olurdu.

bilmem hala var mıdır ..?

İşte o tabloda yazın simgesi üç aylar “ Haziran Temmuz ve en sıcak Ağustos” ayı da sayılı günler gibi geldi geçti.

Nihayet sarı sıcaklardan yakındığımız günler geride kaldı.

Bundan böyle geceleri daha serin ve gündüzleri yaz.

Tatillerin sona erdiği, salgın tehdidinde tüm Okulların açılacağı yakın günlerde alışveriş telaşı,

Analarımızın ve ev hanımlarının kış hazırlıkları , karınca gibi kışa hazırlık ,

tarhana, salça,makarna..!

Ağustos böceği ile karınca misali..!

Ünlü hikayedeki gibi, Kışın Ağustos böceği gibi dımdızlak ortada kalmamak için yazın karınca gibi çalışmak.

Hem organik , hem de en ucuzudur ev işi, el işi kışlıklar.

Kış ile beraber kısalan günler , uzayan gecelerde yazlıktan dönenler, tatil hevesini alanlar evlerine dönecekler.

Ama bazılarımız , kışı yazlıklarda karşılamaya devam edecekler.

Korona salgını yazlıkları olanlar için birer sığınak oldu.

adeta keyifli bir karantina içinde , kışı da yazlıklarda geçirecekler arttı.

Şehirdeki evlerine dönseler , aynı karantina içinde insanlardan uzak yaşamaktansa, yazlıklarda hiç olmazsa bahçe içindeki evlerde huzurlu bir yaşam keyfi.

Bizler ise gazetenizde yine sizler ile köşemizde buluşmaya devam edeceğiz bu köşemizde.

Aydın kent kültürünü, tarihini, sözel araştırma geçmişini,sizlerle paylaşacak.

Yerel idareleri, Aydın'ı , seçilenleri, atanmışları tüm bürokrasiyi izleyip,

İyiyi alkışlayıp,iyi olmayanı eleştirmeye , çözümünü de beraberinde sunmaya çalışacağız.

Geçen gün 30 Ağustos Zafer Bayramıydı.

Çok değil 5 yıl önce, eskilerde ne güzel istasyon meydanında kutlanırdı milli bayramlarımız.

Artık 30 Ağustoslarda meydan ve geçit törenleri yapılmıyor malumunuz.

Ama iğneyi başkasına batırırken çuvaldızı da, kendimize batıralım..!

Bakın 5-6 yıl öncesiydi , aynı 30 Ağustos Zafer bayramı törenlerinin fotoğrafları.

Meydanlar bomboş, sadece bir avuç gönülden heyecan duyan Aydınlılar bir de konuklarla gazeteciler.

Aydınlılar nedense yaz ayının en sıcak günlerine denk gelen bu coşkulu günü son yıllarda meydan ve geçit törenlerine nedense pek teşrif etmemişlerdi.

Deyim yerindeyse , sadece protokol ile tören geçit görevlilerinden ve basından başka izleyen yoktu meydan törenleri yapıldığı yıllarda milli bayramları.

Artık meydanlar milli bayramlarda kutlamalar yapılsa da , yapılmasa da üç yıldır tören yapılmayan meydanlar yapıldığı yıllardakinden farksız bomboş..!

Aslında bu milli bayram törenlerini halkımız nedense itibar etmeyince , boş meydanlara heyecansız yapılan kutlamalar için tören geçidi kaldırılınca , başa gelen çekilir.

Milli bayramlar, sadece toplumun bir kesimince tebrikat ve resepsiyon kuru bir bayramlaşma ile geçiştirilir oldu.

Gelecek yıllardaki kutlamalarda , beklentim ve önerim , zafer kazanan ulusun tümüyle beraber , halkın geniş katılımıyla görsel zenginlikte bir kutlama yapılmasıdır.

99 yıl önce halkın tüm kesimlerinin katılımıyla ve kadın, erkek demeden , birlikte kazandığımız , bu milli zaferlerimiz için , gelecek yıllarda halkın katılımıyla görkemli bir tören mutlaka düzenlenmelidir.

İşte Özal zamanında yaşandığı anlatılan bir anekdot..!

Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş, Özal'ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:

“Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!”

Turgut Özal'ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlar;

“Biz Japonya'da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir, ülkemizin gücünü gösteririz.

Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazagi'ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki:

“Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.”

Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!”

Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:

“Sizin bir Çanakkale'niz, on Hiroşima bedeldir “der..!

İşte bu anekdottaki gibi ,

Vatan sevgisi, ilkokuldan başlamak üzere tüm gençlere hatırlatılmalıdır.


SÖZÜN ÖZÜ :

BAYRAKLARI BAYARAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR,

TOPRAK, EĞER UĞRUNA ÖLEN VARSA VATANDIR.


MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691