Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı…
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 1918'de düşman donanmalarını İstanbul önünde gördüğü vakit, “Geldikleri gibi gideceklerdir” demişti. Mustafa Kemal Paşa'nın sözü, Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlığına ne denli düşkün olduğunun da işaretini taşıyordu.
19 Mayıs 1919'da 'Ya İstiklal Ya Ölüm' parolasıyla Samsun'da Millî Mücadele meşalesi yakıldı. Amasya Genelgesi'yle, Erzurum ve Sivas kongreleriyle Millî Mücadele adım adım, ilmek ilmek örüldü.
***
Emperyalistlere, onların yerli işbirlikçilerine karşın Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları asla yılmadı, ümitsizliğe kapılmadı. Bin bir olanaksızlık ve güç koşullar altında, bu coğrafyada tek bir düşman çizmesi kalmayıncaya dek savaşım devam etti.
26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Kocatepe'deki çadırlı ordugâhta ordusuna taarruz emrini verdi ve Türkiye topraklarının düşman işgalinden kurtuluşunun son noktası, 4 günlük çetin bir savaşın ardından, şehitlerin kanıyla kondu. 26 Ağustos sabahı saat 05:30'da Türk topçusunun ateşiyle başlayan Büyük Taarruz, Mehmetçiğin süngü savaşıyla devam etti. Ve 30 Ağustos 1922'de savaş, Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.
Atatürk, o günlerde yanında bulunan Fevzi ve İsmet Paşalara, “Türk'ün hakikî kurtuluş güneşi, 30 Ağustos sabahı bütün parlaklığıyla doğacaktır” dedi.
***
Gerçekten öyle de oldu. Türk milleti, çok değil, 99 yıl önce, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla işgal kuvvetlerini Anadolu coğrafyasından sürdü çıkardı. Ama savaş burada bitmiyordu. Askeri zaferler, siyasi ve iktisadi zaferlerle taçlandırılmadığı müddetçe kalıcı olamazdı. Bu bilinçle hareket eden Yüce Atatürk ve arkadaşları, 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla fiilen yaşama geçen cumhuriyet idaresine, 29 Ekim 1923'te resmiyet kazandırdı. Sonrasında 15 yıl gibi kısa bir sürede çökmüş bir imparatorluğun küllerinden ulus egemenliğine dayalı, üreten, siyasal ve ekonomik bağımsızlığını sağlamış yepyeni bir cumhuriyet kuruldu.
30 Ağustos vesilesiyle tüm mazlum milletlere örnek olan Kurtuluş Savaşımızı ve cumhuriyetin kuruluş sürecini bir kez daha anımsayalım.
***
Anımsayalım ki, bu toprakların ne güç koşullar altında kazanıldığını, cumhuriyetin hangi meşakkatli aşamalardan geçilerek kurulduğunu idrak edelim. Anımsayalım ki, ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyine erişmesi için var gücümüzle çalışalım. Bu ülkeden başka gidecek yerimizin olmadığını akıllardan çıkarmayalım.
Büyük Zafer'in 99'uncu yıldönümünde Ulu Önder Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla, minnetle anıyorum. Ruhları şâd olsun.