ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR?

Abone Ol
göz göre göre” deyin, ister “bağırabağıra” deyin, Büyük şehrin adını taşıyan koskoca Aydınspor 1923için, taraflı-tarafsız, herkesin alkışları ile, 3. Lig çanları çalmayabaşladı. Ligin 20. Haftasında iç sahada kayıp 18 puan oldu. 1-1’lik skordansonra kritik haftalara giriyoruz.
Ankaragücü, Ümraniyespor, Akhisarspor, Hatayspormaçlarında oynanan futbolun birbirinden farkı yoktu. Taraftarı tatmin etmedi.Her olumsuz sonuçtan sonra, bazı okurlarımız, “İçimizi karartıyorsun. Kapkara şeyler yazıyorsun” diyorlar. Güzel şeyler oldu da, biz yazmadık mı?Örneğin sezon başı, bu takım için “hazırlıkmaçı” olan Fethiyespor maçı, 3-1 yenilgi ile kapanınca, o zaman başlığımız,“Ne ses var? Ne görüntü?” olmuştu.
Ligin 20.haftasında oynanan futbol ile yanılmadığımızıgördük. Bu yazdıklarımızı da kimse kulak arkası yapmasın. Haluk ve Tahir için de, butakımın golcüleri olamaz, demiştik. BahaattinHoca için de, “Efeler”in yükünükaldıramaz” diye yazmıştık. Bahattin gitti. Göksel geldi. 13 maç sonraGöksel gitti, yerine tavsiye ile Necat Hoca geldi. Hoca yönünden, “yanlışa yanlışla” cevap verdiler. Bu hoca da“Zeybekler”in yükünü kaldıramaz, Efelerin hocası olmamalı” dedik. Ama dinleyenolmadı. Referans üst taraftan geldi. Emirdemiri kesti.1-1 biten Hatayspor maçında, hoca için tepki dolu sesleryükseldi.
Her maçtan sonra Aydınspor 1923 için çile yazıyoruz. Göz göre göre “düşüşü” kent olarakseyrediyoruz. Sezon başından bu yana, skorlarda şöyle ağız tadıyla, gözlerimizehitap eden bir futbol göremedik.
Ligin 2. yarısının içerde oynanan 2.maçında da 1-1’lik skor çıktı. 26 puanla 9. Sırada olan Zeybekler,Kastamonuspor ve Kırklarelispor deplâsmanlarına çıkacak. Ben açıkça, bu darkadro ve oynanan futboldan dolayı, bu maçlardan ümitli değilim. Rakiplerkadrolarına takviye yaparak, güçlendiler. Her hafta değişik bir kadro ilesahaya çıkan, ideal 11’ini bir türlü bulamayan Zeybeklerde “teknik yanlışlıklar” amatör bir görüntü çiziyor. Tahir’den sağ açık yaratılması,Tahir’in-oynadığı oyuna- tribünlerden tepki gelmesi sonucu, Tahir’in tribünlerialkışlaması tam bir fiyaskoydu.
Kadro sıkıntısından dolayı, bazı futbolcularalternatifleri olmadığı için, istedikleri gibi oynadılar. Aydnspor 1923’degörevini yapan, iyi oynayan, rakibi ile mücadele eden, gol için her türlüfedakârlığı gösteren futbolcu var mıydı? Ben göremedim. Ancak, Kaptan Erdi, İsmail ve Süleyman’ıbunların dışında tutalım. Kaleci Evren’inyediği gole karşılık, çıkardıklarını da göz ardı etmeyelim.
Sezon başından beri izliyorum. Bu takımdaki bazıfutbolculardan bir şey olmaz. Bir futbolcudaöncelikle “iş disiplini” olacak. İşini sevecek. Profesyonelce yaşayacak.Aldığı parayı hak edecek.Forması için“tekmeye kafa” koyacak. Var mı böyle bir adam? Ne yazık ki, yok. Bazı futbolcuların da, “özel yaşamlarına”dikkat etmediklerin görüyoruz. Sigara, nargile ve benzeri kötü alışkanlıklarınıbırakamayan futbolcular, performanslarını kendileri düşürüyorlar. Kim ne içerseiçsin, nasıl yaşarsa yaşasın, ama herkes, topunu adam gibi, forması uğrunaoynamasını bilmeli. Kimler olduklarını yazmıyorum. Onlar kendilerini bilirler.
Aydınspor 1923 “puankaybetmiş”. Kimsenin umurunda değil. “Vurdumduymazlık”, almış başını gidiyor.Bu futbolcuların davranışlarıyla kimler ilgileniyor. Başıbozuk bir takım olmaz.Olmamalı. Kimse Aydınspor 1923’den büyükdeğil.
Bu sezon “Efeleri” izleyenlere işkenceyapıldı. Bu başarısızlıkta yönetim, teknik heyet ve futbolcuların payı var.Takımla uyuşmayan oyuncuları gönderin, gitsin. Alt yapıdaki gençlere de fırsatverilsin. Hiç kimse vazgeçilmez, değildir. Hele transfer döneminin “gözdeleri”,Haluk ve Tahir “emekliliği gelmişmemurlar” gibiydi.
Bu takımı görünce, şeref tribününe bakıyorum. Eski bazıfutbolcuları görüyorum. İçimden, “Hani onlar çıkıp oynasalar, daha farklı birfutbol ortaya koyarlardı” demek geliyor.
Aydınspor1923-Hatayspormaçına gelince; Tempo yok. İstek, yaratıcılık yok. Kolektif oyunu vebeceriyi ara ki, bulasın. İkili mücadele yok. Topu kazanıp, oyun kurma yok. “Kanatlar”ın kanadı kırık. Bu kadar“yoklar”ın arasında, Adnan Menderes Stadında, toplam 18 puan da yok oldu.
Maç içinde “Yönetimİstifa!” söylemine bazı, birçok taraftarın tepki verdiğini gördük. Buyönetim şartlar zor olmasına rağmen, yine de “dimdik” ayakta. Yönetim istifa diyenler, alternatifini desöylemeliler.
Bu küpte “ayağına hiçtop değmemiş” futbolcularla sözleşmeyapan, klübü zarara uğratan, yöneticileri de gördük. Bu gemi de hep birlikteyiz.
Maç sonunda bazı taraftarların, “İbrahim Gürdal, İstifa!” tezahüratları hiç de hoş değildi. İbrahimGürdal’ın takımımız için en kritik zamanlarda, nasıl para temin ettiğini,yakından görenlerdenim. İbrahim Gürdal,fedakâr çalışmalarıyla öne çıkmış bir yöneticidir. Laf söylenecek, en sonkişidir. Her klüpte onun gibi “temsilgücü yüksek yöneticiler” olmalıdır.
İbrahim Gürdal’ın en büyük zayıf tarafı, “çok fazla duygusal olması”dır. Futboldaduygusallığa yer olmadığı bilinmelidir. Gürdal’ın bazı futbolculara kanatgermesi ve o futbolcuların da, ne yazık ki, kötü performansları sonucu, İbrahim Gürdal “Günah Keçisi” gibigösterildi. Maçtan sonra, çıkışta,İbrahim Gürdal için “Niye onun hakkında yazı yazmadığımı” sordular. Benkimsenin isteği doğrultusunda, yazmıyorum. O arkadaşlar beni, başkalarıyla, karıştırmasınlar.Birilerinin de “çanağına su” taşımıyorum.17 yıldır, bu camianın içindeyim. Kimse ile en küçük bir atışmam olmamıştır.Olamaz da.
Bu camiada kimse, kimseyi sevmek zorunda değildir. Ancak,söz konusu “Aydınspor 1923”ise, “Tekses, tek yürek.” olmalıyız.
Kaldı 14 maç. 6 içerde, 8 dışarıda. Bu “kısırçekişmeleri” bir yana bırakıp, birlikte olmanın planlarını yapmalıyız. Butakım, ligde kalmalıdır. Kimin kiminle hesabı varsa, sezon sonunaertelenmelidir. Transferin önü açılmalıdır. Aksi takdirde, bu “yetersiz kadro ve teknikheyetle” birlikte küme düşeriz. Bunun için de “acil önlem” alınmalıdır.

Güzel günlere. Kalın sağlıcakla.