Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu'nun “Üniversiteler fuhuş evleridir” hezeyanına her kesimden tepki yağdı.
Bu ifadeyi sokaktaki sıradan bir kimse kullansa güler, 'cehalet' olarak yorumlar, 'haydi canım sen de' der geçeriz. İsminin başında profesör sanı bulunan, sözüm ona akademisyen kimliğine sahip bir kişinin böylesi bir beyanatta bulunması en hafif deyimle akıllara zarar bir durumdur.
Bu kafa yapısında bulunan bir kimsenin bilim yuvası üniversitelerde, bu ülkenin yarınını oluşturacak gençlere olumlu bir şey kazandırıp kazandıramayacağını sizlerin takdirine sunuyorum. Böyleleri genç beyinlere düşmanlık tohumu ekmekten başka bir görev yerine getirmez.
Görülen o ki, bir kimsenin üniversite bitirmesi, bunun üzerine yıllar süren akademik kariyer sonucunda profesörlük payesine kadar yükselmesi, çağdışı düşüncelere sahip olmasını engellemiyor. Bunu zaten biliyorduk, çeşitli örnekleriyle zaman zaman karşılıyoruz ancak Sofuoğlu'nun açıklamalarıyla bu gerçeklik, bir kez daha tescillenmiş oldu.
Üniversite yıllarımı düşününce, böylesi çarpık zihniyete sahip akademisyenlerle karşılaşmadığım için kendimi şanslı sayıyorum.
***
Unutulmamalıdır ki, bu toplumda kimse kimsenin ahlak zabıtası değildir. Ahlaki anlamda yasalar nezdinde suç teşkil eden bir durum varsa, bu ülkenin kolluk güçleri ve yargı mekanizması vardır. Birilerinin çıkıp da yüzlerce üniversiteyi ve üniversite öğrencilerini genelleyerek uluorta ahkâm kesmesi hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir.
Siyasi düşüncesi ne olursa olsun – uç noktada olmadıkça – hiçbir siyasi yelpazedeki bireyin Sofuoğlu'nun bu açıklamalarını kabul etmesi olanaklı değildir.
Adama sorarlar, madem üniversitelerin “fuhuş evi” olduğunu iddia ediyorsunuz, neden oradan ekmek yiyorsunuz? O camianın içinde bulunmaya devam ediyorsunuz? Yoksa amacınız yalnızca halkı tahrik etmek mi?
***
Tepkiler üzerine sosyal medya hesabından açıklama yapan Sofuoğlu'nun 'hem suçlu hem güçlü' türünden açıklamalar yapmayı sürdürdüğünü görmekteyiz.
Hızını alamayan Sofuoğlu, muhafazakâr kesimden gelen tepkilere içerlemiş olmalı ki, “muhafazakâr sümsükler” ifadesini kullanmakta sakınca görmüyor.
Pişkinliğin böylesine pes doğrusu…
Bu işin liberalliği, muhafazakârlığı yok Sayın Sofuoğlu. Bu bir vicdan, akıl ve mantık meselesi.
Sözün özü, siyasi görüşünüz, dünyayı anlamlandırma tarzınız ne olursa olsun, pusulanız akıldan, bilimden, mantıktan sapmasın.