ÇEVRE SİZE HİÇ BİR ŞEY BORÇLU DEĞİL, YA ONUNLA İYİ GEÇİNİN ,YA DA RAHAT BIRAKIN

Abone Ol

Bugün 10 Haziran ama , sessiz uzun tatile kurban giden 5 Haziran Dünya Çevre günü için haftanın bu ilk mesai gününe sakladım yazımı.

İçinde yaşadığımız , bizi kuşatan, çatısız “büyük ev’in ÇEVREMİZİN “ anlam ve önemi yıldönümü bayram tatiline denk geldiğinden, bir kez daha içi boş parlak klişeleşmiş sözler, basın açıklamaları ile geçiştirildi .

Aydın Sevdalısı Sivil Toplum Kuruluşları ile bu konudaki Çevre Dernekleri haklı çıkışları sürekli olacaktır.

2 yıl önceydi, Aydın ,Davutlar ve Karpuzlu BÜYÜK OVA olarak ilan edildi.

2 Haziran 2017 Cuma günü Resmi Gazetede yayınlanan 2017 / 10001 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesi ile Aydın haritasındaki 3 ova artık BÜYÜK OVA ilan edilmişti.

Buharkent’ten başlayan ve Menderes nehrini izleyen 10 km genişliğinde uzanarak Söke den denize dökülen kesim ile Çineçayı ve Bozdoğan Akçay çaylarının havzalarını da kapsayan “Savannah “ yani Büyükova , Aydın’a neler getirdi bu yeni gelişmeyle ..?

Bu kararname ile amaçlanan, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar, büyük ova koruma alanı olarak belirlendi.

Zaten daha önce de TOPRAK YASASI ile koruma altına alınan Tarım arazilerinin tarım dışı kullanımını önlemek için hayata geçecek olan Büyük Ova Projesi’yle büyük ovalar bütünlük içerisinde tarımsal üretim içinde kullanılacak ve bu ovaların kullanım kararı da tamamen Gıda tarım ve Hayvancılık Bakanlığında olacak. Bakanlık tarımsal sit alanlarını herhangi bir amaçla kullanmak isteyen kurumlara ya da kişilere tarımsal potansiyeli düşük veya büyük ova dışında kalan alanlarda iş yapmalarını önerecek. Yapılan çalışma ile parçalı, hisseli, göç ve benzeri nedenlerle ekilemeyen arazilerin devlet tarafından sahipleri lehine kiraya verilmesi sağlanacak.

Ülkemiz de Tarıma elverişli arazinin 24 milyon hektar olduğu ancak şu anda sadece 19 milyonunun kullanıldığı ve her yıl ortalama 50 ile 100 bin hektar arasındaki toprak tarımsal üretimden bir şekilde çıkıyor.

Tarım arazilerinde parçalanmanın giderek artması, özellikle miras ve göç nedeniyle tarımda verimliliğin olumsuz etkilenmesi de çalışmanın yapılmasının başlıca nedenlerinden biri.

Bu kapsamda tarım arazilerinin tarım dışı kullanımını önlemek için hayata geçecek olan Büyük Ova Projesi'yle 184 tarımsal potansiyeli yüksek ova, tarımsal sit alanı ilan edildi.

Bu Bakanlar Kurulu Kararı ile 2016 yılında açıklananlara ek olarak içinde Tunceli ‘nin ilk Komünist Belediye başkanıyla yönetilen OVACIK ilçesinin de yer aldığı 51 Ova daha bundan 2 yıl önce Çevre gününde TARIMSAL SİT ilan edildi.

bu güzel haber, ardından bir başka soruyu daha gündeme getiriyor.

Aydın Ovasında ilan edilen BÜYÜK OVA statüsünden önce verilen izinler ve açılan Jeotermal santrallerin geleceği ne olacak..?

Resmi gazete de ilan edilen bu karar ile Aydın Ovası Jeotermal talanından kurtulacak mı..?

Yoksa hukukta müktesap hak olarak , açılan enerji santralleri sonsuza dek açık mı kalacak.?

Maalesef EVET..!

Ovaların sınırları içerisinde yer alan onaylı planlı alanlar ile bu Kararın yayımı tarihi itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izni verilmiş olan alanlar, büyük ova koruma alanı kapsamı dışında olacak.

BÜYÜK OVA yasal düzenlemesi mevcut JEOTERMAL tesisler için yaptırımsız mı kalacak..?

MAALESEF EVET..!

Eğer tarım sürdürülebilir olacak ise , açılan sondajların BÜYÜK OVA’ya zararı ne olacak..?

Nasıl önlenecek..?

Daha dün Ortaklar Magnesia antik kenti yanında ve Otoyol yan kollarından geçerken görülen sondaj çalışmaları vahşi ve plansız bir yatırım örneğidir.

Artık Aydın tarımına değil, arkeolojik SİT alanlarına da el atan firmalara yaptırım uygulayacak bir başka sevinçli haber daha bekliyor AYDIN.

AYDIN 3T projesiyle barışık yaşamak zorundadır.

TARIM, TARİH, TURİZM..!

Buna bir dördüncü proje eklenebilir,

Eğer projelendirilecek ise ,Jeotermal ‘in , sadece TERMAL ‘i 4. Proje olarak ilave edilebilir. “JEO” kısmı ise AYDIN dan uzaklaştırılmalıdır.

Hiçbir ülkede var olan zenginlik , bir başka “sözde” zenginliğe kurban edilmemelidir.

Jeotermal kaynaklar işletme aşamasında , ortalama 15 sene sonunda ekonomik ömrünü yitirecektir.

Ama doğa ,çevre kendi dengesi içinde milyonlarca yıl sürüp gidecektir.

Aydınlıların onayı alınmadan açılan jeotermal santraller için yapılacak bilimsel bir araştırma ile ,

Jeotermal enerjinin ülkeye kazandırdığı girdi ve katma değer ile uzun soluklu gelecekte Tarım ın, AYDIN’a kazandıracakları kıyaslanmalıdır.

Görülecektir ki, Tarım , Jeotermal in kazancından kat be kat daha fazla değerlidir bu bitek topraklarda.

Tarım sanayidir, gelecektir, yaşam kaynağıdır.

Enerji,gene güneş zengini ilimizin, çorak topraklarından işletme masrafı olmaksızın karşılanabilir.

Jeotermal bittiğinde tarım da bitecektir.

İşte bu nedenle AYDIN için tek karar TARIM olmalıdır.

BÜYÜK OVA kararları ÇEVRE gününde hemen uygulanmalı ve AYDIN için sadece AYDIN’ LILAR karar vermelidir.

Bugüne dek AYDIN dışından verilen kararlar , ve yanlışları ortadadır.

Ülke enerjiye kavuşacak , derken AYDIN kurban edilmemelidir.

Çevre işte bu nedenle ÇEVRE sadece bazı insanlara bırakılmayacak kadar ,ciddi ve önemlidir.

Doğayla el sıkışıp, barışık olmak zorundayız.

Bu işin bilinen “ püf “ noktası , evimizi , nasıl temiz tutmaya gayret gösteriyorsak, içinde yaşadığımız büyük evimiz dünyamızın temizliğine de öylesine gayret göstermeliyiz.

Aksi Takdirde “tüh” lerimizin geriye dönüşü de , faydası da yoktur.

SÖZÜN ÖZÜ:

ÇEVRE BAZI İNSANLARA ve ONLARIN ALDIKLARI KARARLARA BIRAKILAMAYACAK KADAR ,

CİDDİ VE ÖNEMLİ BİR KONUDUR.

Mehmet ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.532.3722627