Prof. Dr. Osman Bektaş, olası deprem senaryolarının netleştiğini ve tehlikenin boyutunun büyük olduğunu belirtiyor. Orta Marmara Sırtı’ndaki ince ve kırılgan yer kabuğu, sığ bir depremle kırılabilir. Önemli olan kırılmanın büyüklüğü değil, yüzeyde yaratacağı etki.
AVCILAR HATTINDA "BASEN ETKİSİ" TEHLİKESİ
Uyarının merkezinde ise zemin yapısıyla nam salmış Avcılar bölgesi var. Bektaş, buradaki "basen etkisi" ve zemin büyütmesi faktörlerinin altını kalın çizgilerle çiziyor. Bu jeolojik fenomen, yerin altından gelen sismik dalgaların yüzeye çıktığında şiddetlenmesine neden oluyor. Yani deprem 6 büyüklüğünde üretilse bile, Avcılar hattındaki gevşek zemin bu sarsıntıyı binalara 7 büyüklüğündeymiş gibi iletiyor. Bektaş'ın "Sarsıntı büyüklüğü değil, zeminin buna verdiği tepki yıkar" sözü, kentsel dönüşümün ne kadar hayati olduğunu bir kez daha yüzümüze vuruyor.
KIRILMAYI DURDURACAK "TERMAL BARİYER"
Bektaş'ın senaryosunda bir de "fren mekanizması" var. Doğudaki Çınarcık Çukuru'nun sahip olduğu sıcaklık ve yapısal özellikler, bir termal bariyer görevi görerek kırılmanın ilerlemesini durdurabilir. Tıpkı 2025 yılında Silivri açıklarında yaşanan depremin Kumburgaz Çukuru'nda kesilmesi gibi, beklenen bu depremin de belirli bir alanda sınırlı kalma ihtimali masada. Ancak bu durum, yukarıda bahsedilen zemin büyütmesi gerçeğini ve binalar üzerindeki yıkıcı etki riskini ortadan kaldırmıyor.