Aydın ve çevresinde doğa koruma çalışmalarıyla bilinen EKODOSD, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında dikkat çeken bir etkinliğe imza attı. Dernek üyeleri, hem suyun önemine dikkat çekmek hem de doğadaki değişimi yerinde görmek için anlamlı bir gezi düzenledi.
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, iklim değişikliği, artan nüfus ve sanayileşmenin su kaynakları üzerindeki baskısını hatırlattı. Bu nedenle henüz kirlenmemiş doğal bir su kaynağını görmek istediklerini belirten Sürücü, yıllardır akmadığı söylenen bir şelalenin son yağışlarla yeniden canlandığını ifade etti.
“SU SINIRSIZ VE TÜKENMEZ BİR KAYNAK DEĞİLDİR”
İklim değişikliğiyle birlikte artan kuraklık, kentlerde büyüyen nüfus ve sanayileşme; su kaynaklarının hem azalmasına hem de insan eliyle kirlenmesine neden olmakta olduğunu söyleyen Sürücü; “ Bu tablo karşısında biz de henüz kirlenmemiş, doğadan çıktığı haliyle varlığını sürdüren bir su kaynağının izini sürdük. Batı Anadolu’nun en etkileyici antik kentlerinden birinin yakınlarında, doğanın kalbinde saklı kalan temiz suya ulaştık. Yörede yaşayan çobanların ifadesine göre yaklaşık 10 yıldır akmayan, ancak son yağışlarla yeniden canlanan bir şelaleye gittik. Coşkun akışı, pırıl pırıl berraklığı ve gürül gürül sesiyle hem huzur veren hem de umut aşılayan bu su kaynağı, bizlere doğanın kendini yenileme gücünü bir kez daha gösterdi. Doğadan temiz su içebilmenin ayrıcalığını ve mutluluğunu hep birlikte yaşadık. Bir kez daha hatırlattık ki; su sınırsız ve tükenmez bir kaynak değildir. Bilinçsiz tüketim, kirlilik ve ihmalkarlık; yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri ve tüm canlı yaşamını tehdit etmektedir. Temiz suya erişim, herkes için yaşamsal bir haktır ve korunması ortak sorumluluğumuzdur”dedi.
TRATONİKEİA ANTİK KENT’E ZİYARET
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, gezi kapsamında katılımcıların suyun tarih boyunca nasıl yönetildiğini yerinde görmek amacıyla Stratonikeia Antik Kenti’ni ziyaret ettiğini söyledi. “Aşkların ve gladyatörlerin kenti” olarak bilinen antik kentte, geçmişten günümüze uzanan su mühendisliği örnekleri dikkat çekti.
Rehber Ayda Su Pusar’ın anlatımlarıyla yapılan gezide; kentin altyapı sistemi, su kanalları, Roma hamamları ve anıtsal çeşmeleri yakından incelendi. Antik dönemde suyun ne kadar planlı kullanıldığı katılımcılarda hayranlık uyandırdı. Roma dönemine ait tavan fiyat yazıtları da ilgi gördü. Restore edilen taş evleri gezen grup, yerel esnaftan alışveriş yapıp tarihi atmosferde çay içti.
Gezi kapsamında ayrıca Lagina Kutsal Alanı ziyaret edildi. Burada Tanrıça Hekate adına düzenlenen törenler ve geçmişteki alaylar hakkında bilgi alındı.
Programın son durağı ise Bozüyük (Güzelköy) oldu. Köy meydanı ve otantik evleri gezen katılımcılar, anıt çınarı da yakından gördü. Pınarbaşı Aplangeç Mesire Alanı’nda verilen molanın ardından Kuşadası’na dönüş yapıldı.