ERKEN TÜRKLÜK DÖNEMLERİNDE AYDIN’DA TARIM

Abone Ol

Güçlü ekonominin güçlü tarıma dayandığına inanan Umur Bey zeytinciliğe önem vermiştir. Umur Bey, zeytinliklerin bakımının yapılmasını sağlayarak yerli ahalinin en önemli geçim kaynağı olan zeytin başta olmak üzere tarımsal ürünlerin veriminin arttırılması için çalışmalar yaptırmıştır. Umur Bey Mora seferi sırasında yanında getirdiği Maxilius adındaki botanikçiye tarımsal üretimde verim için ne yapılabilir diye bir çalışma yaptırmıştır. Bu çalışmada hastalıklı olan zeytin ağaçlarının dibine at ve deve gübresi atılmasının, ağaçların baldıran suyuyla yıkanmasını, ağaçların hastalıklarına iyi geleceği rapor etmiştir. Umur Bey bunu derhal uygulatmış ve işe yaradığı görülmüştür (486).

Osmanlı döneminde ise daha modern yasalara kavuşturulan tarımsal üretimde temel miri toprak sistemi idi.

Osmanlı toprak düzeni, kendilerinden önce küçük köylülüğe dayalı kırsal bir toplum yapısına sahip olan Balkanlar ve Batı Anadolu’da, devletin askerî ve malî ihtiyaçlarının bir gereği olarak 15. yüzyılda şekillendi. Osmanlılar ele geçirdikleri ülkelerde 14. yüzyılda feodal beyler ve manastırların eline geçmiş olan topraklarda, kılıç hakkı ile fethettikleri gerekçesi ile “Mirî Arazi Düzeni” (Arazi-i Mirîyye) adı verilen kendi toprak düzenlerini kurdular (487).

Osmanlı İmparatorluğunun önemli tarım bölgelerinden birisi Aydın idi. Aydın’ın tarım ile tanışması karanlık çağlara kadar uzanmakta idi. Bulgular M.Ö.14. yüzyılda Aydın civarında zeytin tarımı yapıldığına işaret etmektedir.

Ancak Aydın ve çevresinde tarımın sıçrama yapmasına, tarım ürünlerinin yaygın bir biçimde üretilmesinin yanında, bu ürünlerin Aydın’a ait limanlardan önce Akdeniz limanlarına, daha sonraki yüzyıllarda Avrupa’ya taşınması yol açmıştır.

Selçuklu Devleti dönemi, Türkmen grupların bölgelere göçleriyle beraber Anadolu’da yeni bir tarım biçiminin ortaya çıkmasına imkân sağlamıştır.

Kırsal alanların Türkleşmesine yol açanlar tamamen Türkmenlerdir. Bu, yerine göre değişmekle beraber, önceki yerleşik çiftçi nüfusun hepsi kaçmamış ya da öldürülmemişti ve kırsal alanlarda da genellikle nüfusun çoğunluğunu meydana getirmekteydiler. Özgür ya da bağımlı kişiler olarak pek çoğu Kapadokya'da, Ermenistan'da, Anadolu yaylasının yamaçlarında ve daha başka yerlerde yaşamaktaydılar. Bizanslılar, batıdaki sınır bölgelerinde kazandıkları yengilerden sonra onları da birlikte geri götürürler, böylelikle bir kimsesiz topraklar bölgesi yaratmış olurlardı. Bu da Türkmenlerin etkinliklerini daha da arttırmalarına yol açardı (479).

13. yüzyılın başlarında Aydın ve Büyük Menderes vadisinin tamamen Türkleşmesi öncesinde de tarım yaygın bir üretim biçimi ve ticaret malı durumunda idi.

Türkmen boyları açısından, yaylak ve kışlakların varlığı yanında insan beslenmesinde yüksek enerjili besin kaynağı olan iki bitkinin-zeytin ve incir- Aydın’da bol miktarda yetişmesi ayrı bir tercih nedeni idi.

Toplum ve toplulukların yaşama biçimi tarımı da biçimlendirmektedir.